Son Haberler
27.05.2012 Pazar 14:09
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BALIKESİR - EMEK PARTİSİ AYVALIK İLÇE BAŞKANI CEMİL TOSUNOĞLU:
09.08.2010 15:08
BALIKESİR (İHA) - 12 Eylül’de yapılacak olan Anayasa değişikliği oylamasıyla ilgili olarak Emek Partisi Ayvalık İlçe Başkanlığı yazılı bir basın açıklaması yaptı.
Partinin Ayvalık İlçe Başkanı Cemil Tosunoğlu tarafından yapılan açıklamada, 12 Eylül’de yapılacak olan referandum için Başbakan Erdoğan’ın ‘evet’ mitinglerini aralıksız sürdürdüğüne dikkat çekilerek, “Başbakan Erdoğan, asıl amaçlarını saklıyor, 12 Eylül’le hesaplaşmaktan söz ediyor ya da hızını alamıyor, 12 Eylül’ün cezaevlerinden, işkence hanelerinden geçen, geçemeyip yaşamını yitiren sağcı ve solcu çevrelerin duygularını istismara yöneliyor. 12 Eylül zulmü görmüş çevrelerin gerçek ruh halini ve düşüncesini yansıtıyormuş gibi propaganda yapıyor. Onun için de Adalet ve Kalkınma Parti propagandası ısrarla; ‘Evet demenin 12 Eylül’le hesaplaşmada evet anlamına geldiğini, evet demeyenlerin ise 12 Eylül’le hesaplaşmayı istemeyenler olduğunu ve onların 12 Eylül düzeninin devamını istediklerin öne çıkarmış bulunuyor. Ancak, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin kaldırdığı toz dumandan ve kopardığı gürültüden kurtulup gerçeklere bakmayı başaranlar görüyor ki, Anayasa paketinde sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ve patronların ihtiyaçlarına yer verilmiştir. Ama ülkenin en acil sorunlarına Anayasa’nın koyduğu engellere dokunulmamıştır. Bu yüzden de Adalet ve Kalkınma Partisi hükümetinin hazırladığı bu pakete ‘hayır’ denilmelidir” ifadeleri yer aldı.

HALKIN VE ÜLKENİN ACİL İHTİYAÇLARINA YANIT VERMEYEN PAKETE HAYIR
Cemil Tosunoğlu yaptığı basın açıklamasında, “Neden “hayır” denmesi gerektiğine biraz daha yakından bakalım. Her şeyden önce Anayasa gibi önemli bir temel yasa metninde bir değişiklik yapılacaksa, hele de ülkede milyonlarca insanın acil talepleri ortadaysa, bir anayasa değişikliği öncelikle bu kesimlerin taleplerinin gerçekleşmesinin önünü açacak değişiklikleri kapsamalıdır. Peki, Adalet ve Kalkınma Partisi’nin getirdiği Anayasa değişiklikleri böyle midir? Bu açıdan bakıldığında: 1- Adalet ve Kalkınma Partisi ve onun önde gelenlerinin iddiası odur ki; ‘Ülkenin en önemli ve çözülmesi en acil sorunu Kürt sorunudur’. Son birkaç yılda öne sürdükleri tek doğru önerme de budur. Ama ne var ki, ‘pakette’ Kürt sorununun demokratik çözümünün önünü açacak, hatta ona çok dolaylı da olsa dayanak sağlayacak hiçbir değişiklik yoktur. 2- Ülkenin demokratikleşmesi için diğer en önemli ve acil sorun laisizm sorunudur ve devletin tüm din ve mezhepler karşısında eşit mesafeye çekilmesi, diyanetin kaldırılması, eğitimin içeriğin laikleştirilmesi, camilere devletin imam atamasının yasaklanması gibi sayısız sorun ortadadır. Ama Anayasa’da devletin din işlerinden, dinin de devletin işlerinden uzaklaştırılmasını “anayasal güvenceye” alacak hiçbir değişiklik yoktur. 3- Özgürlükler sorunu; ifade özgürlüğü, basın ve halkın haber alma özgürlüğü, Seçim Yasası, Siyasi Partiler Yasası, OHAL Yasası, Polis Salahiyetleri Yasası, Terörle Mücadele Yasası, Toplantı ve Gösteri Yürüyüşleri Yasası, yüzde 10 barajı, YÖK, TRT, Sendikalar Yasası, Grev ve TİS Yasası, kamu emekçilerine grev hakkı gibi pek çok 12 Eylül zihniyeti ürünü olan yasanın keyfini çıkaran hükümet bunları görmezden gelirken, artık hiç bir pratik değeri kalmamış ‘geçici 15. Maddeyi’ pakete son anda koyup, 12 Eylül’le hesaplaşıyoruz demagojisine sarılmıştır. Dahası Anayasa değişikliği paketinde bu türden anti demokratik, faşizan önlemleri ortadan kaldırmayı amaçlayan, özgürlükleri geliştirmeyi amaçlayan hiçbir değişiklik yoktur.

ADALET VE KALKINMA PARTİSİ VE PATRONLARIN İHTİYACINA YANIT VEREN PAKETE HAYIR!
Anayasa değişiklik paketine, ‘varlar’ açısından bakıldığında ise; bu paketteki değişikliğin Adalet ve Kalkınma Partisi için asıl nedeni olan Anayasa Mahkemesi ve HSYK’nın yapısının yeniden düzenlenmesine ilişkin maddeleri, tamamen Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bugünkü durumuyla yargıyı ele geçirme hamlesinin ihtiyacına yanıt vermek için düzenlenmiştir. Diğer maddeler ise; bu amacı saklamak ve pakete çeşitli çevrelerden destek almak amacıyla konmuş; istismarcılık amaçlı değişikliklerdir. Ne var ki, istismarcılık yapılırken bile ‘bir şeyler de verelim’ geleneksel rüşvetçilik anlayışı aşılarak, halk ve emekçiler için eskisinden bile kötü düzenlemeler getirilmiştir. Tabiri caizse, oltaya takılan yeme bir de zehir katılmıştır! Örneğin sendikalarla ilgili; ‘iki sendikaya birden üye olabilme’, ‘kamu emekçilerine grevsiz TİS hakkı’ ve ‘Ekonomik Sosyal Konsey’, Başbakan ve yandaşları tarafından emekçilere yeni haklar getirme olarak propaganda edilmektedir. Aslında buradan sendikal hareketi bitirmek, sadece resmiyette muhafaza edip sendikaları sıradan birer ‘sivil toplum örgütüne dönüştürme’ amacına hizmet eden emek düşmanlığını kutsayan değişikliklerdir.
Kadın hakları ve çocuk hakları üstüne değişiklikler ise artık hiçbir yerde, olsun mu olmasın mı gibi bir tartışma konusu olmayan düzenlemelerdir. Üstelik de bu istismarcılık, ‘Cennet anaların ayağının altındadır’, ‘Çocuklar çiçektir. En az üç çocuk yapın’ gibi bu hakların ruhuna aykırı bir propaganda eşliğinde yapılmaktadır.
Bu nedenledir ki, halkın, ülkenin içinde bulunduğu ağır sorunları aşmanın bir gereği olarak bir anayasa değişikliği talep eden herkes bu; sadece Adalet ve Kalkınma Partisi ve bir ölçüde de patronların talebini yerine getiren anayasa değişikliği paketine “hayır” demelidir.
Çünkü aksi halde bu 12 Eylül Anayasası’nın ömrünü uzatmak için girişilmiş, artık ülkenin her bakımdan önünü tıkadığını hemen her çevrenin kabul ettiği, CHP’nin bile “yeni bir Anayasa lazım” dediği bir ortamda Adalet ve Kalkınma Partisi’nin bu girişimi, 12 Eylül Anayasası’na yeni bir meşruiyet, halkoyuyla (referandumda evet çıkararak) onu yeniden onaylatma girişimidir” denildi.

ADALET VE KALKINMA PARTİSİNİ ZAYIFLATACAK BİR REFERANDUM SONUCU ÖNEMLİDİR
Ayvalık emek Partisi İlçe Başkanı Cemil Tosunoğlu yaptığı açıklamada, “Çünkü, bugün hem demokrasi mücadelesinin hem de emek mücadelesinin önündeki engel AK Parti’nin böyle güçlü biçimde iktidarda duruyor olmasıdır. Seçimden MHP ve CHP güçlenerek çıksa bile bu tamamen konjonktürel (gelip geçici) bir güçlenme olacak asıl demokrasi güçlerinin önü açılacaktır. Türkiye’nin demokrasi güçleri ve emek güçleri için doğru seçenek; referandumdan, “12 Eylül Anayasasına’da Adalet ve Kalkınma Partisinin yamasına da; ‘Hayır’ çıkmasıdır ve Adalet ve Kalkınma Partisi bu referandum yenilgisiyle gitmek zorunda kalmalıdır” sözlerine yer verdi.
(SŞ)
09.08.2010 15:04 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.