BAŞBAKAN’IN YOLSUZLUK TEMİNATI
Sayın Başbakan’ın
7 Şubat 2008 tarihinde Ankara’da
“Türkiye’de Yolsuzluğun Önlenmesi İçin Etik Projesi”
Başlangıç konferansında yaptığı konuşmadan:
“Biz iktidara gelirken yetimin,
garibin, gurebanın hakkını
koruma teminatıyla geldik.
Devletin hazinesine giren
tek bir kuruş bile
bizim için kutsaldır ve emanettir.
Bizim hükümet olarak
ne kamuda ne de özle sektörde,
en küçük yolsuzluğa dahi
müsamaha göstermemiz,
hoş görü göstermemiz
asla söz konusu olmamıştır, olamaz da…
Kim hukuksuzluğa ve yolsuzluğa
tevessül ederse,
kendisini yargı karşısında bulur,
cezasını çeker.
Kimsenin yaptığı yanına kar kalmaz.
Çünkü yolsuzluk, nitelikli, nitelikli dolandırıcılık,
nitelikli hırsızlık demektir.
Burada bizler,
sivil toplum örgütlerinin de
denetimini özellikle istiyoruz.
Onların denetimine bizler muhtacız.
Bizler bu konuda alacağımız destekle,
onlardan bize gelecek bilgiyle,
belgeyle bu işi çok daha rahat
ve hızlı bir şekilde
takip etme fırsatını bulacağız.”
(Başkan – Cemal ACAR – İsim Yay.
Baskı Şubat 2011-sayfa Önsöz X)
Sayın Başbakan!
Konuşmanızın içtenliğine
teminat açıklamanıza,
inanmak durumundayız.
Çünkü zatı aliniz
bu ülkenin Başbakan’sınız..
Ancak, her şeye karşın
vatandaşlar olarak pek çoğumuz,
ülkedeki yolsuzluk iddialarından
fazlasıyla rahatsızız!...
Örneğin:
“Deniz Feneri” olayı, (davası demiyoruz).
yaşanan gerçek olaya bakıyoruz.
Zira davanın tarafsız ve yansız olarak
yürütüldüğüne kesinlikle inanmıyoruz
ABD’li 3M firmasının Türkiye’de
belediyelere dağıttığını adeta
bağıra bağıra ilan ettiği,
milyon dolarlık rüşvetler konusunda,
aradan neredeyse 6 ay geçti.
konu hakkında ne yapıldı bilinmiyor.
Soruşturma açıldı diye haberler çıksa da
arkası gelmedi.
Türkiye’de kimler,
hangi belediyeler,
3M firmasından rüşvet aldı
bugüne kadar
ne yazık ki, öğrenebilmiş değiliz…
Öğreneceğimiz konusunda da
umutlu değiliz…
Kayseri Belediyesi’nde ki rüşvet olayı
açık ve şeffaf olarak çözümlenmedi.
Vatandaş hala bu belediye’de
yolsuzluk yapıldığına dair bir kanaat içinde…
CHP Genel Başkanı’nın
size göndermiş olduğu belgeyi (rüşvet defterini)
hava civa diye niteleyerek,
mülkiye müfettişi göndermek gibi bir yönelimi bile
gereksiz buldunuz…
Cumhurbaşkanı Abdullah Gül gibi
peşinen ve subjektif olarak
“kefilim” türü “iftira atıyorlar” diyerek,
peşinen “aklama” hüküm verdiniz…
İşte bu ve yaşanan pek çok olay
sokaktaki vatandaşı
elan çok rahatsız ediyor…
Yönetiminize karşı, ciddi ölçüde
güven eksikliği yaratıyor…
Son olarak…
İETT’de uzun yıllar
Genel Müdür Yardımcılığı yapmış olan
Cemal ACAR’’ın Şubat 2011 ‘de
“İsim Yayınları”ndan çıkan
“Bir Şehir Efsanesinin Çöküşü -BAŞKAN”
adlı gerçek belgelerle dolu
208 sayfalık kitabı bizleri,
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde
meğer neler neler oluyormuş biçiminde,
tüylerimizi ürpertici,
fena halde kafa karışıklığına sevk etti.
Kitabı Başbakan olarak,
zatıalinizin ve herkesin
hatta tüm vatandaşlarımızın okumasını
içtenlikle tavsiye ediyoruz…
25 yıl devlette müfettişlik/başmüfettişlik
Ve Teftiş Kurulu Başkanlığı yapmış olan
eski bir denetçi olarak,
kitabı okurken ve okuduktan sonra,
kitapta aktarılanlardan,
fazlasıyla rahatsız olduğumuzu, üzüldüğümüzü
samimiyetle belirtmek isteriz.
Düşüncemizi ve önerimizi saygıyla
yüce makamınıza arz ederiz…
Tabiî ki, gerisi size kalmış bir şey…
BURHAN ÖZBEY