Bunu dillendirmek bile komik.. Ancak aydınların da büyük bir itina ile, barış koridorlarında dolaşmaları gerek..
Yerel seçimlerin ardından aydınlara önemli bir görev düşüyor. Ergenekona rağmen, laikçi kesimin gereksiz korkularına rağmen,yeni gelen orta sınıfın islami tutkularına rağmen toplumda bir barış koridoru oluşturmak gerekiyor.
Darbeler toplumu bölerek ve savaştırarak yönetti.Zaten böyle yönetmeselerdi darbeler olmazdı. Önce çok partililik, sonra sağ sol, sonra ilerici gerici, sonra laikçi irticacı derken acı günlerir günlükleri ortaya çıktı.
Artık toplumu gererek düşünce üreten aydınlara yer yok.Aydın kesim toplumu barıştıracak, ortak yaşam tarzlarını önerecek, siyaseti sivil ortamlarda götürebilmek için savaşacak kişiler olmalı..
Dinlerin, ulusların, kimliklerin , bilimlerin biribirlerinin içine girdiği yeni dünya bütünleşirken,ortaklık ön plana giriyor.
Artık sınırlar insan ömründen önemli değil. Devlet bir hizmet kadrosu,vatan mutlu çoğunluğun sınırları ile sınırlı.
Paranın bilginin, iletişimin, sınır tanımadığı dünyada, sınırsız düşünceler ve duyguların peşinde olmak provaları yapmalıyız.