Takımın başında dünya arenasında tanınan bir isim Lemerre, yanında Türk futbolunun gelecek vadeden teknik direktörleri arasında gösterilen Ümit Özat, sahadaysa Wassel, Geremi gibi kariyer sahibi isimler, Sapara gibi dünya futbolunda yıldızı parlayan bir yetenek. Ne beklersiniz? Rakibi yoran, yenilse de takdir toplayan, izleyenlerin beğenisini kazanan bir takım değil mi? Ama nerdeee? Ne doğru düzgün bir organizasyon, ne hırs, ne mücadele, ne de seyir zevki. Benim merakla beklediğim Ankaragücü G.Saray karşısındaki futboluyla koca bir hayal kırıklığıydı. Belki uzun vadede harcanan emeğin karşılığı alınabilir; ama bu maçtaki hal, hal değil!
2. yarının en az gol yiyen takımıydı A.Gücü. Geride kalan maçlarda yenen gollerin tümünü bu maçta gördü kalesinde. Maçın daha başında yapılan defansif hatalar F.Bahçe’nin puan kaybıyla maça oldukça hırslı başlayan G.Saray’ın ekmeğine yağ sürdü. Goller maçın başında gelince çözüldü başkent ekibi.
DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLDU
Keita yaptığı iki asist ve attığı golle sahanın yıldızıydı. Pozisyon fakiri tatsız maçın tadı oldu Fildişili. Uzun bir aradan sonra sahalara dönen Milan’a attırdığı goldeki çabası görülmeye değerdi. Çok değerli bir hoş geldin hediyesiydi bu asist. Baros da hırsı ve attığı golle göz doldurdu. İleriki haftalarda Jo ile aralarında tatlı bir rekabet yaşanacağının sinyallerini verdi Çek golcü.
Geremi Real ve Chelsea günlerinin çok gerisinde. Eski Geremi’yi mumla arattı desek yeridir. Akılda kalan tek hareketi Keita’ya yaptığı asistti. Hep Keita mı yapacak asistleri biraz da ben yapayım dercesine sahada yürüyen takımının fişini çekti. Sapara’dan çok daha farklı bir performans bekliyordum. O da kötüler arasında yerini aldı. Beklentilerin oldukça gerisindeydi. Metin Akan da oyuna girer girmez sakatlanınca zaten ter idmanı yapan G.Saray defansının rahatı kaçmadı.
G.Saray bu sonuçla önemli bir avantajı cebine koymuş oldu.
enginkonca@gmail.com