Son Haberler
10.02.2012 Cuma 00:36
USD 1,7550 EUR 2,3310 EUR/USD 1,3282 IMKB100   60162/%0,00
ISTANBUL Cuma: -1°C/3°CCumartesi: -1°C/5°CPazar: 1°C/6°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

Balbay, cezaevine neden imam istedi?
İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı ve Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, halen Silivri cezaevinde tutuklu bulunan Mustafa Balbay'la görüşmelerini kaleme aldı. 23.08.2010 13:21

 

Balbay’la buluşmalarımızdan (1)

 

 

 

 

İki ay ara verilmişti…

Duruşma günü 10 Ağustos’tu ve biz yollara düştük. İzmir’den kalkan otobüste şoförler ve muavin dahil 25 kişiydik. Çanakkale yoluyla Silivri’ye sabahın 9.00’unda ulaşmış olmak ve duruşma başlamadan Balbay ve Tuncay ile el sallayarak da olsa selamlaşmak istemiştik.

Yetişemedik…

Biz salona girdiğimizde duruşma başlamıştı…

Tuncay Özkan mahkeme başkanı tarafından cezalandırılmış ve duruşma dışına çıkartılmış. Mustafa Balbay salona girdiğimizi hissetmiş. Oturduğu ön sıradan geri dönerek el kaldırdı, bizi selamladı…

Saat 10.00 sularıydı.

Mahkeme heyeti Silivri’den canlı bağlantı ile Levent Ersöz’ün yattığı hastaneye bağlanmış savunmasını alıyordu.

Bir süre sonra duruşmaya ara verildi…

Mustafa Balbay hızla bize doğru geldi.

Bıraksalar atlayacaktı, bıraksalar kucaklaşacaktık.

Tek tek hatrımızı sordu. Biz de sorduk. CUMOK üyeleri sesleniyorlardı:

-                      Seni bu kez almaya geldik.

Balbay’ın yüzünde gülümseme, muzipliği yine üstünde, yanıtladı:

-                       Peki, siz bilirsiniz. Burada da rahatımız iyi ama çok ısrar ederseniz gelebiliriz.

Şaka bir yana, sorgu ve yargı aşamasında “İnfaz Yasası”na göre 8-10 yıllık cezayı peşinen çektirilen gazeteciler, bilim adamları, yaşamlarının en verimli, en üretken dönemlerinde özgürlüklerinden yoksun bırakılıyorlardı. Mahkeme başkanının tahliye talepleri diğer iki hakim tarafından reddedildiği için…

Biz gazeteciler arkadaşlarımızın özgür bırakılmasını istiyoruz. Bu ses giderek yükseliyor. Siyasi görüşü ne olursa olsun bu ses kamuoyundan büyük destek görüyor. Vicdan sahibi insanlar bu vicdan dışı uygulama karşısında yüreklerinden gelen isyanı dile getirmeye başladı. Balbay ile görüşüyoruz.

Cezaevi koşulları ağır… Sıcağın 40-50 dereceleri bulduğu günlerde üç metrekare bahçeye açılan demir koğuş kapısı kilitlendiği için dar hücrede soluksuz uyumak mümkün değil.

Diğer koğuşlarda kalan tutuklularla yasa elverdiği halde görüştürülmüyorlar. Günün 24 saatinde siz kendi başına üç kişisiniz. Günler, haftalar boyunca bu böyle.

Balbay dilekçe vermiş, demiş ki:

-                      Cezaevi kuralları içinde bize tanınan sosyal haklardan yararlanmak istiyoruz.

Bir süre sonra yanıt gelmiş,

-                      İmam ister misiniz, diye…

Mustafa düşünmeden yanıt vermiş:

- Getirin, isterim, demiş.

Gülümsüyor anlatırken. “Değişik yüzde ve değişik görüşte bir insanla sohbet etmenin yararını düşündüm” diyor. Silivri Müftülüğü'nden imam gelmiş. Onun da adı Mustafa’ymış.

-                      Selamünaleyküm Mustafa Bey demiş…

Selamlaşmışlar, tanışmışlar.

İmam sormuş:

-Sizin için ne yapabilirim, Mustafa bey…

Mustafa demiş ki:

-                      Bizi buradan kurtaracak duayı okuyun lütfen…

İmam şaşırmış dudaklarında acı bir gülümseme. “Buna benim gücüm yetmez Balbay bey,” diye yanıtlamış.

Balbay sormuş, “Peki nasıl bir dua okumak istersiniz?”

İmam efendi, “Sizin günahlarınızın affedilmesi için Allah’a yalvarabilirim”

Balbay, “Sen bizim için değil de mahkeme heyetinin günahlarının affedilmesi için yalvarsan daha iyi olur. Bizden çok onların ihtiyacı olacak” diye yanıt verince imam Mustafa Bey ile olan sohbet de böylece noktalanmış…

Mustafa Balbay hem gülüyor, hem anlatıyor. Hem düşündürüyor, hem uyandırıyor.

Koğuşa çöp almaya gelen genç mahkuma sormuş Mustafa…

-                      Kardeşim sen nerelisin?

Genç yanıtlamış:

-                      Vanlıyım ağabey.

-                      Hangi suçtan yatıyorsun?

-                      Uyuşturucudan ağabey… Peki sizin suçunuz ne ağabey?

-                      Ben de uyandırmaktan yatıyorum…

Uyuşturucudan yatanla, uyandırmaktan yatanın sohbeti de bu kadar…

Mustafa acı acı güldürüyor insanı… Anlatıyor:

- Canım çok sıkılınca berberi çağıyorum. Koğuşa geliyor. Saç keserken sohbet de ediyoruz. Her seferinde, “Aman kardeşim ön taraf önemli değil, ense kısmını çok güzel ve hatasız traş et” diyorum. Geçenlerde dayanamadı, sordu, “Mustafa bey niye ense traşına bu kadar önem veriyorsunuz?”

Yanıtladım:

-Kardeşim, duruşmalarda herkes bizi ensemizden görüyor. İnsanlar 5 - 6 saat ensemizi seyrediyor. Elbette ense traşımıza özen göstermeliyiz.

Mustafa Balbay inanılmaz güzel yazıyor. İnanılmaz espriler yapıyor. Çok zeki, yaşam dolu. Sevecen, üretken, nitelikli, kaliteli… Bu ülkede kendini çok iyi yetiştiren 5-10 adam gibi adam arasına girecek yapıda. Birgün gelecek ve Mustafa Balbay Silivri’den çıkacak. Yine panellerde konuşacak ama bu kez yüzlerce kişiye değil binlerce kişiye.

Yine ekranlarda olacak, on binler onun konuşmalarına kilitlenecek.

Radyoda sesi duyulduğunda başka bir kanala geçemeyeceksiniz. Onu dinlerken hem gülecek, hem düşünecek, hem de uyanacaksınız.

Çok yakında uyandırmak suçundan yatan Mustafa Balbay serbest kalacak ve bıraktığı yerden uyandırmayı sürdürecek…

Halkımızı uyutarak kendi düzenlerini sürdürmek isteyenlerin korkusu da bu zaten… Mustafa’nın yatırılması da bu yüzden. Konuşmasından korkuyorlar. Yazılarından korkuyorlar. Dışarıda olmasından korkuyorlar. Bu yüzden uyandıranları içeri atıyorlar, uyutan ve uyuşturanları da ödüllendiriyor, yüksek maaşlara bağlıyorlar.

Balbay ile paylaştıklarımı zaman zaman siz sevgili dostlarımıza aktaracağım.

Mustafa Babay’ın dediği gibi imbat rüzgarının estiği bir akşam üzeri Kordon’da çay yudumlamak dileğiyle… Sevgiyle…

 

 

 

Atilla Sertel 

İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı

Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı

MEDYATAVA

 

YORUMLARINIZ
HEYGİDİ HEY - 22.09.2010 16:49
VTANDAS RIZA KAFANIZ BOS OLDUĞU İÇİN Mİ DİNE İNANIYORSUUZ SİZ YAZIK EVET ÖNEMLİ OLAN HALK AMA HALK KENDİNİ HELAK ETTİRİRİYOR BUNA NE DERSİNİZ KONUYU DİNE GETİRMENİZ NE KADAR YERSİZSE HALKA NE YAPMAYI UYGUN GÖRMEYİ YAZAMAMANIZDA O KADAR VASAT OLMUŞ YAZINIZ VE TEPKİNİZ ÇOK AMAÇSIZ GERÇEEEEEEEEEKTEN İNANAN İNSAN ÖNCE İNSAN DER. RABBİM DÜNYAYI YÜCE İNSAN SON PEYGAMBERİMİZ İÇİN VAR ETMİŞ AMA ŞUAN DA İNSANLIK YOK İNSANA ZULM ÇOK BENCE BIRAKIN SAĞI SOLU BENCE YOK ETTİKLERİMİZE VE YOK OLUŞUMUZA BAKINIZ BU KADAR HALKCIYSANIZ
dR.nO - 02.09.2010 11:13
BEN BİRŞEY HATIRLATMAK İSTİYORUM ,BİNLERCE YILDIR BÜTÜN KUTSAL KİTAPLARDA GEÇEN BİRŞEY,HZ.ADEM VE HAVVA YI DA BİRİ UYANDIRMIŞTI."HEY BU AĞAÇTAN YEYİN GÖZÜNÜZ AÇILACAK ...HAKATEN ÖYLE OLDU ALLAHU TEALA BİZE O UYANMADAN SONRA BİRŞEYLERİ DEĞİŞTİRME HAKKI VERDİ AMMAVELAKİN DÜNYAYA SALLADI , SONUÇTA CENNET HAYATIMIZ SONA ERDİ , YANİ HER UYARI HER UYANDIRMA DOĞRU OLACAK DİYE BİR KAİDE YOK.ZEKİ BİR İNSAN EVET BU DOĞRU FAKAT ZEKİ İNSANLAR SUÇ İŞLEYEMEZMİ ..
GAZETECİ YAZAR TAMAM AMENNA DEMEKKİ UYANDIRMA TAKTİKLERİNİ BİLMESİ LAZIM BELKİ KENDİSİ SAAT OLMAMALI BASİT UCUZ BİR SAAT ALIP ONU KURMALI...
TÜRKMEN - 24.08.2010 12:45
Müthiş bir demogoji ve ajite bir yazı. Başörtülüleri domuza benzetirken sorun yok. Dinadr insanlarla dalga geçerken sorun yok. İslam gericiliktir derken sorun yok. Mü'minler ezilirken, işten atılırken sorun yok. Ama kominist bir insan içerde ise sorun var.Ya birde darbe yapsalardı, o zaman görün bu atilla sertel gibi yazarları, yine bunun yoldaşları içeride rahatlar bir Mü'minler içerde olsaydı neler neler yaparlardı. Çünkü bunların kökü böyle... Kalben inanmadığınız, İSLAM ALLAH'ın koruması altındadır...BUNU BÖYLE BİLİN...Belkide şimdi hesap yapıyorsunuzdur, chpmhp koalisyon kursun, o zaman DİNDAR kesim nasıl eziliyormuş diye hayaller kuruyorsunuzdur. ALLAH BİZLERİ, SİZLERİN ŞERRİNDEN MUHAFAZA EYLESİN...
vatandaş rıza - 24.08.2010 09:41
balbay gibiler kendilerini akıllı geri kalan halk ise bidon kafalı sanıyorlar kimse bişey bilmiyor onlar prof lardan fazlalar iyi ki gazetecisiniz yani bir ayrıcalık gibi hareket ediyorlar
unutmamalı ki yapılan herşey halk olduğu için var halk varsa politika var darbe var para var iş var işsizlik var televizyon var köşe yazarları var kısacası her şeyin temelini halk yani insan oluşturuyor bunu bu felsefeyi anlamayanın tam anlamıyla başarılı olmasının gerçekliliği yok mevlanayı yunusu v.s. iyi anlamak gerekir birşeyler yapmak yada yorumlamak için balbay boş vakti çok olduğunda ceza evinde dine dönmüştür bu gerçeği öğrenmiştir belki ve imam istemiştir
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1

Share on Facebook