BAŞBAKAN ‘IN OĞLU BİLAL VATAN GÖREVİNİ TAMAMLADI
Başbakan’ın oğlu Bilal Erdoğan, üç hafta süren dövizli askerlik görevini hakkıyla ve alnının teriyle tamamladı sonra terhis oldu… Şimdi de iş hayatına atılıyormuş… Umarız babası gibi ticari yaşamda büyük başarılar sağlar ve “korkunç servet” sahibi olur… Yakında görürürüz…
Bilal Erdoğan, artık göğsünü gere gere vatan hizmetini layikıyle yapmış bir yurttaşım diye gururlanabilir ve övünebilir…
Kimin buna itirazı olabilir?
Çocuk, yasanın gerektirdiği tüm hükümleri yerine getirdi ve üç hafta süren zor geçen vatan görevini büyük fedakârlıklarla tamamladı sonra da terhis oldu…
Az mı bir özveri vatan ve millet için!...
Kimse Sayın Başbakan Tayyip Erdoğan’ın oğlu Bilal Erdoğan’ın abisi gibi rapor alarak askerlikten kaytardığını ve en kutsal vatan görevini yerine getirmediğini söyleyemez ve iddia edemez… O artık düşmanla, PKK ile dişe diş savaşabilecek, yetişmiş bir Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı…
Bütün bunlara karşın:
Sürekli söylenen ne?
Aman Başbakan Erdoğan ve ailesiyle ilgili basında haberler yapmayın, yorumlarda bulunmayın vs. vs…
Neden haber yapılmasın ve yorumlarda bulunulmasın?
Çünkü o Başbakan… Tüm erk onun elinde…
İsterse, kendisi ve ailesi hakkında eleştirel yorum yapanlar hakkında, devletin denetim organlarını üzerlerine salar ve işlerini bitirebilir…
Vay… vay!..
Türkiye bu hallere mi düştü?..
Ülkede Başbakan ve ailesi hakkında haber yapan ya da eleştirisel yorumlarda bulunan kim olursa olsun, bir şekilde hesap masasına oturtulup işi mi bitiriliyor?...
Soruyoruz…
Başbakan olmanın ve ailesinin, ülkede sıradan vatandaştan ayrımlı olarak her konuda imtiyazı ve dokunulmazlığı mı var?
Başbakanlar, aileleri ve yakınları ülkede sıradan vatandaşlar yanında kimi imtiyazlara ve dokunulmazlıklara mı sahipler?...
Orada burada hem sürekli vatan millet sakarya diye nutuklar atacaksın, hem de ülkenin sıradan vatandaşlarından ayrımlı olarak dokunulmazlıklara, imtiyazlara ve ayrıcalıklara sığınacaksın…
Ülkeyi yönetenler ve ülkenin tepe noktasındakiler; adil ve dürüst olmadıkça, aşağıdaki kademelerden dürüstlük ve doğruluk yönünde ameller ve icraatlar bekleyemezsiniz…
X
Kısaca şöyle söyleyebiliriz:
“Öğretmen nasılsa, sınıf öyledir…”
Doğan grubu’nun önde gelen gazeteleri, Maliye’nin 3.7 milyar lira ceza tahakkuku olayından sonra, açıkça ve göründüğü gibi belirgin biçimde yön değiştirip “uslu çocuk” konumuna geldiler…
Bu durum, gruptaki gazetelerin köşe yazarlarından öte, genel yayın yönetmeni Ertuğrul Özkök’ ün faaliyet sahası üzerinde ne hazindir ki açıkça görülebiliyor…
Hürriyet artık yirmi – yirmi beş günden bu yana, AKP hükümetini rahatsız edecek manşetler atmıyor ve bu yöndeki konuları ön sayfalarına taşımıyor…
Kısaca Amiral Gemisi Hürriyet’te, maalesef hizaya getirilmiş durumda…
xxx
İnternet medyası olmasaydı, bu konuları okuduğunuz bu satırlarda olduğu gibi cesaretle hangi yazılı basın sayfalarına taşıyabilir ve tartışabilirdi?...
Zülfü Livaneli Bey, yanılmış ve büyük hataya düşmüş durumda…
İnternette yazanlar; onun tanımladığı gibi kompleksli, yarım yamalak, gazetelerde iş bulamayan takımından değil; onun gibi büyük, trajı yüksek gazetelerde yazan, patron bağımlısı ve güdümlüsü köşe yazarlarından farklı olarak fevkalede üstün niteliklere sahip basın mensuplarıdır…
Sayın Livaneli ve sizin gibi yüksek tirajlı gazetelerde kaymaklı köşe kapmışlar:
Sizler aldığınız 40-50-75- 100 bin lira gibi muhteşem maaşlarınızla böyle cesaretli yazılar yazamazsınız. Çünkü sizler ne denli yadsısanız da, “astronomik maaşlarınızın” esirisiniz ve patron bağımlısınız… İktidar kuklasısınız…
Patronlarınızdan izin almadıkça, cesaretli, gerçekleri yansıtan, astronomik aylıklarınızı tehlikelere atacak, yönetimleri eleştirip halk yanlısı yazılar yazamazsınız!...
Ve devran bildiği gibi dönmeye devam eder…
Ölen ölür kalan sağlar bizim olur…
BURHAN ÖZBEY
burhanozbey41@gmail.com