RADİKAL
AKİF BEKİ
Bölücülük siyasallaşıyorsa korkmayın
İspanya’nın Türkiye Büyükelçisi Joan Clos, yaptı bunu.
Üzerinden 4 gün geçti ve hâlâ görevinin başında.
Demokrasimiz, buna hazır değil mi henüz?
Sorun çözme kültürümüz, olgunlaşmadı mı daha?
***
Bazı okurlarımız bile beğenmedikleri yazıya tepki olarak, şiddet ve tehdit diline başvuruyor.
Silahlanmaya her an varız, çünkü siyasallaşamamış bir toplumuz.
‘Sen sus, konuşma!’ denmiş bize.
Biz de birbirimizi susturuyoruz her fırsatta.
Siyasetten korkarak, ürkerek buralara geldik.
Siyaseti öcüleştirerek, siyasallaşmayı en büyük tehlike sanarak harcadık yıllarımızı.
Sorunlarımızı siyasetle çözmeyi öğrenemedik o yüzden.
Yasaklar koyduk siyasete.
Demokrasinin fazlasından kaçtık, azıyla yetindik hep.
Sorunlarımızın siyasallaşmasındansa, silahlanmasını tercih ettik.
Düçar olduğumuz sosyal hastalıkların sebebi, demokrasi ve siyaset eksikliğimizdir.
Çoğunluğumuz, daha fazlasını talep ediyor bugün.
Çekingen, steril, kokmaz bulaşmaz bir siyasete razı olanlarsa, değişime direniyor.
Ezildikçe ceberrutlaşan şiddet müptelalarıyla dolu etrafımız.
Kandan beslenen vampir gibiler.
Rehabilite edemiyoruz, tedaviyi reddediyorlar.
Ama bakın, benzer travmalarından kurtulmuş, psikolojik engellerini aşmış toplumlar var.
Yasaklar ve şiddet sarmalına hapsolmaktansa, özgürce konuşan demokrasiler nasıl başarmış, ona bakın.
***
“42 yıldır terörle savaşıyoruz.
Biz ETA’yı demokratikleşerek izole etmeyi başardık. ETA değişimi engellemek için generalleri öldürdü.
İspanya’daki hapishanelerde 3 bin ETA taraftarı terörist yatıyor. Eli kanlı teröristler arasında ömür boyu hapse mahkûm olanlar var. Af asla söz konusu olamaz. İspanya’dan ayrılmayı savunmak bile serbest, yeter ki silah kullanılmasın.
Teröre yakın partiler, İspanya’da hiçbir zaman yüzde 8-10’nun üzerinde oy alamadı.
Herri Batasuna partisi, terörle ilişkisi yüzünden kapatıldı. Fikirlerini silahla kabul ettirmeye çalışanlar teröristtir.”
İspanya Büyükelçisi Joan Clos, terörü nasıl yendiklerini böyle anlatıyor.
26 Haziran Cumartesi günü, Sabah gazetesinde çıktı.
Haklı olarak diyor ki; ETA ile PKK arasında paralellik kurmak gerekmez.
Çözümü illa BASK modelinde aramak da şart değil.
Kendi koşullarımız
içinde bulunmalı çıkış yolu.
Fakat tartışmasız gerçek şu ki; terörle mücadelede en etkili silah, demokratik açılımlardır.
Terörü dışlayıp yalıtmak için, siyasetin kapısını açmak gerekiyor o topluma.
***
Şüpheniz olmasın, zorluklarla dolu bir süreç bu.
Sabotajlar olacak, önümüzü kesmeye çalışacak şiddet müptelaları.
Bölücülüğün siyasallaşmasına en çok onlar karşı çıkacak.
Çünkü, ‘fikirlerini silah zoruyla dayatmaya kalkışanlara terörist’ denir.
Fikirlerini siyasetle kabul ettirmeye çalışanlar da demokrattır.
Farkları belli olacak.
Biz, demokrasi açığımızı siyasetle kapattıkça, terörün yalnızlığı artacak.
Bölücülük ise, siyasallaştıkça azalacak.
Onun için bırakın, hâlâ kaldıysa içimizde eğer bir miktar, varsın o kadar bölücülük de siyasallaşsın.