BAKÜ, 20/08(BYE)--- Tirajı günde 6.000 olan muhalefet eğilimli Bakü Haber gazetesinin 20 Ağustos 2010 tarihli sayısında, yukarıdaki başlık altında ve Rıfat Sultan imzasıyla yayımlanan haberin çevirisi şöyledir:
Moskova'nın son dönemlerde Güney Kafkasya'daki gücünü arttırma çabaları, bölgedeki durumu iyice gerginleştirdi. Bilindiği gibi Kremlin, Ermenistan'daki askeri varlığını 49 yıl uzatmak niyetinde. Rusya Devlet Başkanı Medvedev'in Erivan'ı ziyareti sırasında böyle bir anlaşma imzalanması bekleniyor.
Bu, Türkiye'nin yanı sıra Azerbaycan'ın da çıkarlarına uygun değil. Hatta daha çok Bakü'nün çıkarlarına uygun değil. Rusya'nın bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi, aynı zamanda Ermenistan'ın da askeri açıdan güçlenmesi demektir. Azerbaycan, hâlihazırda askeri gücüne göre Ermenistan'dan çok daha güçlü. Fakat Ermenistan'da imzalanması beklenen anlaşma, oluşan dengeyi Azerbaycan'ın aleyhinde değiştirebilir. Bu nedenle durumdan çıkış yolu aranıyor. Bu konuda son günlerde Türkiye'den ilginç teklifler geliyor. Daha doğrusu, Türk muhalefeti, Moskova'nın söz konusu hareketine cevap olarak, Azerbaycan'da Türk askeri üssünün konuşlandırılması teklifinde bulundu. Oluşan durum, öne sürülen teklifin gerçekleşmesini gerektiriyor. Çünkü Kremlin, Ermenistan'daki askeri konumunu daha da güçlendirmekte kararlı. Şu anki durumda Rusya'yı bu niyetinden vazgeçirmek mümkün değil. Çıkış yolu, ancak Azerbaycan'ın da eşdeğer adım atarak ülkede Türk askeri üssünün kurulması imkanı sağlamak.
Acaba uzmanların konuyla ilgili görüşleri neler? Doktrin Gazetecilerin Askeri Araştırma Merkezi Başkanı Cesur Sümerinli: "Mevcut durum, Azerbaycan'da Türk askeri üssünün konuşlandırılmasını gerektiriyor. Rusya'nın Ermenistan'daki askeri üssünün faaliyet süresini 49 yıl uzatması, aynı zamanda Ermenistan'ın güvenliğinin birlikte sağlanması ve silah verilmesiyle ilgili olarak bölgede oluşan yeni durumdan Azerbaycan, ancak kendi askeri ve siyasi önceliklerini açıklayarak çıkabilir. Söz konusu askeri-siyasi önceliğin açıklanmasında en önemlisi husus, Türkiye ile askeri işbirliğinin genişletilmesiyle ilgili. Ankara'nın buradaki askeri varlığının sağlanması kaçınılmaz. Çünkü Moskova ile Erivan arasında imzalanan anlaşmadan sonra bölgede yeni siyasi durum oluşacak. Bu durumda Ermenistan, Azerbaycan istese de istemese de, askeri açıdan güçlenecek. Azerbaycan, bugüne kadar ülkenin askeri bütçesinin, Ermenistan'ın devlet bütçesi kadar olduğunu açıklamıştı. Fakat Moskova ile imzalayacağı söz konusu anlaşma, Ermenistan ordusunu güçlendirecek. Bu durumda Azerbaycan'ı durumdan çıkarmak için iki yol var. Bir taraftan Moskova'yı anlaşma imzalamaktan vazgeçirebilir. Bunun için bütün mümkün yollara başvurarak Rusya'ya baskı yapılabilir. Diğer taraftan ise Azerbaycan, eşdeğer adımlar atmalı. Bakü yetkililerinin açıklamalarından da öyle anlaşılıyor ki, Erivan'da imzalanacak anlaşmanın ertelenmesini sağlayamadılar. Böyle bir durumda Azerbaycan, Türkiye ile askeri işbirliğini artırdığını açıklamalı ve askeri-stratejik müttefiklik anlaşması imzalamalı. Hatta ön aşamada Türkiye'nin Nahçıvan'da askeri mevcudiyetinin sağlanması için çaba gösterilmeli. Ancak bu durumda Azerbaycan, bölgede askeri denge bozulduğunda ortaya çıkacak kayıplardan kurtulabilir. Aksi takdirde, Rusya'nın söz konusu adımından sonra, bölgede askeri açıdan üstünlük Ermenistan'a geçer."
Siyaset bilimci Cümşüt Nuriyev de şu anki durumda Bakü'nün Ankara ile askeri anlaşma imzalamaktan başka yolu olmadığı kanısında: "Rusya'nın Ermenistan ile attığı bu adımın bölgede ne gibi gerginlik oluşturacağı artık pek önemli değil. Rusya, zaten Erivan'la ikili anlaşma imzalayarak bu gerginliği arttırdı. Öte yandan, Rusya'nın asıl amacı, Türkiye'nin bölgedeki aktifliğini minimuma indirmektir. Böyle bir durumda Türkiye ile askeri ittifaka girmek, Azerbaycan için kaçınılmaz. Türkiye, NATO üyesi olsa da, ikili anlaşmalara katılabilir. Azerbaycan, öncelikle Türkiye ile böyle bir anlaşma imzalamalı. Ülkemiz, hava saldırılarından savunma sisteminin oluşturulması, deniz kuvvetlerinin oluşturulması ve kara kuvvetlerinin geliştirilmesi konularında Ankara ile ikili işbirliği yapabilir. Burada en azından Türkiye'nin bir alayının konuşlandırılması mümkün. Azerbaycan'ın başka yolu yok. Rusya, bizi bu seçimi yapmak zorunda bırakıyor. Bu nedenle Azerbaycan, bekleme konumunda kalmamalı. Aksi takdirde, onu Rusya'nın bir eyaleti haline gelmek zorunda bırakacaklar."