(İHA) - İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen ham petrol ve türevi maddelerin toplamının 2 boru hattı kadar olduğunu belirten Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız, bu seviyede devam ettiği takdirde 3 boru hattından geçen kadar boğazların meşgul edileceğini belirterek, düzenleme yapılması gerektiğini söyledi.
"Tanker ile Petrol Taşımacılığının Marmara ve Boğazlar Açısından Çevresel Riskleri ve Bu Risklerin Önlenmesi" konulu toplantıya katılan Bakan Yıldız, "Bu güzel İstanbul'da bir problem var. Bu boğazlarda bir problem var. Bu problemin çözülmesi lazım'' dedi.
Şu anda boğazlardan geçen yaklaşık 150 milyon tonu geçen bir yük olduğunu ve bunun 100 milyon tonu aşkın olan kısmının petrol ve ürünleriyle alakalı olduğunu ifade eden Yıldız, "Bu rakam kendi haline bırakılması halinde daha da artıp gidecek. Konjunktürel olarak dünyada çevre değerlerinin haklı olarak ön plana çıktığı ve bizden daha masum, daha temiz olan nesillerimize geleceğimizde daha iyi bir dünya, daha iyi bir bölge ve daha iyi bir Türkiye bırakabilmek açısından son derece önemli bir değerler
manzumesiyle karşı karşıyayız" diye konuştu.
Hem Karadeniz'de hem Hazar'da hem de dünyadaki petrol ve doğalgaz aramalarının hızla devam ettiğine dikkati çeken Yıldız, ''Bu doğru bir iş. Aramaların arttırılması ve her ülkenin dünya pazarına sunulacak primer enerji kaynaklarını yani petrol ve doğal gaz aramaya çalışması kendi arz güvenlikleri için doğru bir iş. Ancak bunun sevkıyatıyla alakalı yapılacak çalışmaların da bir o kadar sıhhatli yapılması lazım" dedi.
Meksika Körfezi'nde olan kazaya da değinen Yıldız, 500 metrenin üzerindeki derin deniz aramalarıyla alakalı kuyu sayısının 14 bin adet olduğunu, 14 bin kuyunun mutlaka daha teknik, daha teknolojik ve daha dikkatli araştırılması gerektiğini dile getirdi.
Türkiye'nin bölgesi için de aynı şeyin söz konusu olduğunu söyleyen Yıldız, "Bugün, Türkiye'nin önemli ham petrol boru hattı projelerinden bir tanesi Bakü-Tiflis-Ceyhan boru hattıdır. 50 milyon ton kapasitesi var. Kerkük-Yumurtalık ham petrol boru hattının kapasitesi de yaklaşık 70 milyon ton. Düşünün ki İstanbul ve Çanakkale boğazlarından geçen ham petrol ve türevi maddelerin toplamı iki boru hattı kadar. 1990'lı yıllarda hemen hemen tek boru hattından geçen petrol kadardı. Şimdi iki petrol boru
hattından geçen kadar. Bu seviyede devam ettiği takdirde 3 boru hattından geçen kadar boğazlar meşgul edilecek. O yüzden bunun düzenlenmesinin mutlaka yapılması lazım. Biz, boğazları genişletemeyiz, coğrafyasından kaynaklanan bir kısım zorluklar var. Dünyadaki en önemli su yollarından bir tanesi olan bu boğazın 90 derecelik 8 tane önemli virajı var. 7 mile kadar düşen hızla seyreden tankerlerin ve gemilerin burada tek taraflı tek yönlü trafiğini izliyoruz, ama önceden iki yönlü işliyordu bu trafik. Hepimiz
8 bin 500 yıllık İstanbul'un tarihi, kültürel ve tabii güzellikleriyle donatılı olduğunu biliyoruz. Tabi ki bunu söylemek için illaki de bir Türk vatandaşı olmaya gerek yok, her birimiz buna şahidiz. O yüzden yine hep beraber bunu koruyup kollamak durumundayız" dedi.
Bu problemi, toplantıya katılan 20'ye yakın petrol üreticisi veya petrol taşıyıcısı firmalar ve ülkelerle beraber çözmek istediklerini, çözüleceğine inandıklarını söyleyen Yıldız, "Çözülmezse ne olur? Mutlaka yine bir tedbirler paketi konulmak durumunda kalınacak. Bu seyrin, bu haliyle sürdürülebilir olmadığını biliyoruz. Burada son derece profesyonel çalışan firmalarınızın bu çözümün parçası olacağına yürekten inanıyorum" diye konuştu.
Günde yaklaşık 2 milyon varil civarında geçen petrolün bölgenin arz güvenliği ile alakalı önemli bir parçası olduğunu ifade eden Yıldız, "Hem sektörü koruyup kollamak, dünyada daha stabil olmasına çalıştığımız petrol fiyatlarının o korunganlığını sağlamak ve aynı zamanda boğazları korumak. Hem ticari hem idari hem de iradi dediğimiz bütün gerekçelerin, sebeplerin toplandığını bir ortam oluşturmak. O açıdan ben bugün yaptığımız bu toplantının, alternatif çözüm yolları üreterek, iyi bir noktaya varacağımızı
ve daha güzel bir İstanbul'u daha iyi bir geleceğe taşımak için önemli bir dönüm noktası olacağına inanıyorum. Bunun için tabi ki ticari çalışan firmalarımızı biz çözümsüz bırakmamalıyız. İki by-pass boru hattı projesi var, bunlardan bir tanesi Burgaz-Dedeağaç, bir tanesi de Samsun-Ceyhan. 50 milyon tonluk bu tür projelerin aslında fizibilitelerinin de karşılaştırılarak, mutlaka gönüllülük ilkesinin esas olduğu ve yine beraberce çözüm bulacağımız uluslararası ilişkilerden arındırılmamış ve hatta destekleyen
bir ortam oluşacaktır. Bu platform, bunun yeridir, bugün de uygun bir tarihtir. Burada sunulan tebliğler ve yapılan katkıların, çözümün bir parçası olacağına inanıyorum" dedi.