Son Haberler
27.05.2012 Pazar 15:50
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAŞBAKAN YARDIMCISI ÇİÇEK VE BAKAN ÇAĞLAYAN OSTİM'DE ÜRETİCİLERLE BULUŞTU
20.08.2010 19:36
ANKARA (İHA) - Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Cemil Çiçek, GAP Projesi'nin 3 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlayacağını belirterek, "Eğer siz kalkınıyorsanız, bu arada birilerinin de ayağına basıyorsunuz demektir. Bu ayağına bastıklarınız birden fazlaysa bunların bir ülkeyi geride bırakmak, gelişmesini engellemek, içe döndürmek, iç kavgaları körüklemek adına kullandıkları sopanın, kullandıkları enstrümanın aletin adı bugün terördür. İşte Türkiye terör vesilesiyle, daha hızlı gelişebilecekken
bugün birçok noktada bazı sıkıntıları yaşamıştır, yaşamaktadır" dedi.
Başbakan Yardımcısı ve Devlet Bakanı Cemil Çiçek ile Devlet Bakanı Zafer Çağlayan OSTİM'de işadamları, üreticiler ve sanayicilerle buluştu. Çiçek, yaptığı konuşmada, Pakistan'da yaşanan sel felaketine değinerek, 10 milyon dolar nakdi yardım, 2 sahra hastanesi ve 40 personel ile 3 kargo uçağının gönderileceğini, Genelkurmay Başkanlığı'nın da 2 nakliye uçağını tahsis ettiğini söyledi.
OSTİM bölgesinin takdir ettiği bir mektep, külliye olduğunu söyleyen Çiçek, "Türkiye üretim, ihracat ağırlıklı bir politika yürütüyor. İnce iğneyle kuyu kazacağız, içeride ve dışarıda bunu pazarlayacağız, üretim yapacağız ve katma değer yaratacağız. Sonuçta Türkiye'yi bugünkü durumundan daha iyi bir konuma getireceğiz" şeklinde konuştu.
Türkiye'nin 2010 yılında 1980 yılında yaptığı yıllık ihracatı 10-12 günde yaptığını, kendilerine yakışanın bunu 1 günde gerçekleştirmek olduğunu belirten Çiçek, "Bununda bir kısım ön şartları var. İlk şartı, bölgede huzurun, barışın, kardeşliğin, istikrarın olmasıdır" dedi.
Yarıştığı ülkelerle kendini mukayese etmek, kendi üstündeki ülkelerle yarışmak ve makası kapatmak zorunda olduğunu belirten Çiçek, Türkiye'nin tasarrufunun yüzde 16 ve bununla yüzde 5 kalkınma sağlayacağını fakat Türkiye'nin diğer ülkelerle arayı kapatmak için her yıl yüzde 7 ve daha fazla kalkınması gerektiğini söyledi. Bunun yolunun yerli üretime önem vermekle olacağını ve aynı zamanda yabancı yatırımcıyı Türkiye'ye çekmekle olacağını söyleyen Çiçek, akıllı politikalarla, kendi çıkarlarımızı da
hesaplayarak bu yatırımları gerçekleştirmek olduğuna değindi.

"PROJE 3 MİLYON 800 BİN KİŞİYE İSTİHDAM SAĞLAYACAKTIR"
GAP Projesi'nin önemine değinen Çiçek, şunları söyledi:
"Proje 3 milyon 800 bin kişiye istihdam sağlayacaktır. Türkiye'yi ikiye katlayacaktır. Milli gelirde hem üretimde hem ihracatta hem de bölgeler arası dengesizliğin ortadan kaldırılmasında Türkiye önemli bir merhale kat etmiş olacaktır. Ama Türkiye'nin teröre harcadığı para 300 milyar doların üzerindedir. Bu projenin 10 katının ülkenin birliği ve dirliği muhafaza etmek adına harcamıştır, harcamaktadır. Eğer siz kalkınıyorsanız, bu arada birilerinin de ayağına basıyorsunuz demektir. Bu ayağına
bastıklarınız birden fazlaysa bunların bir ülkeyi geride bırakmak, gelişmesini engellemek, içe döndürmek, iç kavgaları körüklemek adına kullandıkları sopanın, kullandıkları enstrümanın aletin adı bugün terördür. İşte Türkiye terör vesilesiyle, daha hızlı gelişebilecekken bugün birçok noktada bazı sıkıntıları yaşamıştır, yaşamaktadır. O nedenle terör örgütü, ne güneydoğudaki kardeşlerimizi, ne bir başka yerdeki insanlarımızı, vatandaşlarımızı değil, kimin hesabına çalışıyorsa onların menfaatini
temsil ediyor. Eğer güneydoğu insanının menfaatine çalışmış olsa 2 yaşındaki çocuğu katleder mi? 15 Ağustos 1984, bu kanlı çetenin eylem yaptığı tarihtir. Katlettiği insanlara bakın 2 yaşında çocuk var, 2 yaşında... Kendi insanı sözüm ona, eğer öyleyse, iddiası doğruysa. Hamile kadınları, 80'lik insanları kurşuna dizdi. Bu nasıl temsildir ki kendi insanını öldürüyor, masum insanları katlediyor, ondan sonra barış diyor, demokrasi diyor, akla gelebilecek ne kadar yalan varsa bunları arka arkaya söylüyor."
Bakan Çiçek, Türkiye'nin 1. sınıf ülke düzeyine geldiğini, G20'nin içinde bulunduğunu, G7'nin parçası olmayı hedeflediğini kaydederek, böyle bir ülkenin 1. sınıf demokrasiye ihtiyacı olduğunu, aksi takdirde yol alamayacağını söyledi. Türkiye'nin anayasa değişikliği paketiyle önemli bir dönemeçten geçtiğini ifade eden Çiçek, "82 anayasasının dönemin koşullarına göre hazırlandığını, tüm tarafların anayasanın değiştirilmesi gerektiğine inanıyorum. TÜSİAD'ın, TOBB'un, Türk-İş'in, Hak-İş'in, DİSK'in daha önce
anayasa değişimi gerektiği yönünde talepleri, açıklamaları bulunduğunu hatırlatırım" dedi.
Mevcut anayasanın, çıkarıldığından bu yana 28 yıl içinde 16 kez değişikliğe uğradığını belirten Çiçek, anayasanın kullanım süresinin geçtiğini, Türkiye'nin yepyeni bir anayasaya ihtiyacı olduğunu söyledi. Türkiye'de 11 günlük hükümetler kurulduğunu belirten Çiçek, hatta kendisisinde 11 günlük bir hükümette Sağlık Bakanı olarak göründüğünü söyledi. 2007 yılında anayasa taslağı getirdiklerini fakat bu değişiklik parti kapatma davasını getirdiğini ortaya koyan Çiçek, Meclis Başbakanı'nın değişikliğin
Meclis'te gerçekleştirilmesi yönünde görüş belirttiği, komisyon kurulmasını istediğini fakat CHP'nin buna sıcak bakmayıp, üye göndermediğini söyledi.
"Her işten hükümetleri sorumlu kılacaksak, her işten de bir şekilde hükümetin yetkili olması lazım" diyen Çiçek, "Benim yetkili olmadığım bir işin hesabını ben nasıl vereceğim. Birincisi budur. Bu değişikliğin özünde bu var" diye konuştu.
Türkiye'de temsili değil, katılımcı demokrasinin esas olduğunu, sivil toplumun söz sahibi olmasının önem taşıdığını belirten Çiçek, Ekonomik Sosyal Konsey'in oluşumunu örnek göstererek, "Odalar Birliği, TİSK bunu (pakete) koymanız lazım dedi. Bu iş dünyasının talebidir. Şimdi siz talep ettiniz biz koyduk, bunun 'hayır' denilecek neresi var, yanlış olan neresi var" şeklinde konuştu.

DEVLET BAKANI ÇAĞLAYAN
Devlet Bakanı Çağlayan da, OSTİM'in en büyük KOBİ laboratuarı olduğunu söyleyerek, "Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanlığı yaptığım dönemde Sayın Başbakanımızın Başbakanlığı döneminde Sayın Başbakanımız tam 15 kere ASO etkinliklerinde bulunmuştur. Bu son derece önemlidir. Gerçek kamu-özel diyalogu hakikaten bu dönemde, bizim dönemimizde Sayın Başbakanımız döneminde ortaya çıkmıştır" dedi.
OSTİM'in yeşil bina yapımında da dünyaya örnek olduğunu ifade eden Çağlayan, "Bugün OSTİM dünyanın en büyük markalarına, şirketlerine, otomotiv başta olmak üzere sizlerin yapmış olduğunuz ürünler ihraç edilir ve o ürünler orada kullanılır. Türkiye'nin gerçek ihracatçısı sizlersiniz" ifadelerini kullandı.
Hükümetin Eylem Planı'nda ihracatın arttırılacağı, enflasyonun tek haneye düşürüleceği gibi birçok şeyin olduğunu söyleyen Çağlayan, "Bunlar geçmişte de vaat edildi. Bunları sanayici olarak hep destekledik. Bunlar başarıldı. Ummadığımız, beklemediğimiz şeyler başarıldı. Ne yapacağını bilen, her türlü istişareye açık, kimlerle hangi konuyu konuşması gereken ve konusunda uzman kişilerden oluşan bir hükümettir. Yıllardır bizim o dönemde ihtiyacımız olan siyasi istikrarla bunlar sağlandı. Eğer Türkiye bu
başarımları elde etmişse, bunun birinci sebebi siyasi istikrardır. Siyasi istikrarın arkasından ekonomik istikrar ve sizin girişimci ruhunuzdur. Bu istikrarı, gelişmeyi sizinle birlikte yaptı, özel sektör yaptı" şeklinde konuştu.
İhracatçıların döviz kuru değerlenmesini yaşadıklarını, sanayicinin kemiğine kadar baskıyı hissettiğini söyleyen Çağlayan, şunları söyledi:
"Senin her yükseltmiş olduğun faiz, kur üzerine baskı yapıyor, benim ihracatçım 8 sene önceki kurla ihracat yapmak zorunda kalıyor. Asıl Türkiye ithalat cennetine dönüyor. Bu yüzden Türkiye ciddi bir cari açık, dış ticaret açığı baskısı altına giriyor."
Çağlayan, döviz kurunun sebebini Para Politikası Kurulu olarak işaret ederek, Türkiye'nin ithalatla bir yere gidemeyeceğini, üretime dayalı ekonomik modelle, daha fazla Ostim'le, müteşebbis ile hedefleri yakalayacağını belirtti.
Referandum konusunda ise Çağlayan, AK Parti'nin projesi olmadığını, darbecilere yargı yolunu açacak, seçmenlerin oylarını gasp edilmeyeceğini söyledi. Çağlayan, Anayasa değişikliği ile işadamları için yurtdışına çıkışın serbest olacağını, Ekonomik ve Sosyal Konsey'in Anayasa güvencesi altında olacağını söyledi.
(AUÖ-ÖZ-Y)


20.08.2010 19:36:28 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.