Beklenmedik...
Erken yıkık, bezgin duruşlu; kazak rengi yeşil üstü biraz kir, kavruk yüzü iki masmavi noktalı, elleri kremsiz, çatlak, göğüsleri dolu dolu, ruhu yeni filizlenmiş kızın; aramızda bir sohbet yokken, durup dururken, ben sağa, o öbür tarafa bakarken, - lakin arada gözlerimi kaçırırken üstüne -, muhtemel kendiyle, içinde, ruhunda cebelleşirken, ayarı kaçmış sesinin patlamasıyla tanıştık; hayatı sorgulayan haliyle...
‘Başaramayacağım, anlayamayacağım herhalde...’ diye ufak ufak taşlarken kendini, çehresinin aldığı acıklı ifadeyi bir daha, bir başkasında görmek istemezdim doğrusu...
Sararmış masumluğuna neyse böyle çizikler atan, ansızın o soruyu sordu:
‘Nedir beklenmedik, ne beklenmez, neden hep bir beklenmedik beklenir, kötü beklenmedikler hep çok mudur iyi beklenmediklerden, nedir beklenmedik!..’
Dolmuş beklerken, hakikaten hiç beklemediğim bir soruydu... Cevaplamak da gerekirdi, yüzü o kadar acıklıydı ki...
Beklenmezleri anlatmaya çalışayım önce... Hazır yaşında müsaitken tam...
Aşk beklenmez mesela!.. Öyle ya, ansızınlıktır özelliği... Bazıları dünyasını alt üst eder insanın...
Dostun düşmanlığı, düşmanın dostluğu hiç düşünülmez, hele ruh gözlerin henüz çipil çipilken...
Terk edilmek aniden, çalıverir kafayı duvarlara...
Yalnızlık beklenmez mesela... Umutsuzluk, huzursuzluk, mutsuzluk...
Ölüm beklenmez örneğin...
Bilmek başka beklememek başka...
Tüm beklenmedikler kötü değildir fakat...
Yine aşk beklenmez mesela!.. Öyle ya, bazıları uçurur da uçurur göklerde bir ömür boyu...
Adalet terazisinde denge umulmaz hiç, ama biri çıkar kefeleri ayarlayıverir...
Vefa, tahayyül edilebilir bir duygu değildir artık, fakat bir şey olur yanılırsın ölümüne...
Çok sevdiğinin seni, senin onu sevdiğinden çok sevmesi de hayal edilir değildir, ama olur...
Huzur, mutluluk, umut...
Duyguların çift yönlülüğünü unutmamak gerek...
Kötüsüyle, iyisiyle bir toparlamak lazım şimdi...
Yaşamak için beklenmez... Kötü beklenmedikler yüzünden hayat bekletilmez...
Onun, bunun beklenmedik(!) söyledikleri, yaptıklarıyla bir de...
İyi beklenmedikler yüzünden, genişleyip genişleyip kötü beklenmediklere zemin oluşturulmaz...
Bir de unutulmaz kulak küpesi; beklenmezliği unutmaktır yaşarken, beklenmedik her şeyin müsebbibi...
Zira, insanın hep bir beklenmediği vardır, hayatı tam kavrayamadığı ve hayata güvenmediği için...