O günlerde, gazeteciler Cemiyeti dahil bu işi hiç yadırgamadılar. Üstelik bu olayın bir post Modern Darbe nedeni ile olduğunu da çok iyi bildikleri halde. O zaman iktidar kurup, iktidar kaldırmaya çalıştılar.Yıllanmış politikacı Ecevit bile ölmeden ölmüş muamelesi gördü. Kimse tık demedi. Tetikçilerini gazladılar.
Başbakan da bunları çok iyi bildiği için,' Benim aleyhimde yazın ama kurumlar arası dengeyi bozmayın 'diyor.Bu dengeyi bozunca ekonomi bozuluyor.
Bu iş medya patronlarının Demirel ile birlikte askere selam çakmaları gibi olkmuyor. MİT i avuçlarında yöneten Mesut Yılmaz gibi de sürdürülmüyor.
Zira Mesut Yılmaz bizzat isim vererek susturuyordu. Bunu defalarca eşim Mehmet Barlas'a uyguladı.
O pijamalı ev sahiplerinin veziriydi..
Ona merkez medya ağzını açmadı.O sırada Tayyip Erdoğan'ı içire sokmaya çalışıyorlardı.
Soktular da..
Şimdi bu başbakan da biz de çok iyi biliyoruz ku medya patronlarının etiği pek olmaz, menfaatleri daha öndedir.Bu neden ile hemen kıvırırlar ' ben yazarlara laf geçiremem' diye.Ama kovarlar.. Hem de ihale karşılığı için bile olsa.
Başbakan Kasımpaşalı, çekirdekten politikacı..Adım adım , hapislerden geçerek ilerledi..
Keşke o ortamı germeyi seven köşe yazarları gerçek muhalefet yapabilse. AK Parti'nin yapamadıklarını çıkarıp, yaptıklarına da birselam çakabilse.