Bir kadın tanıdım;
Bir barın gürültülü ortamında, dışarıda berbat sisli bir Ankara akşamı vardı. Bir de yalnızlık vardı yanıbaşında. Çevresine bakınıp duruyordu boş gözlerle. Güzeldi, hakkını veremiyordu taşıdığı adı; Adı Bilgeydi. İki aşkı anda yaşamaya başlamıştı, anlayışı, güveni sevgilisiyle, cinselliği sevgilisinin arkadaşıyla. " Sana ihtiyacım var, benim için bana rağmen savaş benimle" diyordu. Terk edilmeden saniyeler öncesinde..
Bir kadın tanıdım;
Liseden yeni mezun olmuş üniversiteye başladığı ilk gün kendisine güzel olduğunu söyleyen biriyle intikam almak için 8 yıl birlikte olmuş bir kadın tanıdım. Onlarca kere ayrılmış onlarca kez birleştirilmişti, herşeye sıfırdan başlayarak. Herşey sıfır sıfıra başlamıyordu elbette. Bir tarafta aşk çetelesine çizgiler artarak devam ederken, diğeri birde kalıyordu her zaman. Aslında hiç sevmedim dediğinde " Aşığım ama seni terk ediyorum." geliveriyordu terk edilmeden saniyeler öncesinde..
Bir kadın tanıdım;
Pırıl pırıl bir yürek, heyecan dolu gözler, muhteşem seven kalbi vardı, "Evet aradığım sensin.. Hadi gel birlikte olalım diyen " Hayır yanıtı kabul etmiyordu. Her gece tam 12'de telefon ediyordu ailesinden gizlenerek. Amaç sevgililik değildi, daha çok babalık, abilik, öğretmenlikti. Ama öylesiye körelmişti ki gözleri kadının HERŞEYİ yapmaya hazırım diyordu. Daha 16 yaşındaydı. " Eğer ben isteseydim senin yaşında çocuğum olurdu " denildi. Terk edilmeden saniyeler önce..
Bir kadın tanıdım;
Daha 16 yaşındayken Türkiye'nin tanınmış biriyle başlamıştı kadınlık yaşamına. Ailesinden uzak kalmak için başka şehre okumaya gelmişti. Sesi çok güzeldi, konservatuar da öğrenciydi, yaşamak için barlarda şarkıcılık yapardı bazan. Her akşam iş çıkışı aynı bara gider bir kadeh kırmızı şarapla gecelik sevgilisini arardı. Bir de yetmez iki tane olsun tatminsizliğinin bahanesiydi. Kendini arap asıllı birine kapatması yaparak kurtuldu sorunundan. Aşk mı? gereksiz duyguların en başında onun için, kendisi için kavga edenleri zevkle izlerken yakalandı. Terk edilmeden saniyeler önce...
Bir kadın tanıdım;
Delicesine aşık olduğu bir adamı annesi istemiyor diye terk eden. Ne güzel başlamıştı herşey. Çılgınca bir sevgi, güven ve anlayış. Ama herşeyi yönetmeye meraklı anne figürü bozuverdi yuvayı. Bugün buraya gidilecek, bugün bununla görüşülecek, bana ev al. Yalanlar, iftiralar, kıskançlıklar dağıtıverdi güzelliği. Kız annenin isteklerinden yalanlarında mutsuz, kapattı kendini dünyaya, erkek ne kafası yerinde, ne işi nede yaşamı düzeldi, Anne de mutsuz, yönetemediği damadı elinden ucuverdi yanında tek MAL varlığı kızıyla birlikte. Terk edilemediler henüz, en azından mahkemeleri devam ediyor..
Bir kadın tanıdım;
Evlenmeden olmaz diyen biriyle evlenince olmaz diyen birinin arkadaşlıklarını gördüm. Söyleyecek söz bulamıyorum onlar için. " Hayırlı işler bol güneşler " denildi. Terk edilmeden saniyeler önce..
Bir kadın tanıdım;
Yaşamının en hareketli döneminde tecavüze uğramış biri. Bilmiyordu bunu kimse ne ailesi ne en yakın dostları, sadece ben. Çocuğunu düşürüp terapist'ine hipnozda söyleyene kadar anlatmıyor olanları. Terapist'in önerisiyle 10.000 km yol alıp geliyor ülkeye. Görüşürüz, o gün olanları konuşuyoruz, göz yaşlarımız birbirine karışıyor. Sonra dönüyor yeni dünyaya, yeni dünyasına. Tek ses tek seda yok. Her şey anlaşılıyor. O günün bütün anılarıyla yüzleşilmesiymiş mesele. Boşaltılıyor içini kadın. 10 yıllık sır, acı, nefret ve bir kaç damla gözyaşı ile terk edip gitti ...
Süleyman Şahin Çetin