LONDRA, 27/07(BYE)--- BBC News'in 27 Temmuz 2010 tarihli internet sayfasında, Laura Kuenssberg imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Ankara çıkışlı haberin özet çevirisi şöyledir:
Diğer milletvekilleri tatile çıkmak için bavullarını hazırlarken, İngiltere Başbakanı David Cameron ve kabine arkadaşları çok daha farklı türden bir yolculuğa çıkmaya hazırlanıyor.
İktidarının ilk birkaç ayında Fransa, Almanya, Afganistan ve Obama'nın Beyaz Saray'ına yaptığı ziyaretlerden hoşnut olmayan İngiltere Başbakanı, bu hafta küresel öneminin arttığını ve İngiltere'nin daha yakın ilişkiler kurması gerektiğini düşündüğü iki ülkeye hevesle seyahat edecek.
Salı günü Cameron Türkiye'de kendini göstererek Türkiye'nin AB üyelik başvurusuna yardımcı olmak için mücadele sözü verecek. İngiltere her zaman Türkiye'nin AB hevesini diğer AB ülkelerinden daha fazla destekleyen bir ülke oldu. Cameron'ın bu nedenle özellikle Fransa gibi ülkelerin tavırlarına gözle görülür bir şekilde tepki göstermesi bekleniyor. General De Gaulle'ün İngiltere'nin AB'ye girmesine karşı tavrından bahsederek "Kulübün dışına itilmenin nasıl bir şey olduğunu biliyoruz." diyecek.
Fakat Cameron neden Türkiye'yi destekliyor? Türkiye'nin yalnızca haritadaki konumu bile Cameron'ın Türkiye ile daha yakın ilişkiler kurma hevesini kısmen açıklıyor. İngiltere Başbakanı yüzünü hem Doğu'ya, hem de Batı'ya dönmüş Türkiye'nin coğrafi konumunun kendisine "eşsiz bir etki alanı" sağladığını savunacak.
70 milyonu aşan genç nüfuslu Türkiye'nin ekonomisi güçlenirken, büyümesinin de 2017'de Hindistan'daki büyümeyi geçmesi bekleniyor. Türkiye aynı zamanda Batı'ya giden petrol ve doğal gaz boru hatları için önemli bir kavşak.
Dolayısıyla hem ekonomik, hem de siyasi nedenlerden dolayı Türkiye ve İngiltere arasında daha yakın bir dostluğun neden çekici olduğu apaçık ortada. Ancak ortada, olası gizli tehlikeler de var.
Türkiye, Kıbrıs ile tam diplomatik ilişki kurmaya hazır olmadan AB'ye giremez. Ayrıca ülke geçenlerde İran ile birlikte yeni BM yaptırımlarına karşı oy kullandı. Bunlara rağmen David Cameron, Türkiye ile ülkesinin dostluğunu geliştirmeye kararlı görünüyor. Ancak onun güçlü desteği, ülkeyi Avrupa kulübünün tam bir üyesi olmaktan alıkoyan engelleri kaldıramaz.