BAMBU AĞACI VE DİNCİ FAŞİZM
“Türkiye dinci faşizme gidiyor”
İddia bize ait değil.
Kim söylüyor bunu?
CHP Manisa milletvekili Şahin Mengi dile getiriyor.
Nerede getiriyor?
Haber Türk Televizyonunda 25 Mart 2010 Perşembe akşamı AKP’li Dengir Mir Mehmet Fırat’la birlikte katıldığı program sırasında...
Ve milyonlarca izleyici canlı yayında bu önemli ve ürkütücü iddiayı kelimesi kelimesine duyuyor…
Neyi duyuyor, bir kez daha hatırlatalım…
“Türkiye dinci faşizme doğru gidiyor…” iddiasını…
İddiayı tartışacağız, ancak önce aşağıda ki öyküyü okuyalım.
***
BAMBU AĞACININ BÜYÜME ÖYKÜSÜ
Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir.
Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.
Birinci yıl tohumda değişiklik olmaz.
Tohum yeniden sulanıp gübrelenir..
Bambu ağacı ikinci yılında da, toprağın dışına filiz vermez.
Üçüncü ve dördüncü yıllarda her şey yapılan işlem tekrar edilerek, bambunun tohumu sulanır ve gübrelenir..
Tohum bu yılda da dışarıya filiz vermez.
Çinliler sabırla, beşinci yılda da bambuya su ve gübre vermeye devam ederler.
Sonunda beşinci yılın ikinci yarısından sonra bambu yeşermeye başlar.
Altı hafta gibi kısa sürede de yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.
Akla gelen önemli soru şudur:
Bambu ağacı 27 metrelik boyuna altı haftada mı, yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?
Sorunun yanıtı tabi ki beş yıldır.
Sabır ve ısrarla tohum beş yıl sürecince sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden hatta var olmasından söz edebilir miydik?
Bir kararlılığın başarıya dönme koşulu demek neymiş?
Çalışmak sabırlı olmak, inanmak ve kararlılıktan hiçbir zaman dönüş yapmamak…
***
İddia edildiği gibi gerçekten Türkiye; din afyon olarak kullanılarak dinci faşizme doğru mu gidiyor?..
Atatürkçü, laik ve Cumhuriyet’e gönül vermiş kesime göre; iktidar partisi AKP ne yazık ki bu yolda hesaplı ve kitaplı olarak sabırla yoluna devam ediyor… Anayasa Mahkemesi bu parti hakkında laiklik karşıtıdır kararı vermemiş miydi!...
***
AKP 2002 Kasımında, ABD’nin önemli desteğiyle iktidara geldikten sonra, nasıl bir taktik izledi? Her şeye ılımlı bakan, AB’ye girmeye kararlı ve bu konuda istekli görünen, çağdaş yapıyı benimsemiş bir siyasi parti olarak…
Başbakan Tayip Erdoğan, Uğur Dündar’ın yönettiği, Deniz Baykal’la birlikte katıldığı canlı yayınlanan televizyon programında Türkiye kamuoyuna ne demişti, daha doğrusu ne sözü vermişti? Hangi taahhütte bulunmuştu? “İktidara gelince “dokunulmazlıkları” kaldıracağız…” Sonuç ne oldu? Durum ortada…
***
Bu satırların yazarı, o tarihlerden bu yana hep şu iddiayı ortaya koydu.
AKP takiyye yapıyor… Yerini ve konumunu garantiye alana dek, fincancı katılarını ürkütmemeye çalışıyor…
Başlangıçta kimseyi ürkütmeden, “bambu ağacı yetiştirilmesi” sabrı ile yoluna devam etmenin taktiğini başarıyla uygulayan AKP, gerçek amacını 22 Temmuz 2007 seçimlerinden sonra açıkça ortaya koydu.
Siz 22 Temmuz 2007 seçimlerinden bu yana geçen 2,5 yıl içerisinde; AKP’nin gözle görülür, ekonomiyi ayağa kaldıracak, istihdam ve üretimi artıracak, perişan halkı ve milyonlarca işsizi mutlu edebilecek tek bir icraatına tanık oldunuz mu?
AKP’nin geçen iki yıllık süre içerisinde, hatta yedi buçuk yıllık sürede, bacası tüten tek bir fabrikayı ve istihdam yaratacak tek bir yatırımı hayata geçirdiğine tanık oldunuz mu? Olmadınız.
İktidar partisi sürekli neyle uğraşıyor?
TSK, darbe, balyoz, kozmik oda, suikast, açılım, refarandum vs ekseninde dönüp duruyor.
Türk Silahlı Kuvvetleri’ne yönelik çıkan yıpratıcı haberlerin arkasında kimler var der siniz?
Neredeyse bu ordu, sanki Türkiye’yi ele geçirmek isteyen “işgal ordusu” konumuna getirildi…
Uçaklar düşürülecek, camiler bombalanacak, gemileri havaya uçurulacak vs.. (!)
Atatürkçülüğü, laikliği, cumhuriyeti savunanlar adeta “vatan haini” sayılır oldu…
***
Sonuç:
Siz siz olun, yukarda arz ettiğimiz “Bambu ağacı” serüvenini sakın ola hiçbir zaman göz ardı etmeyin!
Mesele bu denli açık ve ortada!...
BURHAN ÖZBEY