Son Haberler
27.05.2012 Pazar 17:08
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BDP MANİSA'DA ANAYASA DEĞİŞİKLİK PAKETİNE BOYKOT MİTİNGİ DÜZENLEDİ
04.08.2010 20:42
MANİSA (İHA) - Kapatılan Demokratik Toplum Partisi'nin (DTP) siyasi yasaklı eski Genel Başkanı Ahmet Türk, "Bu ülkede Kürtler özgürleşmeden, demokratik değişiklikler gerçekleştirilmeden, demokratik özerklik Türkiye'nin gündemine gelmeden Türkiye demokratikleşemez, Türkiye demokratik bir anayasaya kavuşamaz" dedi.
Barış ve Demokrasi Partisi (BDP) Manisa İl Teşkilatı tarafından12 Eylül'de yapılacak referandumda oylanacak olan anayasa değişiklik paketini boykot etmek amacıyla Horozköy pazar yerinde bir miting düzenlendi. Mitinge Ahmet Türk, BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık, DTP'nin siyasi yasaklı eski Diyarbakır Milletvekili Aysel Tuğluk ve çok sayıda partili katıldı. Türkiye'de bir referandum yapılacağını hatırlatan Ahmet Türk, "Bu referandumda gerçekten hukuk tartışılmıyor, demokrasi tartışılmıyor, ezilen,
sömürülen, zulüm gören Kürt halkı tartışılmıyor. Kılıçdaroğlu diyor ki '12 Eylül'ün mağduru benim' arkasından başbakan konuşuyor diyor ki '12 Eylül'ün mağduru benim.' Ama zulüm gören, zindanlarda yaşımını yitiren binlerce Kürt, cezaevlerinde, gözaltında her türlü işkencelerle karşı karşıya kalan mazlum Kürt halkına yapılan zulmü hiç kimse dile getirmiyor. Bu anayasada Kürtlerin varlığından dahi söz edilmiyor. Ve diyorlar ki 'Biz demokratik bir değişiklik yaptık' peki hala bu Kürtleri inkar
ederseniz, yok sayarsanız, baskıyla susturmaya kalkarsanız, sizlerin onlara inanmayacağınızı biliyoruz. Bu ülkede Kürtler özgürleşmeden, demokratik değişiklikler gerçekleştirilmeden, demokratik özerklik Türkiye'nin gündemine gelmeden Türkiye demokratikleşemez, Türkiye demokratik bir anayasaya kavuşamaz. Aslolan, 12 Eylül anayasasının tamamının değişmesidir. İnkarcı, asimilasyoncu anlayışlara son verilmesidir. Böyle bir anayasayı elbette destekleriz. Kürtlerin kafasını karıştırmak isteyen mantıklara da asla
'evet' demeyiz" diye konuştu.

"PARMAKLARIN İSMİ VARKEN KÜRTLERİN İSMİNDEN SÖZ ETMİYORSUNUZ"
Başbakan Erdoğan'ın bir konuşmasında 'Kürtler ve Türkler bir elin beş parmağı gibidir' dediğini ifade eden Türk, parmaklarını göstererek, "Bu parmak baş parmaktır, bu parmak şehadet parmağıdır, bu parmak orta parmaktır, bu parmak yüzük parmağıdır, bu parmak serçe parmağıdır. Demek ki parmakların bile isimleri var. Parmakların ismi varken Kürtlerin isminden söz etmiyorsunuz, inkar ediyorsunuz. Demokratik bir anayasa için mücadele veren bizleriz. 12 Eylül'ün mağduru bizleriz. 12 Eylül'ün anayasasından en
fazla zulmü gören bizleriz. Biz bunun değişmesini istiyoruz. Bugün 12 Eylül anayasasına baktığımızda 42. maddede 'Türkçe'den başka bir dil kullanılamaz' diyor. Bu Kürt dilini inkar eden bir madde. Biz bunun değişmesini istedik ama reddettiler. Yine anayasanın 66. maddesinin değişmesi için öneri getirdik. Bunu da reddettiler. Peki 66. madde ne diyor? 'Türkiye Cumhuriyeti'nde yaşayan herkes Türk'tür.' Hayır diyoruz, bu ülke farklı kimliklerle, farklı kültürlerle bir araya gelmiş bir bahçedir diyoruz.
Kürtlerin inkarını esas alırsanız, biz size inanmayız, güvenmeyiz, demokrat olamazsınız" dedi.
Yaklaşık 10 dakika süren konuşmanın ardından BDP heyeti Turgutlu ilçesine hareket etti. Parti otobüsünde BDP'li Baydemir'in 'Özerklik istiyoruz' açıklamasına yönelik bir açıklamada bulunan Türk, "İstediğimiz özerklik, halkımızın her alanda yönetime katılmasıdır. Her alanda kendini ifade edebilecek bir anlayıştır. Avrupa'daki demokratik özerk yerel yönetimler yasası neyse bizim istediğimiz de öyledir" şeklinde konuştu.
Bir gazetecinin Tunceli Belediye binasının 3. katında bulunan zaman ayarlı bombaya ilişkin sorusunu yanıtlayan BDP Muş Milletvekili Sırrı Sakık ise, "Türkiye'nin toplumsal duygularıyla oynanmak istendiğini hepimiz görüyoruz. Daha önce İnegöl'de, sonra Hatay'da olanları hepimiz gördük. Baydemir ile ilgili basına yansıyan Tunceli'deki bomba Türkiye'de toplumun dokusuyla oynanmak istendiğinin bir göstergesidir. Bu bomba patlamış olsaydı çok vahim şeyler olurdu. Onun için sorun çözülmeden bu tür şeylerle karşı
karşıya olacağımızı biliyoruz. Acilen Kürt sorununun barışçıl bir şekilde çözülmesi gerekir. Yani bu yarayı kaşıyan ve bu yaradan nemalanan kesimlerin olduğunu biliyoruz. Kan ve şiddetten beslenen siyasi odakları biliyoruz. Onun için hepimiz sağduyunun saflarında saf tutmalıyız. Barışı ülkemize bir an önce ülkemize getirmek için çaba sarf etmeliyiz. Parlamento bu yaşanan birkaç günlük süreci değerlendirerek olağanüstü toplanmalı ve hem İnegöl hem Dörtyol ile ilgili bir an önce bu sorunu ortadan kaldıracak
bir projeyi topluma sunmalı" diye yanıtladı.
(ÖND-EA-Y)



04.08.2010 20:41:32 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.