Kardeşim Hrant dört yıldır yok. Evet, aradan tam dört yıl geçti. Dün dostları ve sevenleri Agos’un önünde toplandı. İzmir’de ikamet ettiğim için o kalabalığa eşlik edemedim. Ama Allah biliyor ya yüreğim Agos’taydı. Hüzün vardı yüreklerde elbet. Acı vardı. Hrant’ın kaybına üzülen yüzlerce insan vardı. Bir de cinayetin hala çözülmeyişine öfke vardı.
Geçtiğimiz günlerde bir kitap standlarda yerini aldı. İsmi “Kırmızı Cuma”. Hrant cinayetinde devletin tüm kurumlarının rolünü sorguluyor. Yazarı Gazeteci Nedim Şener. Henüz okumadım ama en kısa sürede temin edip göz atacağım. Kitabın yazarı Nedim Şener’e “Hükümet isterse bu işi çözer mi?” Diyorlar. Cevabı
“Artık çözemez. Daha önce istese olurdu ama... Şu anda bu olayın içindeki polisler etkili konumdalar, Başbakan’la çok yoğun ilişki içindeler ve çok özel operasyonlarla ilgili bilgi paylaşıyorlar; birbirleri hakkında çok şey biliyorlar. Böyle bir durumda Başabakan bunlardan bazılarını görevden alırsa yarın kendisinin hukuki güvenliği kalmayabilir.”
Ne kadar ürkütücü değil mi? Karanlık güçlere karşı sen ve ben güçsüzce oturuyoruz. Ha evet, arada Agos’a gidiyor anıyoruz rahmetliyi ama yetmiyor. Devletin başındaki ismin de artık bu işi çözemeyeceğini duymak iyice çileden çıkarıyor insanı. Adaletin olmadığını görmek kahrediyor. Ve daha da mühim bir iddia üzüntümüzü derinleştiriyor. Nedim Şener Can Dündar’a yaptığı açıklamalar da Oral Çalışlar’ın yazısına değiniyor.
“Oral Çalışlar, Başbakan’a "niye aydınlat mıyorsunuz?" diye sorduğunu ve "tehdit ediliyorum" yanıtını aldığını yazdı.”
Sayın Başbakan kim tarafından tehdit ediliyor? Polis mi? Mit mi? Jandarma mı? Asker mi? 2011 yılında ülkemde bir Başbakan’ın güvenliği sağlanamıyorsa benim gibi sade vatandaşların durumu nedir?
Daha önce de yazdım yine yazıyorum. Eğer faili meçhuller halen aydınlatılamıyorsa (ki Hrant en taze acıdır bu konuda) ülkede güvenlik adına hiçbir şey değişmemiş demektir. Sayın Başbakan bu konu ile birlikte kürt sorununu da çözme sözü verdi. Çözemezse önümüzdeki seçimlerden sonra bir daha meclis yüzü göremez. Bugün demokrasi isteyenler adalet bekleyenler kendisine oy veriyorlar. Eğer ki bu topraklara ne demokrasi ne de adalet getirmiyor/getiremiyorsanız o makamda oturmanızın da bir manası kalmıyor. Buyrun bu tarafa gelin, orada işi çözecek insanlara ihtiyaç var. Ümit ediyorum ki önümüzdeki seçimlerden sonra Başbakan elini güçlendirip verdiği sözleri yerine getirir. Yoksa bizi Hrant’ın “Türkiye karanlık bir ülke değil” sözleri avutmayacak. Karanlıkların içinde nefes almaya devam edeceğiz.
Yazımı Agos’ta açılan döviz yazıları ile bitirmek istedim. Onlar her şeyi açıkça anlatıyor çünkü.
4 yıldır yüzleri yok!
4 yıldır yürekleri yok!
4 yıldır yargıç yok!
4 yıldır savcı yok!
4 yıldır partisi var adalet yok!
4 yıldır meclis yok!
ve ne yazık ki dostlarım ağabeyim Hrant 4 yıldır yok!
Yusuf Önaç