Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 00:22
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"Bu Anayasa daha kötü"
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, ''Bu Anayasa şu anda elinizde olan hakları dahi elinizden alan bir Anayasadır. Yani bu Anayasa Kenan Evren anayasasından daha kötüdür diyorum'' dedi. 18.08.2010 09:51

AA - Kılıçdaroğlu, ''Referanduma Hayır'' gezileri kapsamında Muğla'da vatandaşlara hitap etti. Kılıçdaroğlu, Eski Otogar Meydanı'nda düzenlenen mitinge, ''Destek verin, güç verin eşkıyalardan, haramilerden bu ülkeyi temizleyelim'' diye başladı.
     Kılıçdaroğlu, ''Eğer bir anayasa, topumun benimsediği ve kabul ettiği bir anayasa ise mutlaka uzlaşmayla hazırlanmıştır. Uzlaşmayla hazırlanmayan bir anayasa dayatma anayasadır. Recep Bey'in getirdiği Anayasa da dayatma anayasadır. Bunu bilginize sunuyorum. Parlamentoda görüşülürken '2 maddeyi çıkartın biz de evet diyelim, milleti yazın sıcağında sandıklara taşımayalım' dedik. 'Siz başka işlerle ilgilenin hayır' dediler. 'Biz bildiğimizi okuyacağız halka dayatacağız, onlardan da evet oyu alacağız' dediler'' şeklinde konuştu.
     Mahkemelerde ''adalet mülkün temelidir'' diye yazdığını anımsatan Kılıçdaroğlu, ''Oradaki mülk sözcüğü Recep Bey'in mülkü değil o mülk, devlet demektir. Adalet, devletin temeli demektir. Eğer siz adaleti siyasallaştırırsanız, oraya bu işin uzmanlarını değil de partiye yakın olan insanları seçerseniz, adaletin temeli sarsılır. Önümüzdeki en ciddi risk budur. Bu konuda yurttaşlarımı uyarmayı bir görev addediyorum''dedi.
     Son günlerde yaşanan toplu sözleşme konusuna da değinen Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:
     ''Diyorlar ki 'biz bu Anayasada memurlar için toplu sözleşme getirdik'. Toplu sözleşme ne demektir? Masaya oturursun, uzlaşamazsanız grev hakkınız var. Grev hakkı var mı? Getirmiyorlar, neden getirmiyorlar? Hani demokrattınız? Hani Uluslararası Çalışma Örgütünün getirdiği kurallara Türkiye'de imza atmıştınız? Yeri gelince memuru kandıracaklar, 'sana toplu sözleşme getirdik', sana grev hakkı yok. Peki toplu sözleşmede uyuşamadık, ne yapacağız? Hakem kuruluna gireceğiz. Hakem kurulunda kim var. Recep Beyler var. Onlar peki toplu sözleşmede öngörülen maddeyi iyileştirebilirler mi Recep Bey'in baskısıyla. Diyelim ki hakem kurulunda da istediğiniz koşul gerçekleşmedi. Yargıya başvurma hakkınız var mı? Yok?''
     ''İlk kez bir anayasada 'idari bireyler, yargıya gitmeyecekler' diye açık hüküm koyulduğunu'' ileri süren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:
     ''Bunu da sizin bilginize sunuyorum. Özellikle bütün memurların bilmesini istiyorum. Diyelim ki bir memur bir yerde çalışıyor. İktidarın hoşuna gitmedi. Onu sürdüler. Mevcut uygulamada memurun üyesi olduğu sendika dava açarsa haklıysa memur geri gelir. Memurun cebinden de beş kuruş para çıkmazdı. Şimdi ne yapıyorlar? Anayasaya sendika dava açamayacak. Ancak memur dava açabilir. Memur nereden verecek avukat parasını. Bu konuda da bütün memurlarımızı uyarıyorum. Bu Anayasa şu anda elinizde olan hakları dahi elinizden alan bir anayasadır.''
     ''Demokrasi geleneği olmayan, baskıcı, demokrasiyi içine sindiremeyen, herkesi aldatan bir siyasal anlayışın Türkiye'ye demokrasiyi getiremeyeceğini'' ifade eden Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:
     ''Bunlardan birisi de sözde Avrupa Birliğinden sorumlu. Diyor ki 'bu Anayasaya hayır diyenin aklından şüphe ederim' demokrasiye bakın, demokrasi anlayışına bakın. Eğer senin anayasana 'evet' dersek hiç bir sorun yok, hepimiz akıllı olacağız ama 'hayır' dersek beyefendiye göre hepimiz akılsız olacağız. Bunu söyleyen adam akılsızdır, bunu unutmayın.''
     Kılıçdaroğlu, ''Recep Bey son zamanlarda dozu o kadar kaçırdı ki rahmetli İnönü'ye bile saldırıyor. Efendim neymiş, Dersim İnönü zamanında bombalanmış. Bari tarih öğren, tarih bilmiyorsan etrafına sor. Demek ki Recep Bey camlara bakmadan konuşuyor, camlara bakmadan konuştuğu için de ne söylediğini bilmiyor'' dedi.
     Kemal Kılıçdaroğlu, ''Kutsal bir aydayız. Ramazan ayındayız. Müslüman kesiliyorlar. Kuran'da der ki 'ölenlerin arkasından hayırla yad ediniz' der. Bunlar ölenlerin arkasından hayırla yad etmiyorlar. Kendi çıkarları için kullanırlar, dini kullandılar, imanı kullandılar, Allah'ı kullandılar, Peygamberi kullandılar, hepsi köşeyi döndü'' diye konuştu.
     ''Size Anayasada bir numara daha anlatayım'' diye hitap eden Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti:
     ''Diyelim ki bir savcı, herhangi bir vatandaşı, bir işadamını bir sanayiciyi, yasadışı sorgulattı. Yasalara aykırı sorgulattı, telefonlarını dinletti ve ondan sonra da bunu kamuoyuna açıkladı. Bunu yaptığınız zaman şu andaki yasalara göre, Adalet Bakanlığına bu savcıyı şikayet edebiliyorsunuz. Adalet Bakanı izin vermezse Danıştaya dava açabiliyorsunuz. Şimdi Danıştaya dava açma hakkı yurttaşın elinden alınıyor. Savcı her türlü baskıyı yapabilir, her türlü yasadışı işlevi yapabilir. Bakan diyor ki 'sen yap ben seni koruyacağım, sana izin vermeyeceğim hiç merak etme seni kimse Danıştaya götüremez yargılayamaz'. Bu anlayışı da bunların demokrasi anlayışı olarak her yerde teşhir etmenizi isterim. Bunlarda demokrasi yok.
     Bu anayasada dokunulmazlık var mı? Recep Bey dokunulmazlığı getirmiyor değil mi? Şimdi soruyorum, yolsuzluk yapmadıysan, kul hakkı yemediysen, yolsuzluk yapanları korumadıysan, söz verdin, seçim meydanlarında söz verdin, televizyon ekranlarında söz verdin, dokunulmazlıkları neden koymadın Anayasanın içine. Ne engel vardı? Recep Bey engeli vardı. Yargılanmaktan korkuyor, hesap vermekten korkuyor.''
     Miting alanındaki pankartlardan bazılarını okuyan Kılıçdaroğlu ''Bunlar ikiyüzlü politika yaparlar. Burada güzel bir pankart var. 'Soyunu açıkla Recep Bey' diyor. Recep bey ne derdi sık sık dile getirirdi 'Biz yaratılanı seviyoruz Yaradan'dan ötürü' değil mi? Peki bunu söyleyen adam bir başkasının soyuyla sopuyla uğraşır mı? Bunlar uğraşırlar iki yüzlü bunlar. Size söz veriyorum, yetki verin, güç verin, Recep Beylerin maskesini indirmek benim boynumun borcu olacaktır'' diye tamamladı.

YORUMLARINIZ
SEYRANLI - 18.08.2010 11:26
ARKADASLAR IYI DINLEYIN KILIKCTAROGLU DENILEN SAHIS SAPIK ADAMA SUIKAST HAZIRLATIP YERINE GECEN ADININ BIRIDIR ATIP TUTAR ESITLIK DER OZGURLUK DER IS IMKANI DER ANCA AKP YE LAF ATAR AKPLI DEGILIM AMA TURKIYE CUMHURIYETININ BASINA SOL GELMESINDE SAG OLARAK KIM GELIRSE GELSIN
kılıçtaroğluna itaf olunur - 18.08.2010 02:13
Yiğit Bulut
ybulut@htgazete.com.tr
X partili, Y partili ayrımı kalmadı, tek soru var
17 Ağustos 2010 Salı, 12:27:39

Yerleşik düzenin devamından yana mısın, değil misin?

Başbakan Erdoğan ile konuşurken uzun süredir tartışmaya açtığım kavramlarda "Şimdi tam oturdu" dediğim çok nokta oldu... Erdoğan, "Başbakan'dı, AK Parti Lideri'ydi" ama konuşulanlardan da çıkardığım gibi Türk halkı için aslında "tek bir gerçek vardı": Bu ülkenin yıllardır kanını emen yerleşik düzenin devamından yana mısınız, değil misiniz?
Sevgili dostlar, inanın abartmıyorum, yıllardır bu konunun peşindeyim ve 1800'lerin başından bugüne özellikle ekonomik detaylardan yola çıkarak "binlerce" belge inceledim. Ulaştığım sonuç çok açık ve net: 1800'lerin başından itibaren "bu topraklara modernleşme tezleri makyajı altında" hâkim olmaya çalışanlar "modernleşme-irtica-bölünme" gibi makaraları değiştirerek sadece "seçkinlerin her şeye hâkim olduğu" inanılmaz bir yapı kuruyorlar. Sadece Atatürk döneminde "güçlü lider" karşısında geriliyorlar ama "hep oradalar".
Bu gerçekten yola çıkarak Türk halkına aşağıdaki detayları aktarmak ve şu sentezi paylaşmak istiyorum: Bu topraklarda "bağımsızlık savaşı var" ve halk için tek bir gerçek var: "X parti, Y parti değil, düzenin devamından yana olmak ya da olmamak."
İşte "tarihsel detaylar" ve üzerinde düşünülmesi gerekenler...
1- Ekim 1875. Sadrazam Mahmud Nedim Paşa, Osmanlı'nın kurtuluş yolunda en önemli adımı olan "faizde tenzilat" kararını açıkladı. Yabancıların tuzağına düşmüş Osmanlı Devleti, faiz borçlarının beş yıl süreyle ancak yarısını ödeyeceğini ve ödeyemediği kısım için yüzde 5 faizli tahviller vereceğini açıkladı. O yıl bütçe toplamı 25 milyon, iç ve dış faiz ödemesi 30 milyon liraydı... Mart 1876. Osmanlı Devleti, borç ödemelerinin tamamını durdurduğunu açıkladı. "Ödemekle bitmeyen faiz-borç sarmalında" alınmış en doğru karardı... Mayıs 1876. Borç ödememe kararı ilk sonuçlarını vermeye başladı. "Başkaldıran boyunduruk altındaki Osmanlı"ya ilk isyan, kışkırtmalar sonucu Balkanlar'da başladı. Aynı günlerde İstanbul'da medrese öğrencileri ayaklandı ve borç ödememe kararı alan Sadrazam Nedim Paşa azledildi. Ayaklanma, Harbiye öğrencileri arasında da yayıldı, Dolmabahçe Sarayı sarılarak Sultan Abdülaziz tahttan indirildi... Sonuç: 1878-1881 Osmanlı Hazinesi, Düyun-u Umumiye'ye teslim oldu...
2- 1950-1970: Emperyal güçler Türk ekonomisini, hatta Kore Savaşı-NATO üyeliği çizgisinde Türkiye'yi "esir etme" planını harekete geçirdi. 1960 öncesi Rusya kartı ile bu oyuna karşı "hamle yapan" siyasi otorite, Sadrazam Nedim Paşa'nın kaderinden kurtulamadı. "İrtica" diye ayağa fırladık, emperyal güçlerin "kucağına düştük".
3- 1978-1980: Türkiye'de halen süren hâkim politikaların temeli, 1978'in Temmuz ayında, Dünya Bankası'nca hazırlanan raporla atıldı. 1980 darbesiyle rapor sahaya indi. Uygulamaya konulan bu raporla, Türkiye'nin 1978'e kadar başarıyla süren kalkınmacı, bireysel ve küçük ölçekli sermaye birikimlerine dayalı yapısı, büyük ölçekli çokuluslu sermaye ilişkilerinin kontrolünde serbestleşmeyi savunan bir dinamiğe dönüştü. Ekonomide bu yanlış programın izlenmesiyle verilen yüksek faiz, sıcak para girişi gibi ödünler, Türkiye'nin varlıklarının yurtdışına kaçmasına sebep oldu. 1977 yılında düşünülen kalkınma hamlesi böylece engellenmiş ve "Cumhuriyet ile yırtılan borç gömleği" yeniden Türkiye'ye giydirilmiş oldu.
4- 1980-2007:1980'de yok denecek kadar az olan borç stokumuz, her yıl bütçenin yüzde 40-50'sini vermemize rağmen inanılmaz boyutlara vardı. Türkiye, 70 milyonu ile çalışıp 3-5 bin gerçek-tüzel (iç-dış) kişiye gelirinin yüzde 50'sini aktarır hale geldi. 2001 yılında borsa ve kurdaki hareket sonrası, Türkiye IMF tarafından atanan "1978 raporu yazarına" teslim edildi ve dünya üzerinde görülmemiş bir dolar faizini tefecilere aktarmaya başlarken, IMF'ye en borçlu üç ülkeden biri oldu.
5- 2007 sonrası Türkiye "gaflet uykusundan uyandı" ve siyasi otoritenin "makro planı" uygulamaya koymasıyla içeride ve dışarıda "yerleşiklere" karşı savaş başladı.
Sonuç: Bağımsızlık savaşı hâlâ devam ediyor, hâlâ "galibi" belli değil. Türk halkı uyanmalı ve "düşmanın çok güçlü" olduğunu bilerek "kaderini" eline almalı...
Bu Millet iyi bilir - 18.08.2010 00:54
hiç bir şey demeyeceğim, Sadece iktidar CHPnin çakılı bir çivisi bile yok diye siyassset yapsa yeridir ve göğe kadar da haklıdır. Be Eyyyy Klılıçdaroğlu. 25 $ lık stentleri 2400 küsur $ a SSK ya alan, evet yanlış duymadınız tam yüz kat fazla fahiş fiyat farkı var.
Dahası Bunların zihniyetideki bir üniversitenin rektörü hastaneye tam 1000 yıl yetecek tıbbi malzeme alıyor. alınan malzemelr 1000 da kullanılabilse yine bi şey demeyeceğim. ama max ömürleri soğuk havada 3-6 ay. hepsi depoda mahvoluyor. Ne iştir bu Eyyy CHP zihniyeti. Millet siz gibi kenelerden kurtuyor artık. Kendinize başka enayi bulun tam mı. yoksa açlıktan gideceksiniz. Beleş arpalık bulmassanız sonunuz malum :)
dadas - 18.08.2010 00:19
ey cahil adam sen ne yetkisi istiyorsun bu seçim değilki referandum ya bilmiyorum gülermisin ağlarmısın bayım siz bugün cengiz çandarın yazısını bir okuyun yeni anayasayı belki onsefer okudum hiçte kötü değil bilakis çok iyi sizin kırmızı noktanız kadrolarınız iş başından çekilme korkusu sizin karşı çıktığınız maddeler çok demokratik eskiden kazan kazan vardı şimdi yok çünkü daha geniş kapsamlı bir seçim olacak aslında siz farkındasınız ama iş saftirikliğe vuruyorsunuz siz safı oynayın biz yemeyiz begim ha genel seçimler olursa ozaman performansına bakarız belki yetkiyi size veririz sizde jet hızıyla kadrolaşırsınız
ali atmaca - 17.08.2010 22:55
anayasa hakkında sıradan insanlar kadar bilgisi yoktur bunların..

akp li misin değilmisin. yada değişimden yanamsın değilmisin bütün mesele budur.
Davut Doğru - 17.08.2010 22:30
Yok olurmu?onlar halktan daha iyi bilir...onlar kötü dedimi halk eyvallah demeli,sen en iyisini bilirsin begefendi...kusura galma biz cahılız...
melih küçükşahin - 17.08.2010 20:27
BIRAK DA BUNA DA HALK KARAR VERSİN BİLADER.
osmanli - 17.08.2010 20:13
sen insanlari gercekten aptal zannediyorsun herhalde. devir gecti CHPbaskani millet sizin kime hizmet ettiginizi gercekten anladi. senden ve partinden türkiyeye su ana kadar ne geldiki bundan sonra ne gelsin.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1