Son Haberler
27.05.2012 Pazar 16:34
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAŞBAKAN ERDOĞAN: "DEMOKRASİ MÜCADELESİ VEREN SANDIĞA ÇARPI KOYAR MI?"
03.09.2010 22:37
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting için gittiği Diyarbakır'da BDP'nin bilbordlara üzerinde çarpı işareti konmuş sandık resimleri astırdığına dikkat çekerek "Demokrasi mücadlesi veren bir parti sandığa çarpı koyar mı? Bir siyasi parti demokrasiyi kabullenmişse sandığı yok kabul edemez" dedi. ANKARA(ANKA)- Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, miting için gittiği Diyarbakır'da BDP'nin bilbordlara üzerinde çarpı işareti konmuş sandık resimleri astırdığına dikkat çekerek "Demokrasi mücadlesi veren bir parti sandığa çarpı koyar mı? Bir siyasi parti demokrasiyi kabullenmişse sandığı yok kabul edemez" dedi.
Başbakan Erdoğan Habertürk Televizyonu'nda yayınlanan Sansürsüz programında Diyarbakır mitingini değerlendirdi. Erdoğan günlerdir yapacağı konuşma üzerine yorumlar yapıldığına dikkat çekerken, bölgeye özel Diyarbakır cezaevinin kapatılması ve Diyarbakır Havalimanı dışında özel bir mesaj vermediğini söyledi. Erdoğan Diyarbakır'da ve bölgede BDP'nin yaptığı boykot çağrısına vurgu yaparak burada bir mahalle baskısı değil fiili bir durum olduğunu, vatandaşın örgütten korktuğunu söyledi. Erdoğan konuşmasını şu şekilde sürdürdü: "Burada halk devletiyle bütünleşmeli. Bu demokratik hakkını ne pahasına olursa olsun kullanmalı. Bizim de devlet olarak görevimiz alınması gereken önlemleri almaktır. Tüm tedbirleri aldık, almaya da devam ediyoruz. Vatandaşımız bu süreci bir fırsat bilmeli ve bunu en güzel şekilde değerlendirmeli. Bugün bir bilboard gördüm. Sandık üzerinde çarpı işareti vardı. Demokrasi mücadelesi veren bir parti sandığa çarpı koyar mı? Bir siyasi parti demokrasiyi kabullenmişse sandığı yok kabul edemez. Türkiye bu otoriter yapıdan kurtulmanın mücadelesini verdi. Biz ikinci sınıf bir demokrasi istemiyoruz. Bunun mücadelesi veriliyor. Bu anayasa değişikliği bunun zeminini hazırlıyor."

-MUHALEFET BİLGİ KİRLİLİĞİ YARATIYOR-

Erdoğan, muhalefetin "Hükümet terörist başı Abdullah Öcalan'la görüştü" iddialarına da bir kez daha yanıt verirken, muhalefet partilerinin bilgi kirliliği yaratma gayreti içinde olduğunu söyledi. Güneydoğu'da faili meçhul cinayetlerin SHP iktidarı döneminde arttığına dikkat çeken Erdoğan "CHP hiçbir zaman sağlıklı bir yapının oluşmasına vesile olmamıştır. Millet buna bakıyor. Şimdi devamlı bilgi kirliliği, üst üste yalanlar... Benim milletim bunları yutmuyor. Katılımı gördünüz. Bu katılım bir şeyleri ortaya koyuyor. Yatırımlar, özgürlükler, OHAL, Çekiç Güç bu dönemde kalktı, DGM'ler bu dönemde kalktı" dedi. Erdoğan terör örgütünün aldığı eylemsizlik kararı üzerine BDP'nin referandumu boykot etmek yerine demokratik hakkını kullanması gerektiğinin de altını çizdi.

-SKORSKY İLE ARACILAR VASITASIYLA GÖRÜŞMEDİK-

Başbakan Erdoğan terörle mücadele için harcanan rakamların çok yüksek olduğu yönündeki bir soruyu ise aslında harcanan rakamların bilinenin çok daha üzerinde olduğu 400-450 milyar dolarlar seviyesine ulaştığı şeklinde yanıtladı. Erdoğan "Biz dönemimizde aracılar vasıtasıyla asla konuşmadık. Skorsky'nin kendisiyle konuştuk. Bu görüşmekleri direkt yapıyoruz. Böyle dahi olsa şu anda ne gibi bir harcama yapıldı derseniz rakam çok daha büyük. 400-450 gibi rakamlara ulaşmışız. Bu paralar bölgeyi ihya ederdi. Özellikle ben bölge halkıma bu terörle mücadelede el ele vermemiz lazım. Sadece bu harcama ile bitmiyor. Yatırımcı bölgeden kaçıyor. İstihdam noktasında da bir eksiklik kalmayacaktı. Bunları bizim çok iyi değerlendirmemiz lazım. Yatırım güven ister. İstikrar bölgede sıkıntılı. Bu iki sihirli kelime yatırımda çok önemli. Silah tüccarları, baronlar ciddi manada kazanıyor" dedi.

-BURADA BİR TUZAK VAR-

Erdoğan partisinin kurulduğu dönemde 4 ana temelden bahsettiklerini, tek millet, tek bayrak, tek vatan ve tek millet vurgusu yaptıklarını hatırlatarak bu vurguların kimseyi rahatsız etmemesi gerektiğini söyledi. Ana dilin Türkçe olması konusundaki gerekliliğe de işaret eden Erdoğan, "Siz resmi dil olarak Türkçe'yi koymazsanız bu ülkede birliği dağıtırsınız. Burada ciddi bir tuzak var. O tuzağa benim Kürt kökenli vatandaşlarımızın düşmeyeceğine inanıyorum. Eserler yazabilirler, şimdi bölümler açılıyor. Bunda hiçbir sıkıntı yok. Ama resmi dil Türkçe'dir. Dünya'da egemen olan dil İngilizce. Şimdi İngilizceyi bilmeyen bir insanın çektiği sıkıntıyı düşünün. Aynı duruma benziyor. Hele hele kendi vatanında... Siz hakim olan dili bilmeyeceksiniz..." dedi.

-TÜRKEŞ'İN OĞLU SAMİMİYET TESTİNDE KAYBETTİ-

Başbakan Erdoğan, geçtiğimiz günlerde yaptığı "Alparslan Türkeş yaşasaydı evet derdi' açıklamasını da hatırlatarak, oğlu Tuğrul Türkeş'in bugün ki açıklamalarının siyasete yakışmadığını söyledi. Erdoğan "Türkeş'in oğlu samimiyet testinde kaybetti. Terörist başının kurtulduğu dönemde yaptığı açıklamalar var. Tuğrul Türkeş'in o gün ki açıklamaları ile bugünküler birbirine tezat düşüyor. Bunlar siyasete yakışmıyor. Dürüst olmak bu noktada çok önemli" dedi. Erdoğan ayrıca Kürt kökenli vatandaşların tek temsilcisinin BDP olmadığına da vurgu yaparak AKP içinde BDP'yi üçe katlayacak sayıda Kürt kökenli milletvekili olduğunu, BDP'nin bölgeye laftan başka bir şey vermediğini söyledi. (ANKA)
(ZHR/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.