Son Haberler
27.05.2012 Pazar 17:44
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Biz kabile devleti değiliz"
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ekseninin doğuya kaydığı tartışmalarına yabancı ülkelerin büyükelçilerine verilen iftar yemeğinde yanıt verdi. Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki çalışmalarını sürdürürken, doğuya sırtını dönmesinin istendiğini savunan Erdoğan, "Her ülkeyle görüşmenin gayreti içinde olacağız. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Biz bir dünya devletiyiz kabile devleti değiliz" dedi. 12.08.2010 22:45

(ANKA) - Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin ekseninin doğuya kaydığı tartışmalarına yabancı ülkelerin büyükelçilerine verilen iftar yemeğinde yanıt verdi. Türkiye'nin AB üyeliği yolundaki çalışmalarını sürdürürken, doğuya sırtını dönmesinin istendiğini savunan Erdoğan, "Her ülkeyle görüşmenin gayreti içinde olacağız. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Biz bir dünya devletiyiz kabile devleti değiliz" dedi.
AKP Genel Merkezi'nde Dış İlişkiler Başkanlığı tarafından düzenlenen iftar yemeğinde konuşan Başbakan Erdoğan, hükümetin AB üyeliği yolundaki çalışmalarına devam etmediği ve ekseninin doğuya kaydığı yönündeki eleştirilere yanıt verdi. AB üyeliği konusunda kararlılığın en önemli göstergesinin Anayasa değişikliği paketindeki düzenlemeler olduğuna dikkat çeken Erdoğan, şunları söyledi:
"Türkiye'nin dış politika ekseni değişmemiştir. Türkiye'nin aynı şekilde yönünde rotasında da bir sapma asla söz konusu değildir. Sadece bölgemizde proaktif olmak kronik sorunları masaya yatırıp istişare yoluyla çözmek, diyaloğu, iletişimi her türlü sorunun yegane çözüm yöntemi olarak görmek durumundayız. AB'ye tam üyelik Türkiye'nin stratejik hedefidir. Bir devlet politikasıdır. Hükümetimiz bu stratejik ve tarihi hedefi gerçekleştirmek noktasında en kapsamlı ve en somut adımları atan hükümettir. AB'ye üyelik noktasında toplumumuzdaki en önde gelen heyecanın zaman zaman kaybolduğu bir gerçektir. Ancak kimi zaman toplumda görülen heyecan kaybı hükümetin kararlılığının azalmasından değil AB'nin Türkiye'ye yönelik tavırlarından kaynaklanmaktadır. "

-YÜZÜ BATIYA DÖNÜK TÜRKİYE SIRTINI DOĞUYA DÖNEMEZ-

Erdoğan, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda karşısına artık engeller çıkarılmaması gerektiğini belirterek, özellikle Kıbrıs sorununun kendi ekseninden çıkarılıp Türkiye'nin AB üyeliğine bir engel olarak konulduğunu söyledi. Adada 2010 yılı sonuna kadar kalıcı ve adil çözüm çağrısında bulunan Erdoğan, "Türkiye AB'den uzaklaşmıyor anayasa değişikliği örneğinde de görüldüğü gibi Türkiye AB ile bütünleşme yolunda karlılıkla ilerliyor. Yüzü batıya dönük olan Türkiye'nin sırtını doğuya dönmesi ısrarla bizden isteniyor. Böyle bir şeyi isteme hakkı da kimseye verilmiş bir hak değildir. Hükümet olarak biz dünyanın dört bir yanına yüzümüz açıktır, yüzümüz dönüktür. Gelişmiş ülkelerin sırtını döndüğü herhangi bir kıta var mı? Herhangi bir ülke var mı? Hepsiyle de irtibatları var. Türkiye'nin de dünyanın dört bir yanıyla tabi ki irtibatı olacak. Her ülkeyle görüşmenin gayreti içinde olacağız. Bundan kimsenin rahatsız olmaması lazım. Biz bir dünya devletiyiz kabile devleti değiliz" dedi.

-TALEPLERİMİZİN TAKİPÇİSİYİZ-

Erdoğan, İsrail Büyükelçisi Gaby Levy'nin davet edilmediği iftar yemeğinde, İsrail ile yaşanan diplomatik krize de göndermeler yaptı. Erdoğan, henüz yerine getirilmeyen taleplerin geçerliliğini koruduğunu belirterek, "İsrail hatasını kabul etmeli özür dilemeli ve tazminat ödemelidir. Bu şartlarımızın karşılanması için konunun takipçisi olmayı sürdüreceğiz" dedi.

-TERÖRE KARŞI SAMİMİYET BEKLİYORUZ-

Başbakan Erdoğan, büyükelçiler aracılığı ile ülkelerine terör konusunda mesajlar da gönderdi. Özellikle referandum sürecini baltalamak için son dönemde eylemlerin arttığına dikkat çeken Erdoğan, "Türkiye'nin güvenliğine ve istikrarına olduğu kadar bölgenin ve Avrupa'nın da güvenlik ve istikrarına kast eden terör örgütüne karşı tüm dostlarımızdan daha aktif ve daha samimi bir tutum sergilemelerini bekliyoruz. Bütün uyarılarımıza bütün delillerimize rağmen verdiğimiz belgelere bilgilere rağmen bazı ülkeler tarafından terör örgütüne karşı müsamaha gösterilmesi bizi gerçekten üzmektedir. Açık bir şekilde taşeron olarak kullanılan terör örgütüne karşı dayanışma beklediğimizi samimiyet beklediğimizi artık somut adımlar beklediğimiz hatırlatmakta fayda görüyorum" diye konuştu.

YORUMLARINIZ
Ahmet Aytac - 13.08.2010 06:22
Basbakan AB uyeliginin bir 'devlet politikasi' oldugunu soyluyor. Herseyden evvel bu konu Turk Halki indinde tartismaya acik olan bir konu oldugu gibi, daha Turk Halkinin gundemine gelip islenmis olan bir konu degil.

Acikca soyluyorum, benim bir Turk vatandasi olarak, ulkenin ekonomik kaynaklarini ve bilhassa Turk Piyasasini Avrupanin buyuk emlak sirketleriyle, finans kapital kapasitesi Turkiyeden kat be kat ustun olan AB'nin ticari kuruluslarina kaptirmaya ne aklim razi nede gonlum. Kendi yerli piyasani gelistirmek ve yerli mutesebbuslerine ulkenin ekonomik firsat ve kaynaklarini saglamak sorumlulugu varken, AKP'nin hala AB ile uyelik muzakerellerini surdurmesine, isin aslini anlayan herkez sasiyor. Basbakan, kusura bakmasin ama, Turkiyenin AB uyeligi bir devlet politikasi degil, AKP ye ait olan siyasi bir paravanadir.
abdullah yağan - 13.08.2010 04:53
anayasa değişiklik paketini yabancılara anlattığın gibi türk halkına miting meydanlarında neden anlatmıyorsunuz sayın başbakan.çekincenizmi var yoksa.meydanlarda 12 eylül ve27 mayıstan başka bir laf çıkmıyor ağzınızdan neyi saklıyorsunuz türk halkından.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1