Son Haberler
27.05.2012 Pazar 16:34
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAŞBAKAN ERDOĞAN DENİZLİ'DE
05.08.2010 19:01
DENİZLİ (İHA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, "MHP'nin bu anayasa değişikliğine karşı çıktığını ne gerekçeyle olduğunu bilen var mı? MHP'nin de 411 oyla kabul ettiği değişiklik CHP'nin itirazıyla Anayasa Mahkemesi'nden döndü. Bunları anlamak mümkün değil" dedi.
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Denizli'de vatandaşlara hitap etti. Aydın'daki açılışların ardından Denizli'ye geçen Başbakan Erdoğan'ın gelişine 1 saat kala bastıran yağmur, vatandaşlara zaman zaman zor anlar yaşadı. Son bir haftada hava sıcaklığının 40 dereceyi bulduğu Denizli'de miting öncesi yağan yağmur havayı biraz serinletirken, vatandaşlara da rahat bir nefes aldırdı. 29 Ekim Özay Gönlüm Bulvarı'nda düzenlenen mitinge vatandaşlar ellerinde bayraklarla katılırken, Başbakan Erdoğan'a sevgi
gösterisinde bulundular. Mitinge AK Parti Genel Başkan Yardımcıları Hüseyin Tanrıverdi ve Nükhet Hotar, Devlet Bakanı Faruk Nafiz Özak, Devlet Bakanı Selma Aliye Kavaf, Çevre ve Orman Bakanı Veysel Eroğlu ve Denizli Milletvekilleri Mithat Ekici, Mehmet Salih Erdoğan, Mehmet Yüksel ile Denizli Belediye Başkanı Nihat Zeybekci katıldı.
'Türkiye seninle gurur duyuyor' tezahüratlarıyla karşılanan Başbakan Erdoğan, aniden bastıran yağmura rağmen alanların dolmasının kendisini sevindirdiğini söyledi. Denizli'nin dayanışmanın, kardeşliğin, sanayinin, turizmin şehri olduğunu belirten Erdoğan, "Denizli bir vizyon şehri olacak demiştik. Çok şükür, alt yapı çalışmaları ve sanayisi ile Denizli bir vizyon şehrine dönüştü. Denizli'nin güzel bir sözü var. Her horoz kendi çöplüğünde öter, ama Denizli horozu her yerde öter. Denizli kabuğunu kırdı,
sınırlarını aştı ve dünyaya ulaştı" dedi. Bu millete küçük düşünmenin yakışmadığını söyleyen Başbakan Erdoğan, "Biz içimize kapanamayız, kabuğumuza çekilemeyiz. Dünyadaki değişimi yerinden izleyemeyiz. 7.5 yıldır bunun mücadelesini veriyoruz. Türkiye'yi büyütmenin kalkındırmanın mücadelesini veriyoruz. Hayat pahalılığından kurtarıp, şaha kaldırmanın mücadelesini veriyoruz" diye konuştu.
Göreve geldiklerinde milli gelirin 230 milyar dolar olduğunu, bunun 600 milyar doları aştığını belirten Erdoğan, "Enflasyon bu ülkenin en büyük sorunuydu. Paramızı enflasyon canavarı alıp götürüyordu. Enflasyon bu ülkenin ekmeğine musallat olmuştu. Nice hükümetlerin altında ezildiği enflasyonu biz dize getirdik. Bu ülke CHP'yi de MHP'yi de gördü. Niye onlar enflasyonla baş edemediler. Sadece laf ürettiler laf. Şimdi yine başladılar laf üretiyorlar, biz bunu şunu yaparız diyorlar. Biz sizin ne yaptığınızı
biliriz. Enflasyon temmuz ayı itibariyle 7.6'ya düştü. Biz geldiğimizde yüzde 30'du. 2008 sonunda dünyada bir çok ülke ekonomik kriz içine girdi. Dedik ki 'teğet geçecek'. Çünkü biz yere sağlam basıyoruz. Bizle dalga geçtiler. Şimdi 'teğet bile geçmedi' diyorlar. Dünyanın en büyük bankaları iflas etti ama bizde bir banka bile iflas etmedi. Bizden önceki DSP-MHP-ANAP koalisyon hükümetinde 21 banka iflas etti. Bedelini benim milletim ödedi. Hangi yüzle milletin karşısına çıkıyorlar. Türkiye olarak biz
tedbirimizi aldık. Krizin etkilerini geride bırakan nadir ülkelerden biriyiz. Bu yılın ilk çeyreğinde yüzde 11.7 büyüyerek Avrupa'da ilk sırada yer aldı. Tüm dünyada işsizlik artarken, biz 3 puan düşürerek yüzde 12'ye düşürdük. Daha da düşüreceğiz. Çünkü yere sağlam basıyoruz. Tedbirlerimizi iyi aldık. Dünyada işsizliğin olmadığı ülke yok. Utanmadan 'işsizlerin hali ne olacak' diyorlar. ABD dahil üniversite mezunlarına 'al sana iş' demez. Bugün ABD'de işsizlik yüzde 12'ye dayandı. Rusya'da aynı. Dürüst
olalım, samimi olalım. Biz iktidara geldiğimizde 10.3'tü işsizlik. Bazıları 'IMF'siz yapamazsanız' dediler. Biz 2.5 yıldır yapıyoruz. DSP-ANAP-MHP; IMF'den 30 milyar dolar borç aldılar" ifadelerini kullandı.
Erdoğan, "Şu anda tüm dünyada Türkiye ve ekonomik büyümesi konuşuluyor. Güven var artık. Onun için Evet. 7.5 yılda sadece ekonomiyi değil, itibarini, gücünü büyüttük" dedi.

"MHP'YE OY VEREN KARDEŞLERİM ELLERİNİ VİCDANINA KOYSUNLAR"
Anayasa değişikliğini duyanların duymayanlara, bilenlerin bilmeyenlere anlatması gerektiğini belirten Erdoğan, "12 Eylül akşamı inşallah sandıklardan evet çıkacak. Aydın'da açılışlara katıldık bugün. Rahmetli Adnan Menderes'i rahmetle yad ettik. Gündemi belirlenen bir Türkiye vardı. Biz Türkiye'yi aldık gündemi belirlenen değil, gündem belirleyen bir ülke haline getirdik. Bu iş vizyon, yürek işidir. Milliyetçiliği istismar edenlerin halini görüyorsunuz Milliyetçiliği, şehitleri istismar etmek sanıyorlar,
Milliyetçiliği, tahrik, kışkırtma, sövme hakaret etme sanıyorlar. Milliyetçilik ülkeye ufuk çizmek demektir. Ülkeyi geliştirecek politikalar ortaya koymaktır. Millet şuuruna sahip çıkmaktır. Halkı sevmek, halka vatanına hizmet etmek demektir. Türkiye'yi içine kapatmak milliyetçilik değildir, milli birlik ve beraberlik projesine karşı çıkmak milliyetçilik değildir. Polis otolarına saldırmak, esnaf dükkanlarını yakmak milliyetçilik değildir. Yaşananları herkes görüyor. Kimlerin istismarcı olduğunu, kimlerin
bu vatanı düşündüğünü biliyor. Biz ülkemizde Türk'üyle, Kürt'üyle, Laz'ıyla, Çerkez'iyle, Gürcü'süyle, Roman'ıyla, Abaza'sı, Arnavut'uyla biz beraberiz bütünüz. Yaradılanı yaradandan ötürü severiz. Ayrımcılık yok. Biz etnik milliyetçiliğe, Türkiye cumhuriyetinin vatandaşlığına evet diyoruz. Bizim farkımız bu. Biz bölgesel milliyetçiliğe hayır diyoruz. 780 milyon kilometrekarelik vatan toprağının bütünlüğüne evet diyoruz. MHP'nin bu anayasa değişikliğine karşı çıktığını ne gerekçeyle olduğunu bilen var mı?
MHP'nin de 411 oyla kabul ettiği değişiklik CHP'nin itirazıyla Anayasa Mahkemesi'nden döndü. Bunları anlamak mümkün değil. Akşam başka sabah başka. Anayasa Mahkemesi'nin yapısının değişmesine hukuktaki keyfiliğe MHP şmidi karşı çıkıyor. Şimdi CHP, MHP, BDP, YARSAV, terör örgütü aynı istikamette bulu unda dünyada bir çok ülke ştular. Ya o zaman, ya şimdi samimi değiller. Şimdiki MHP yönetimi asla MHP tabanının hassasiyetine sahip çıkmıyor. Hissiyatını dikkate almıyor. Kendi arkadaşlarına, ülküdaşlarına
zavallı diyecek kadar, uşak diyecek kadar hakaret edecek kadar gözleri kararmış durumda. Bu üsluptaki insanların Türkiye'ye ne faydası olabilir. Her şeye karşı olmayı ve reddetmeyi siyaset sananların ülkeye ne faydası olabilir. Ben MHP'ye oy vermiş kardeşlerime de bu vicdansızlığı gördüklerini biliyorum. MHP'ye oy veren kardeşlerim; bu proje AK Parti, Tayyip Erdoğan projesi değil. Burada iki seçenek var. Ya darbe anayasasına evet diyeceksin, ya da milletin anayasasına evet diyeceksin. Bunlar ne yapıyor.
MHP yönetimi darbe anayasasına evet, milletin anayasasına hayır diyorlar. 12 Eylül'e kadar durmak yok yola devam. MHP'ye oy veren kardeşlerim ellerini vicdanına koysunlar. Bu acıyı çekenlerin tüm yakınlarının bu değişikliğe evet diyeceğine inanıyorum. 27 Mayısları, 12 Eylül'leri 12 Mart'ları, 28 Şubat'ları yaşayan herkesin demokrasiye özgürlüklere müdahale edenlerin yaşanmaması için evet diyeceğini biliyorum. Demokrasi diyenler, parti içi demokrasi özgürlük diyenler şimdi evet diyenlere karşı linç etmeye
başladılar. Belediye başkanlarının üzerine gidiyorlar. Bu halk oylaması. Kendi partisindeki arkadaşları vicdanıyla konuşuyor, 'evet' diyeceğim diyor. Hemen ihraç istemiyle disipline sevk ediliyor. Ana muhalefet partisi gittiği yerde 'hayırda hayır vardır' sloganı kullanıyor. İnsan taklitçi olur da bu kadar olmaz. CHP'nin fırsatçılığını bilirdik de bu kadarını da bilmezdik. Bu slogan 27 Mayıs darbe anayasasına karşı çıkanların kullandığı slogandı. Şu fırsatçılığa bakın. 1960'ta darbe anayasasına karşı
kullanılan slogan bugün CHP tarafından kullanılıyor. Ana muhalefet partisi genel başkanı birkaç ilçede konuşuyor. Ne söylediği belli değil. Akşam olunca yandaş medyadaki arkadaşları kuyuya atılan taşları çıkarmak için uğraşıyor. Günlerdir 27 Nisan bildirisini ağzına dolamış. Şimdi Ak Parti ve eski genelkurmay başkanı hakkında suç duyurusunda bulunacaklarmış. O gün bizim nasıl dik durduğumuzu, onların nasıl çanak tuttuğunu vatandaş biliyor. CHP 27 Nisan bildirisinden dolayı kendisi hakkında da suç
duyurusunda da bulunacak mı? Her satırına imza atanlar hakkında suç duyurusunda bulunacaklar mı? Madem darbelere bu kadar karşılar, Ergenekon'unun avukatlığından çekilecekler mi? Biz 27 Nisan'daki bildiriye 28 nisanda gerekli olan cevabı verdik. 28 nisanda verilen cevap ortada. Kimse bizi tuzağa çekmesin. Kimse bizi TSK ile gerginlik yaşatma gayreti içinde olmasın. Biz anayasamızda kurumlar arasında gereken neyse onu yaptık. Biz milletimizin isteğine göre adım atıyoruz. Ana muhalefet partisi genel başkanına
sesleniyorum. 12 Eylülde kendisi de evet diyecek. Hayır derse kendi söylediklerini inkar etmiş olacak. Mecliste arkadaşlarını oy kabinlerine göndermediler. Evet derler diye korktular. Şimdi de geldiler millete 'hayır deyin' diyorlar. Vekilini oy kabinine göndermiyorsun, şimdi vatandaşa 'hayır oyu at' diyorsun. Benim milletim bu oyuna gelmez. Onun için 12 Eylül'de evet. Bu anayasa değişikliği bir AK Parti projesi değil. Bir millet projesidir. Biz milletin anayasasına evet diyoruz. Bu halk oylamasında Ak
Parti'nin icraatlarına değil, kendi geleceğinize oy vereceksiniz. CHP, MHP, BDP, diğer partilere oy vermiş kardeşlerimin de gdünyada bir çok ülke elecekleri ve çocukları için sandığa gitmelerini istiyorum. Bu değişiklik yeterli değil. İşte o yeterli olan anayasa değişikliğini yapmak için kapıyı açıyoruz. Bu değişiklik takip etmiyor diyenler var ya, bu değişim bir zihniyet değişimi olacaktır. Yeni bir demokratik sürecin adımlarının atılması olacaktır. Türkiye farklı bir sürece girecek. 12 Eylül sabahından
itibaren Türkiye'nin büyümesi kalkınması ivme kazanacak. Daha kapsamlı düzenlemelerin yapılması için 12 Eylül günü oylayacağımız değişiklikler büyük önem taşıyor. Bu değişiklikle üstünlerin hukukundan, hukukun üstünlüğüne geçiyoruz. Hukuk sistemini siyasetin müdahalesinden çıkaracağız. Hukuk sistemini birilerinin arka bahçesinden çıkaracağız. Kapalı devlet sistemine artık son verilecek. Anayasa Mahkemesi gelişmiş ülkelerdeki anayasa mahkemelerine dönüşecek. Parası olan Anayasa Mahkemesi'ne gidiyor olmayan
gidemiyor. Artık parası olmayan bireysel hak talebinde bulunacak. Modern, parasız bir anayasa mahkemesi olacak. İlk derece hakimleri artık kendi kaderlerini çizme hakkına kavuşacak. Bu iş bitti. Keyfilik sona erecek. Demokratik oligarşi sona erecek. Kralların değil, kuralların hakim olacağı bir sistem olacak. Fişleme artık sona eriyor. Kimsenin istikbali karartılmayacak. Kamu denetçiliği kurumu getiriliyor. İdare ile ilgili şikayeti olana 'git, hakkını mahkemede ara' deme dönemi bitiyor. Artık herkesin
şikayeti dinlenecek. Hiç kimsenin keyfi kararlarla yurt dışına çıkışı engellenmeyecek. Şehit yakınları, dul ve gazilerin hakları daha güçlü korunacak" dedi.
(OK-Y)

05.08.2010 19:01:09 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.