Böyle bir Türkiye’de yaşıyoruz
“Damar”da(!) kalmış olan Türkiye için, sarsıcı ve damardan bir haber:
“Pricewaterhousecoopers’ın 2007 Küresel Suçlar Araştırması’na göre her 100 şirketten 36’sının ekonomik suçlara karıştığı Türkiye, dünya yolsuzluk sıralamasında üçüncü ülke konumunda bulunuyor. Bu yolsuzluklardan her birinin şirkete maliyeti 3.9 milyon dolara ulaşıyor.” (Haber1.com – 17 10.2007)
Buyurun buradan yakın…
“Hani damara girilmişti” başlıklı köşe yazımızın daha dumanı tüterken, yeni bir haber, yeni bir sarsıntı ve yeni umutsuzluk!..
Dünya yolsuzluk sıralamasında üçüncü ülke konumundaymışız…
X
Anlamadım! Kim var orada? Kim sesleniyor bize?
“Arkadaş, fazla konuşma, doğruyu ve gerçeği yazıyorum diye kahramanlığa ve Donkişot’luğa soyunmaya kalkma!...
Sonra tepelerden bir talimat gelir senin de ipini çekerler.
Görmüyor musunuz ortada olan biteni!
Kıçı kırık bir yazarsın. Boyundan büyük işlere karışma!
Otur oturduğun yerde.
Sana mı düşmüş ülkenin yolsuzluk sıralamasında üçüncü sırada yer almasının irdelenmesi?
Görmüyor musun, “anlı şanlı” gazetelerimizde ki “anlı şanlı” köşe yazarlarımız,
hükümeti ilgilendiren, üzen haberlerin hiç üzerine gidiyorlar mı,? Böyle konularda köşelerinde yorumlar yapıyorlar mı?
Yorum yapılacak konumu yok kardeşim?
Kuşları yaz(!) Onların gribini yaz(!)
Böcekleri yaz(!)
CHP diye bir parti varmış onu yaz (!)
Sonra her gün böyle yazılar yazılır mı?
Arkadaşım hafta bir kendi kafana göre yaz(!)
Arada bir, yani haftanın 5-6 günü köşende, yağcılığa ve yalakalığa giren yazılar yaz!
İnat etme!
Şurada hepimizin durumu iyi, “tatlı bir hayat” sürüyoruz,, En pahalı şarapları içiyoruz!...
Doğruları yazacağız ya da yazacaksın diye böyle bir düzeni bozmanın alemi var mı?
Bu aralar böyle tehlikeli konuların üzerine gitmenin ne gereği var?
Sonra patronu iyice kızdıracaksın!
Zaten yukarısı ile papaz durumundayız!
Tepedekilerin iyice üstümüze gelmesini mi istiyorsun!
Lütfen kendine gel!
Haddini bil!
Kıçı kırık bir yazar olduğunu unutma!...
Anlandın mı?”
X
Kim sesleniyor bize böyle?
Biz bu seslenişlere bir yerden aşinayız!
Kim kime söylenmişti bu “tarihe geçecek sözleri”
Bir türlü hatırlayamıyoruz!..
Hatırlayamadığımız için;
Kendimizi en üst kattan atacağız vallahi(!)
Yoksa tabancayla mı işimizi bitirsek(!)
X
Tövbe, tövbe!..
Sabah sabah neler saçmaladık yine, böyle bir köşe yazısı yazarak!
Oysa biz bugün sizlere neyi yazacaktık ama kalemimiz bakın yine nereye gitti gördünüz mü?…
X
Yazmayı tasarladığımız konu neydi biliyor musunuz?
Kuşlar “kuş gribi” olmaması için, acaba önceden grip aşı olsalar yararı olur mu?
Bunu kaleme alacaktık…
Toplumsal açıdan son derece yararlı bir konu değil mi?
Kuşlar “kuş gribi aşısı” olsalar, insanlar da “kuş gribi” olmazlardı..
Bol bol ve rahat piliç eti yiyip karınlarını doyururlardı…
X
Sevgili okurlar;
Bundan sonra, her şeyden önce, ülke için asıl büyük sorun olan, “kuş gribi (!)” konusunda “derin ve analitik” yazılar yazarak, kıçı kırık bir köşe yazarı konumuyla, sizlere daha yararlı olacağımı düşünürken;
Kimilerine de “ZARARLI” olmayacağımı düşünüp, tepelere, en tepelere sevgilerimi, selamlarımı, muhabbetlerimi ve saygılarımı yolluyorum.
Her türlü “tatlı yaşam”, güzellikler, bol kazançlar ve büyük servetler onların olsun!
Türkiye yolsuzluk sıralamasında dünyada üçüncü sıradaymış, bana ne ?
Bize ne? Öyle değil mi?
BURHAN ÖZBEY
burhanaozbey@yahoo.com
burhanozbey21@hotmail.com