Dönsem bile dönsem bile…
Biliyorum, geberdiniz beni okumadan geçirdiğiniz yaklaşık 6 ay süresince…
Soluğunuz kesildi bazen…
Bazen eliniz, ayağınız sebepsiz yere uyuştu…
Çarpıntınız arttı ansızın, adrenalin hormonunuzu üşenmeden her Allahın günü salgılayan beziniz bozuldu… (Bezin adını vermek istemiyorum, bu ara sakatatlarla aram iyi değil, adını bile anmayacağım)
Hastanelere koştunuz, sistem değişmiş, muayene olamadan döndünüz…
Eczaneye gittiniz, SGK’yla aralarının nane limon olduğunu öğrendiniz, bunun üzerine el elde baş başta tıpış tıpış borç bulmaya uğraştınız…
Edirne’ye gittiniz artizlik yapmaya, derdiinizi anlatamadan gümbürtüye gittiniz dayak yiyip geldiniz… Ya da anne babanız sizi te ve den izleyip, ensenizden tutup eve getirdi… Edirne’yi protesto için Kars’ta canlandınız, ‘bir vurulsak bin doğarız’ edasıyla, olmadı, orada sopa değil ZOPA yediniz…
Bazı Roman okurlarım sigaranın sağlığa zararlı olduğunu biraz acı da olsa sonunda anladı…
Yeni yıla her zamanki gibi minnacık zamlarla girdiniz…
Teröristler rahat durmadı… Yine şehitlerin arkasından ağladınız…
Derin Devlet’in adının karışmadığı olay kalmadı… ’G noktası’ araştırması derinleşti...
Mustafa Balbay cezaevinden çıkamadı…
Açılımın, açılamamak üzere olduğu görüldü…
Kendine Kürt diyenler azdı, Aleviler diş gösterdi, Türkler Allah Allah sesleriyle palaları salladı, pompalıları patlattı…
Sınırlar kalktı ama beklendiği gibi Paris, Londra, Viyana’yla değil, Lübnan, Suriye, Irak’la… Neyse azimle sıçan taşı delermiş…
İsrail iktidarı değişti ve yeni gelen hükümet bize karşı en şahin isimlerden birini Dışişleri Bakanı olarak atadı… Her fırsatta bu adam vazifesini yapıp, bizim devletimize geçirmeye çalıştı… Daha dün ‘Türkiye İsrail’e vaaz verecek son ülkedir’ dedi…
Obama’nın saçları biraz daha beyazladı…
Çoğunuz işsiz kaldınız…
Kapı zili çalma, yan bakma davasına delikanlılar öldü…
Lodos yine yine yine canlar aldı…
Ekmek kavgası, 5 yaşına kadar düştü… 5 yaşındaki Bedrettin, aşağı yukarı aynı yaşta mendil satıcısı iki çocuk tarafından ölesiye dövülüp yol kenarına atıldı…
TEKEL işçileri TEK EL’i protesto etti… Ediyor, edecek de galiba… Neyse bu işler anlıktır, sabah bir bakmışsınız al gülüm ver gülümle çözülmüş her şey, işçi hükümet kuzu sarması canciğer…
İtfaiyeciler, YANGINI VAR YANGINI VAR hoppidiğini, Nurhan Damcıoğlu’ndan sonra başka bir hançereyle yorumladı, yorumluyor bir süre daha yorumlayacak gibi gözüküyor…
Ertuğrul Özkök’ün, Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliğine vedası nihayet gerçekleşti… Başta Engin Ardıç, Umur Talu, Ahmet Kekeç olmak üzere birçok 28 Şubat mağdurunun en önde gelen isimlerinden Mehmet Ali Birand, Cengiz Çandar ve Mehmet Barlas’ın içinin yağları eridi…
Kanalturk, Bugün Tv ve Bugün gazetesi sahibi Akın İpek yine Milliyet’i, Vatan’ı, Star Tv’yi alır gibi yapıp almadı…
Engin Ardıç yine sövdü yine sövdü yine sövdü, bu kadar aydın olunca laf bir yerde tükeniyor tabii…
Müge Anlı katilleri yakalamaya devam etti…
Ekranda başka kamera arkasında başka evlendirici başı E.E, herkesi kandırmaya devam etti… (E.E kısaltmamla hangi nidayı vurguladığım anlaşıldı umarım)
Seda Sayan, söz dinlememesinin faturasını ekranlara veda ederek ödedi… Ne güzel de isim bulmuştum yahu ‘Yalnız Değilsiniz’!.. Neyse Seda, ‘Yalnız Değilsin’!..
‘Geniş Aile’ yazıldı… Senaristleri, Zekayi’yi, Mürsel’i veee Domuşuk’u gözlerinden öperim…
Daha çok var, yazsam Hıncal Uluç’un sayfası bile yetmez bana vallahi…
Zaten aklıma geldiği gibi yazdım, kronolojik sıralama yok ona göre kafanız karışmasın ya da bana geçirmeye kalkmayın…
Bana gelince;
Benim işler hala toparlanamadı…
Başarısız bir yıl geçirdim hele son 6 ay facia…
Ama umudum baki, KOZMİK aramalar yapmaya devam ediyorum bu koca dünyada, kısa hayatımda…
Sansür ve ben…
Bazı yazdıklarıma lazımlık lazım şüphesiz…
Lakin yazamadıklarımı düşününce dünyanın bir kubura dönmesi işten bile değil…
Bir kere ben…
Bir kere ben, sizin buyurduğunuz gibi biri değilim…
Sizin gibi hiç değilim bir kere…
Hoş, istediğim gibi biri de değilim, hiç olmazsa bir kereliğine…
Bir kere kendim gibi bile değilim…
Herşeyden önce bir kere, her şeyimin kereliğinden mustaribim…
Bir kere olsun, anlatabildim ümidindeyim…