BAŞBAKAN, KÖŞE YAZARLARI VE MAAŞLARI
“Başbakan Tayip Erdoğan”, söyledikleri ve bazı icraatlarıyla, inanıyoruz ki ileride dikkat çeken şahsiyetinden ötürü, tarihin önemli sayfalarında yer alacaktır…
“Siz bu işten ne anlarsınız? Bunu ulemaya soracaksınız!”
“Ben Ergenekon’un savcısıyım”
“Danıştay’ın kararı ideolojiktir”
“Bu gazeteleri (Doğan Grubunun) almayın”
“Köşe yazarları az yazmalı eskiden hafta da bir yazarlardı.” Vs…
Son olarak ne söylemişti “Kızgın bakışlı” Sayın Başbakanımız?
Köşe yazarları az yazarsa, hafta bir yazarlarsa, işler daha iyi gider, türünde bir söylemde bulunmuştu…
“Bülent Arınç” ne demişti?
“İktidar olmak zordur, insanı yorar. Bakın Tayip Bey o civanım insan ne hale geldi. Gözaltları torbalaştı”
Normaldir…
Bir Genel başkan ayni zamanda başbakan, tutup ta falan ilin filan ilçesine partisinden kim başkan olsun türü işlere kadar inerse, her işi uhdesinde toplayıp, yönetimdekilere fırsat vermezse, tabiî ki ne halden ne hale gelir!
Bugün Sayın Başbakan, hem partisi adına hem de ülke deki tüm dinamiklerin açısından tam bir “korku insanı” oldu. Gavurun(!) dergisi ve yazarı boşuna yazmadı onun için “Haşin Bakışlı Başbakan” diye…
Bir Başbakan, “Ergenekon” davası için bol bol konuşurken, “Deniz Feneri” davası söz konusu olunca, tek kelime bile konuşmaktan kaçınırsa, konuşmaya kalkanlar için de; tam bir “korku insanı” olursa, o ülkede demokrasi ve özgürlükten söz edilebilir mi? Başbakan’ın objektif ve tarafsız davrandığına inanabilir misiniz?
X
Şimdi bizler kendi çapında acizane köşe yazarları olarak her gün bu köşede okurun karşısına çıkmakla “Sayın Başbakan”a göre hiç de hayırlı iş yapmıyoruz… Tabi bizim gibi ülkede ki sayıları binlere ulaşan köşe yazarları da ayni “hayırsızlığı(!)” yapıyorlar…
Olmuyor “Sayın Başbakan”; olur olmaz söylemlerinizle de olsa her şeye müdahele etmeye kalkarsınız, fiziksel gücünüz de sinirleriniz de iflas eder…
Siz, “kriz bizi teğet geçti” diyorsunuz; eski Maliye bakanınız Kemal Unakıtan, zatıalinizi kastederek “onu teğet geçmiştir” diye basına yansıyan açıklamalarda bulunuyor… Birlikte yola çıktığınız en yakın çalışma arkadaşınız bile şahsınıza karşı kızgın ve sitemli…
KÖŞE YAZARI MAAŞLARI:
Gelelim şimdi köşe yazarı maaşlarına…
Zaman zaman bu köşelerde ortaya attığımız bir sav var.
Maaşı on binlerle ifade edilen köşe yazarlarının, halktan yana olması çok zor ve nadirdir.
Haber 3.com dan Selin Akıncı “Sözcü Gazetesi”nde iki buçuk aydır köşe yazısı yazmakta olan ünlü köşe yazarı Emin Çölaşan’a soruyor:
“Sözcü’ den ne kadar maaş alıyorsunuz?
“Açıkça söyleyeyim sana. 15 bin lira alıyorum. Para veremeselerdi de yazardım ama. Öyle rahatım ki burada. Yazılarım sansürlenmiyor, hemen hemen her gün ilk sayfadan giriyor. Kendini ‘cambaz’ olarak nitelendiren Ertuğrul Özkök ilk sayfaya asla koymazdı Bekir’le bizim yazılarımızı ilk sayfaya asla koymazdı”
“Emin Çölaşan”, gerçek anlamda bir halk yazarı. Patronlara kuyruksallayan, iktidarlara yalakalık yapan bir kalem değil… Bildiğimiz kadarıyla başını önüne eğdirecek bir açığı ve insanı zaafı yok… Aldığı aylık eski parayla ayda 15 milyar lira… O parayı fazlasıyla hak ettiğini düşünüyoruz…
Ya ötekileri…
Bugün yüksek trajlı gazetelerin genel yayın yönetmenleri ve “sütre gerisindeki” sözde kahramanlık gösteren ünlü köşe yazarlarının aldıkları aylıklar, yani bir ayda, 30 gün de aldıkları para ne kadar? “25 binlerden başlayıp 75 – 100 bin liralara kadar dayanan astronomik rakamlar…”
Şimdi bu zatı muhteremler; “korkunç rakamlı” maaşlara imza atarken, önce “muhteşem servetlerini” düşünmeden nasıl, halktan, doğrudan, ezilenden, sürünenden yana gerçek anlamda tavır alabilirler. Onların yaptıkları sadece “sırça köşklerdeki” yaşamlarını her ne pahasına olursa olsun garantiye alıp sürdürmek… Hiç kuşkunuz olmasın gerisi umurlarında değil…
SONUÇ:
Sayın Başbakan’ın, kendi sağlığı açısından, sakin, sükunetli bir yaşam ve çalışma içerisinde olması, hem şahsı adına hem de temsil ettiği ülke halkı adına çok daha hayırlı olacaktır. Aksi halde aşırı stres bir gün mutlaka yapacağını yapmış olur…
Hadi Sayın Başbakan, kendi yandaşı olan gazeteci ve yazarlar dışında öbür yazarlara inanmıyor ve önem vermiyor bunu biliyoruz. Peki dış basında hakkında yazılan “Haşin Bakışlı Başbakan” yakıştırması ve uyarısına da “onlar işine baksın hafta bir kez yazsınlar” mı diyecek?
Ünlü ve astronomik maaşlı köşe yazarlarına gelince…
Her şey ortada, söyleyeceğimizi söyledik.
Başka ne söyleyebiliriz ki?
BURHAN ÖZBEY