Son Haberler
27.05.2012 Pazar 15:54
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BAŞBAKANIN ÇAĞRISI
Başbakan Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında, daha çok terör üzerinde yoğunlaşırken, halka soğukkanlı olması uyarısında bulundu. Erdoğan, "Terörle mücadele konusunu siyasetçisi de iş adamı da yatırımcısı da aydını da medyası da kendi meselesi olarak görmeli" dedi. 01.07.2010 09:40

 

SABAH.COM

Ulusa Sesleniş konuşmasında "Daha fazla demokrasi terörün sonunu getirecek" diyen Erdoğan, OHAL çağrılarına "Bu, öfkeyle değil şefkatle çözülecek" yanıtı verdi

Başbakan Tayyip Erdoğan, Ulusa Sesleniş konuşmasında terörün Türkiye'yi içine çekmeye çalıştığı şiddet sarmalına girmeyecekleri mesajını verdi. Terörle mücadelede sertlik çağrılarına karşı çıkan Erdoğan "Bu mesele öfkeyle, şiddetle, sloganla, hamasetle çözülebilecek bir mesele değildir. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak bu şiddet diline, bu çatışma kültürüne teslim olmayacak, aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla yitirmeyeceğiz" dedi. Terörle mücadelede hükümet ve güvenlik güçlerinin yanısıra muhalefet, işadamları ve medyanın da elini taşın altına sokmasını isteyen Erdoğan şu mesajları verdi: 

 

DAHA FAZLA DEMOKRASİ 

 Bunun sadece hükümetin ya da güvenlik güçlerinin değil, bir bütün olarak Türkiye'nin meselesi olduğunu iyi bilmemiz lazım. Bu ülkenin siyasetçisi de iş adamı da yatırımcısı da aydını da medyası da bu meseleyi kendi meselesi olarak görmek, o bilinçle meseleye yaklaşmak zorundadır. Bu mesele öfkeyle, şiddetle, sloganla, hamasetle çözülebilecek bir mesele değildir; aklıselimle, şefkatle, anlayışla, kararlı ve samimi gayretle çözülebilecek bir meseledir. 

 Yıllarca bölgede olağanüstü hal uygulandı, yasaklarla ne terör geriledi, ne kayıplar azaldı. Aksine bölgede hem gerilim arttı, hem yoksulluk arttı, hem adaletsizlik arttı, hem de şartlar teröre çok daha elverişli hale geldi. 

 Terörü bir yöntem olarak kullananlar, çatışma kültürünün, şiddetin, öfkenin kendi ekmeklerine yağ süreceğini gayet iyi biliyorlar. Çünkü terör ancak bu gerilim ikliminde kendine zemin bulabiliyor. Biz terörle mücadelenin ilk şartının bu oyuna gelmemek olduğunu biliyoruz. Şunu herkes bilsin ki devlet olarak bu şiddet diline, bu çatışma kültürüne teslim olmayacak, aklıselimimizi ve soğukkanlılığımızı asla yitirmeyeceğiz. 

 Biz terörün sonunu getirecek olanın daha fazla demokrasi, daha fazla adalet, daha hakça bir paylaşım, daha dengeli, daha yaygın bir kalkınma olduğuna inanıyoruz. Bu kanlı oyunların hedefi, milletimizin birliği ve beraberliğidir; bu topraklarda asırlardır var olan kardeşlik hukukudur; barış iklimidir. Bu meseleyi el ele, gönül gönüle vererek hep birlikte çözeceğiz. 

 (İsrail'in gemi saldırısı) Bu hadise sadece Türkiye için değil, sadece o gemilerde vatandaşı bulunan ülkeler için değil, bütün bir insanlık için tarihe geçecek bir zorbalık örneğidir. Hükümet olarak ilk günkü hassasiyetimizle konuyu takip etmeye devam ediyoruz. Tarihi boyunca adil olmaya, adaletin sancağını en yüksekte tutmaya ahdetmiş bir milletin temsilcilerinin bu karanlık gidişata seyirci kalması beklenemez. 

 (Eksen kayması) Belli bir bölgeye, belli meselelere saplanıp kalmış bir dış politika anlayışımız yok. Biz her bölgeye, her ülkeye, her soruna, barış ve dostluk zemininde, aynı sıcak ve akılcı yaklaşım içindeyiz." 

haberin linki http://www.sabah.com.tr/Gundem/2010/07/01/siddet_diline_teslim_olmayiz

 

YORUMLARINIZ
İyimser - 01.07.2010 14:55
K - 01.07.2010 13:08

Allah(c.c) ismi yalın olarak ve
küçük harfle yazılmaz.Genel bir isim
değildir.Kişileri bile saygı sıfatıyla yazanlar
bu hatayı nasıl yaparlar?
İyimser - 01.07.2010 13:56
Allah herkese akıl-fikir vermiştir lakin kimimiz
hiç kullanma gereği duymayız, kimimiz % 10, kimimiz % 20'sini kullanırız.Bu oran her halükarda % 30'u geçmez.Bu sebeple dinimiz “Akletmez misiniz, düşünmez misiniz!” uyarıları yapar.Hep düşünmeye, akletmeye çağırır.Kayıtsız şartsız teslimiyeti kabul etmez.
Bizde kabul edemediğimiz için bu teslimiyetçi siyaset ve siyasetçilerle mücadele
etmeyi bir vatandaşlık görevi sayarız.Bir partiye destek vermiş olsak bile oyumuz
ipotek altında değildir.Gönlümüz onlardan daha mükemmel hizmet sunabilecek
siyasetçiler arar;Ama içinde bulunduğumuz dönemde maalesef başka alternatifimiz de
yoktur.Çömelmek veya dik durmaktan bile rant bekleyen anlayışa aklı olan ne der?
Bu anlayışa geçit verip oyunu “çömelmek-dik durmak” seviyesine indiren seçmene
ne der?Tek kelimeyle; Güler!
Bakalım bu dirayetsizliği gösterebilecekler mi?
Eğer gösterirlerse ağızlarıyla kuş tutsalar dönüp bakan namerttir.


K - 01.07.2010 13:08
Eğriyi doğruyu kısaca sorgulama yapmayan sadece düşünmeden teslimiti kabul edenlere allah akıl versin .Çünkü yaratan onlara da akıl vermiştir.
İyimser - 01.07.2010 10:25
Not:Başka bir konu başlığı için yazdığım yorumu
bu haberin altına alıyorum.

------------

Fethullah GÜLEN ABD'de zorunlu olarak "Gurbet" hissi ile dolu mütevazı bir hayat sürmektedir.Bazılarının hayallerini bir tatil ülkesi olarak süsleyen ABD onun için hicret ettiği bir ülkedir, sadece.Ülkesinin her vilayetinden getirmiş olduğu topraklarla vatan hasretini bir nebze olsun gidermeye çalışarak hayatını sürdürmektedir.Bütün bunlara rağmen hala isminin başına Mr. sıfatı getirerek onu eleştirmeye çalışanlar ülkesine dönmemekte ne kadar da haklı olduğunu göstermektedirler.O ülkesinden bu kadar uzakta olduğu halde fitneleri orayı bile bulabilen insanlar olduğu sürece dönmesinin ne anlamı var ki?
Dönmemesi bile ülkesini ne kadar sevdiğinin, ülkesinin huzur ve sükunu için kendisini feda ettiğinin delili değil midir?Müslüman olması şart değil, bir ateist bile onu tanıdığı zaman hayranlığını gizleyememektedir.Hani derler ya "Kişi bilmediğinin düşmanıdır" diye.Onu bu denli eleştirenler ya ortaya koyduğu hareketi baltalamak ya da savaş taraflısı belli bir senaryonun içinde oldukları için bunu yapmaktadırlar.Aynen ülkemizde Cumhuriyet tarihinin en başarılı iktidarına bu denli haksız saldırılarda olduğu gibi.Öyle ya bir ülkenin kuyusunu kazmak istiyorsan ya bu ülkedeki başarısız iktidarları sonuna kadar destekleyeceksin, ya da başarılı iktidarlara vatan hainliği derecesinde suçlamalar yönelteceksin.İşte ülkemizde cereyan eden olaylar da tam bu minvalde olaylardır.Şuna eminim ki ülkemizde, kendine bahşedilecek bir koltuk uğruna müstemleke olmaya bile rıza gösterecek siyasilerimiz var.İçinden geçtiğimiz terörün zirve yaptığı bu kritik dönem bunun delilidir.Ülkenin sükun ve selameti için siyasilerimiz bir takım aşırı hırs ve isteklerini bile frenleyememektedirler.Öyle komik gerekçelerle terörün önlenmesi için yapılmak istenen görüşmelere imkan vermemektedirler.Halbuki bir an evvel çözüm bulunması bir ferdimizin bile ölümünü engelleyecekse bunu ertelemenin hiçbir insani gerekçesi olamaz.Utanmadan “Daveti kabul etmeyiz” “Cumhurbaşkanı davet etmeli” gibi gerekçelerle fikir teatisini bile engelleyenler bundan sonra şehit olacak genç fidanların şehadetinden sorumludurlar.Halbuki mütevazı bir davranışla her tür görüşmeye, bir tek gencimizin bile şehit olmaması adına katılmak icabet etmez mi?Ortada bir insanın canı varken sen nasıl gururunu, kibrini ortaya koyarsın.Böylesi günlerde bile mutabakat sağlanamaması devlet adamlığı ciddiyetine aykırı değil mi?
Millet telefon başında askerdeki oğlu için gelebilecek şehadet haberi için endişe ve üzüntü
ile beklerken yapılan tartışmaya bakar mısınız;“Cephede çömeldi, çömelmedi”.Birileri de gidip çömelmeyecekmiş.Bunun ciddi, ciddi oy getireceği hesabını yapabiliyorlar, utanmadan.
Size İstanbul’un fethi sırasında hristiyan din adamlarının “Melekler erkek mi, dişi mi? tartışmalarını hatırlatmıyor mu?Bu kadar aymazlık, düşüncesizlik ancak karanlık senaryolarla
bir koltuğa oturtulan siyasilerle olur.Şu an en büyük tehlike terör, bölücülük demeyin; en büyük tehdit aklı selim siyasetçi eksikliğimizdir.Maalesef iktidar alternatifsizliği devam etmektedir.
Allah (c.c) bu türden siyasilerin iktidarından ülkemizi korusun!


Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1