Son Haberler
27.05.2012 Pazar 18:43
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BERLİNER ZEİTUNG: TÜRKİYE ORTA BÜYÜKLÜKTE BİR GÜÇ
30.06.2010 19:00

BERLİN, 30/06(BYE)--- Tirajı günde 157.500 olan liberal eğilimli Berliner Zeitung'un 30 Haziran 2010 tarihli sayısında, Thomas Schmid imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:

Türkiye, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan ilk ülke olarak 1949 yılında İsrail devletini tanıdı. Bu ülke şimdi hava sahasını İsrail'in askerî uçaklarına kapattı ve Tel Aviv Büyükelçisini geri çekti. Bunun haricinde kaba ifadeler kullanılıyor. Uzun yıllardan beri devam etmekte olan harika bir dostluk sona mı eriyor? Gazze'ye yardım götüren bir gemiye gerçekleştirilen ve dokuz Türk'ün hayatını kaybettiği saldırıdan sonra iki ülke arasındaki ilişkiler aşırı ölçüde gerilmiş durumda.

Ancak birçok şey, Türkiye ile İsrail'in bir soğukluk döneminden sonra, -her iki tarafın da çıkarına olduğu için- tekrar birbirine yakınlaşacağına işaret ediyor. İsrail, Türkiye'ye insansız keşif uçakları satmaya devam etmek istiyor. Türkiye ise bölgesel güç olarak konumunu sağlamlaştırmak ve İsrail-Arap anlaşmazlığında ara buluculuk rolünü sürdürmek istiyor. Bugün uluslararası alanda çok fazla ölçüde tecrit edilmiş olan İsrail, yakında bu konuya tekrar ilgi duyabilir.

Türkiye gelecekte Arap dünyasına bugüne kadar olduğundan daha fazla ölçüde yönelecektir. Dengeler uzun zamandan beri değişmiş durumda. Türkiye, Sovyetler Birliği'nin çöküşü ve blok mantığının sona ermesinden sonra komünizme ve Orta Doğu'ya karşı bir ileri karakol olma rolünü kaybetti ve kısa bir süre sonra etrafının artık düşmanlarla değil, pazarlarla çevrili olduğunu gördü.

Erdoğan, Türkiye'nin Avrupa, Kafkaslar ve Orta Doğu arasındaki konumunu bir şans ve Müslüman nüfusa ve laik bir yapıya sahip olan ülkesini Doğu ile Batı arasında bir köprü olarak gördü.

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu yeni dış politikayı, üniversitede profesör olarak görev yaptığı sırada hazırladı. Davutoğlu "stratejik derinlik" konseptinden söz ediyor. Bu konsept esas itibarıyla uzlaşma, ticaret, anlaşmazlıkların asgariye indirgenmesi ve komşu ülkelerle iyi ilişkiler kurulması temeline dayalıdır.

Türkiye'nin Müslüman dünyasına açılması, Batı'ya sırtını çevirmesi anlamına gelmemektedir. Erdoğan sürekli olarak, ülkesini AB'ye taşıyacağını vurgulamıştır. Ancak bu artık mutlak önceliğe sahip olan bir hedef değildir. Türkiye'nin son yıllarda birçok AB politikacısından gördüğü kaba davranışlar, bu ülkenin yeni dış politikasında güçlenmesini sağlamaktadır.

Türkiye, Arap dünyasıyla ekonomik ilişkilerini sağlamlaştırdı. Rusya ve Orta Asya'dan petrol ve doğal gaz Anadolu üzerinden Avrupa'ya sevk edilmektedir. Ankara, Orta Doğu'daki birçok anlaşmazlıkta dürüst ara bulucu olma potansiyeline sahiptir. Türkiye ne denli güçlenirse Batı ve AB için o denli değerli hale gelecektir.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.