Boğazımda bir el, ben sıkmasını istedikçe boynumda gezinmesi, annemin azarıma, tahkirime karşı hala analık yapmayı sürdürmesi gibi bir ısrarla seviyorsun beni biliyorum…..
Bayramı, giyinip cillop gibi takımlarını sevdiğinin karşısına çıkmak olarak algıladığını da biliyorum. Fakat sevmenin en doğal bu yolu bu olmamalı. Ramazanın başladığı günü artık son günaha açık olduğumuz gün diye beni öpmen kadar son günü, artık yine günah kapıları bize açıldı diye beni araman değil sevmek.
Bir yüzük demiştim hani sana. Onu bulmak için sokak sokak gezdiğini söylemiştin ya, onun kadar yapmak istediklerinin kurşunlandığı bir kovada toplamayacaktın sözlerini. İbadetlerinin çikolata sosu olan yalan, aslında bir ‘amel’ şekli de alabilirdi ve bu da benim yalanım olabilirdi.
Bir yemek demiştim hani sana, çatalın, bıçağın ve mumların şahitliğinde, masanın altında ayak uçlarımızın da uzun uzun bakışma fırsatı bulacağı bir buluşma anı... Madem birlikte yaşayacağımız bir deniz yok, o zaman deniz anası, süslü taşlar, sünger ve sahte yosunlarla yaşayabileceğimiz sahte bir deniz ortamı yaratmamıza neden mani oldun? Şimdi de dokuz ay ayrı kaldığın benden, bir bebek süresini, bir can vaktini, bir hayat zamanını hiçe sayarak yeniden görüşmek istiyorsun. Olmaz öyle şey. Sen sevdan için kırk koyun kesip, kırk köyü doyurup, kırk akvaryum suyu değişip, kırk gün düğün yapacak hale gelmedikçe kefaretini ödeyemezsin aşkının. Sonra da Allah’a el açacaksın ben,”Sana inanıyorum”diyene kadar.
Ama bir umudun var, beni sırtına alarak geçirdiğin o köprü hatırına, hızla giden arabaların altına attığım telefonun hatırına, karşılığını vermeye kıyamadığın tokatlar hatırına, çık gel dediğim saat ne olursa olsun yanımda olman hatırına, beni uzaktan seyretmekle hasretini, özlemini kimseninkine benzetememem hatırına, kovulmana, ayağına sıkılmasına rağmen soluğu hep yanımda alman hatırına, tek bir kişinin onayını almadan bu aşka baş koyman hatırına, beş parasız beni kaçırma planları yapman hatırına ve daha bir sürü şey hatırına değmez mi baklavadan bir keski sunmaya?
Belki kalbi bütün değildin ama büyüktü aşkın
Belki kalbin doğru değildi ama doğruydu farkın
Belki kalbin miracı değildin ama miracıydın hakkın
Belki kalbin dostu değildin ama dostuydun halden anlayanın
Belki kalbin ilacı değildin ama zehiri de olmadın aşkın