Son Haberler
27.05.2012 Pazar 17:45
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Bize yaptığınızı gelecek nesiller unutmayacak"
Alparslan Türkeş, 12 Eylül döneminde Kenan Evren'e yazdığı mektupta işkencenin boyutlarını gözler önüne seriyor. Sağ ve sol kesimden gençleri idam sehpasına götüren darbe, referandum sürecinde yeniden tartışmaların odağına yerleşti. Türkeş, "Bu, gelecek nesiller tarafından unutulmayacaktır." diyor. 23.07.2010 22:05

Başbakan Tayyip Erdoğan'ın, darbe anayasasının değiştirilmesi için destek isterken okuduğu, 12 Eylül'de idam edilen gençlerin mektupları o dönem yaşanan dramı yeniden gündeme getirdi. Ülkücülerin efsanevi lideri merhum Alparslan Türkeş'in 12 Eylül 1980 darbesinden sonra dönemin Milli Birlik Konseyi Başkanı Kenan Evren'e yazdığı mektup da, yapılan işkencelerin boyutlarını gözler önüne seriyor. Yıllar sonra ortaya çıkan mektubunda Türkeş, "Yurdun birçok yerinde mensuplarımıza ve gözaltına alınan bazı kimselere işkenceler yapılarak bizleri suçlamaya matuf ifadeler alınmaya çalışılmaktadır. Özellikle Ankara ve Adana'da işkencenin kesif olduğu ve ciğerlere hava pompalanmaya kadar vardığı ifade edilmektedir." diyor. Başbuğ, bölücü akımlarla mücadele eden ülkücü gençlerin bölücülükle itham edilmesine ise şu uyarıyla tepki gösteriyor: "Bu, gelecek nesiller tarafından unutulmayacaktır." Zora dayanan beyanlar ve zorlama yorumların adaleti gölgeleyeceğine de dikkat çeken Türkeş, işkenceyle elde edilen ifadelerin mahkemelerce ciddiye alınmayacağına inandığını vurguluyor. Kamu vicdanının ve tarihin bu konuda vereceği hükme işaret ediyor.

Türkeş'in Evren'e gönderilmek üzere yazdığı mektup, dönemin MHP Genel Başkan Yardımcısı Yaşar Okuyan'ın 'O Yıllar' kitabıyla birlikte gün yüzüne çıkmış oldu. Okuyan, mektubun hikâyesini kitabında şöyle aktarıyor: "Türkeş, Evren'e bir mektup göndermeye karar verdi. Türkeş'in gönderdiği ve daha sonra yayımlanan mektup, aslında Kenan Evren'e gönderilecek asıl mektup değildi. Çünkü birincisi Evren'e hiç ulaşmadı. Mektubu Türkeş Bey'le düzelttik ve o mektup 1 Kasım 1980'de Evren'e gitti."

Kirazlıdere Dil Okulu'nda Alparslan Türkeş'le birlikte MHP kadrolarından Nevzat Köseoğlu, Sadi Somuncuoğlu, MSP kanadından Necmettin Erbakan, Recai Kutan, sol kanattan Bülent Ecevit, Doğu Perinçek ve Ertuğrul Günay gibi isimler yatıyordu. Türkeş, tutukluyken yazdığı mektubunda, Kenan Evren'e hitaben şunları söylüyor: "... Zora dayanan beyanlar ve zorlama yorumlar adaleti gölgeler. Bu usullerle elde edilen ifadelerin mahkemelerce ciddiye alınmayacağı muhakkaktır. Ne var ki kamu vicdanı ve tarihin böyle bir hazırlık tahkikatı hakkında vereceği hükümler ve bu gibi tutumların kamuoyunda yaratacağı gerilimi şer kuvvetlerin istismar etmesinden endişe ederim."

Türkeş, ülkücü gençlerin ülkeyi bölen akımlarla mücadele ederken bölücülükle itham edilmesinin çelişki olduğunu anlatmaya çalışıyor mektubunda. "Allah bir, devlet bir, vatan bir, bayrak bir" şiarını yücelten siyasi ve fikri bir hareketi yürüttüğünün altını çizen Alparslan Türkeş, milleti bölmek ithamından duyduğu rahatsızlığı, "Böyle bir hareketin milleti bölmek gibi bir ithama konu yapılması herhalde gelecek nesiller tarafından unutulmayacaktır." cümleleriyle ifade ediyor.

Ülkücüleri cezalandırma gayretinin komünist akımların etkisiyle yapıldığına dikkat çeken Türkeş, 27 Mayıs darbesiyle ilgili, "27 Mayıs hareketi yapıldığında uzak veya yakın dahli olan hiç kimse bu kurtarıcı hareketin Marksist emperyalizm propagandasına ortam hazırlayacağını düşünmemiştir. Komünizm, bu hareketin açtığı gediklerden yararlanarak hayatımıza girdi. Atatürk'ün Türk milli eğitimine gösterdiği muhteva ve hedefler canlı tutulabilmiş olsaydı, 27 Mayıs sonrası bu kadar beklenmeyen neticeler vermezdi." itirafında bulunuyor.

ZAMAN (Erdal Şen)

YORUMLARINIZ
osmanli - 25.07.2010 11:12
ben ülkücü olarak MHPyi tanimakta güclük cekiyorum. ben devlet bahcelinin CHP tarafindan MHPnin icine yerlestirildigine inaniyorum. yoksa felsefeleri bu kadar zit olan ici parti neden siyasette bu kadar birbirlerine benziyorlar anlamak zor. gercek ülkücü lideri muhsin baskani maalesef cok erken kayip ettik. asil ülkücü oydu devlet bahceli degil. ülkücülük bahcelinin tekelinde degil! bahceli gider ama ülkücülük kalir!
Biri - 24.07.2010 15:52
Türkeş sen de müslüman Türkü az yezid ve yahudi davasında az telef ettirmedin.27 MAYIS 1960 ta yahudi-ermeni-emevi ittifakı seni zulumlerinde paçavra gibi kullandılar. Şimdi mezarda boşa çektiğin kürek emeklerine yanar durursun.
xxx - 24.07.2010 15:13
Unuttular bile.Unuttular ki ülkücülere yapılan
o kadar zulüm ve işkenceye rağmen bıraktığınız miras ehil ellere kalmayınca sizin ruhunuzu sızlatan bir
anlayışla sırf Ak Parti düşmanlığını ön plana koyarak
"hayır" deyip darbecilerin sembolikte olsa yargılanmasının önüne geçmeye çalışıyorlar.Acaba partinizin mirasını devralanlar ABD'nin "Our boys-Bizim çocuklar" dedikleri kişilerden midir ki ülkücüleri geri plana atıyorlar?Yoksa bu çelişkili durumun başka bir izahı yok.
liberal - 23.07.2010 23:48
unutmadik unutmayacagiz! TSKnin neler yaptigini kendi halkinin iradesini hice sayarak ilk önce darbe zemini hazirlayip daha sonra darbe yaptigini unutmayacagiz. 12 eylül anayasasini baskilarlar kabul ettiren askerlerin adlarini lanetle anacagiz. hakkimi ben kendilerine helal etmiyorum.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1