Farmakognozi ve Fitoterapi Derneği üyesi Dr. Özgür Göknel, vitamin, mineral ya da vücut geliştirici ürünler haricinde, şişmanlık gibi herhangi bir sorunun giderilmesi için kullanılacak bitkisel ürünlerde de Sağlık Bakanlığı’nın izninin aranması gerektiğini söylemiş.
Sayın Göknel doğru ama eksik söylemiş. Sadece şişmanlık için kullanılması tavsiye edilen ürünler değil, tüm vitamin, mineral, doğal beslenme destek ürünleri de eczanelerde eczacı denetiminde satılmalıdır.
Bilindiği gibi Türkiye’de bitkisel ürünlere, vitamin ve mineral içeren tablet, kapsül ya da toz karışımlara Tarım ve Köyişleri Bakanlığı ile Sağlık Bakanlığı ruhsat ya da satış izni veriyor.
Yalnız bizde değil tüm dünyada ‘bitkisel ürünler, vitamin, mineral ve doğal besin desteklerinin faydaları olmasa bile hiç değilse zararlı olmadıkları şeklinde yaygın bir inanış var.
Oysa Amerika Gıda ve İlaç Dairesi FDA tarafından yayınlanan bir analizde, bu tür reçetesiz satılan ürünlerde bulunan 800’ den fazla bileşenin bulantı ve kusmadan zehirlenme ve intihar teşebbüsüne kadar birçok sağlık sorununa yol açabilecekleri bildirildi.
FDA’ nın özellikle de çocuk ilaçlarına konan alkol için çok katı sınırları var, ama bunlar bitkisel ürünler için geçerli değil. Hiçbir ilaçta yüzde 5 üzerinde alkole izin verilmezken bazı doğal tedavi ürünlerinde yüzde 10’ u geçen oranlarda alkol bulunabiliyor.
İçlerinde striknin, arsenik ve yılan zehri gibi kuvvetli toksik maddeler ile dijital ve morfin gibi klasik ilaçlarda kullanılan pek çok bileşik de bulunabiliyor. Bir kısmı ise kanserli veya hastalıklı dokulardan elde ediliyor.
Milyonlarca insanın ‘kansere yakalanmayalım, kalp hastası olmayalım, daha uzun ve sağlıklı yaşayalım’ diye her gün avuç avuç kullandıkları vitamin ve antioksidanların kanser ve kalp hastalıkları riskini azaltmadığı, erken ölümleri engellemediği gibi tam aksine kanser riskini artırabileceği kanıtlandı.
Üstelik bu tür ürünlerin neredeyse tamamının bilimsel olarak kanıtlanmış etkileri olmadığı gibi çok ciddi ekonomik kayıplara da yol açıyorlar.
Gelelim neticeye
Bitkisel veya doğal tedavi diyince, her zaman herkesin pazardan, manavdan alıp yediği işlenmemiş, ambalajlanmamış, doğal haldeki yiyecekler anlaşılmalıdır.
Kahverengi şişelere konmuş eczanelerde satılan ‘bitkisel ilaçların’ gerçek ilaçlardan hiçbir farklarının olmadığı asla unutulmamalıdır.
Doğal tedavi elma yemektir; kuersetin hapı içmek değil. Doğal tedavi balık yemektir, balık yağı hapı içmek değil. Doğal tedavi domates yemektir, likopen hapı içmek değil.
Sağlıkla ilgili ilaç veya bitkisel ürünler mutlaka eczanelerde ve eczacı denetiminde satılmalıdır.
Eczaneler de şampuan, deniz gözlüğü, oje, ruj, terlik, gözlük gibi ilaç olmayan ve sağlıkla ilgisi olamayan ürünleri satmayı bırakmalı, tüm reçeteler kalfa veya çırağın değil eczacının onayı ile verilmelidir.