BU MU SİZİN REFAH ÜLKENİZ SN. BAŞBAKAN!
YİNE CİNNET YİNE İNTİHAR!
Son zamanlarda bu köşede yazdığımız yazıların başlıkları ya da metin içerisinde ki pek çok cümlenin sonu sıkça ünlem işareti ile bitmekte.
Neden peki böyle oldu ya da oluyor?
Çünkü memleket ciddi ciddi alarm vermeye başladı da ondan!
Yazdıklarımızın ve üzerinde durduğumuz konuların “haykırma” denilebilecek duygu ve boyutlar içerisinde, okurlarımızla paylaşılması gerekiyor.
Bu bizim seçimimiz ya da tarzımız değil.
Durum ve gittikçe kötülen yaşam koşulları onu gerektiriyor!
Anadolu üniversitesinde sözleşmeli olarak çalışan genç bir kadın; güvenlik görevlisi eşini ve 7 yaşında ki kızını, büyük olasılıkla ekonomik nedenlerden ötürü gece evinde tabancayla öldürdükten sonra ayni silahla hayatına son vermiş.
Milleti aç ve bir kaç torba kömüre ve gıda paketine tutsak eden dini bütünlerin(!) vicdanları rahat mı acaba?
Daha bekleyin, düzenin yarattığı derin acıların deryası geride…
Bu kaçıncı cinnet ve intihar?
Gün geçmiyor ki, kredi kartı borcundan ötürü canına kıymayan insan olmasın! Umudunu tüketen her insanda, yaşamla ölüm arasında ki sınır bıçak sırtı kadar incedir! Umutları dahil, hiçbir şeyi kalmamış insan/insanlar için yaşamanın ve hayatta kalmanın bir anlamı olmuyor!
Güneydoğu’da bir kentimizde, yöre kadınlarına dağıtılacak 18 YTL’lik yardım için uzun kuyruklarda bekleyen talihsiz ve yoksul kadınlarımızın durumunu televizyon ekranlarından utanarak izlerken, yanımızda duygulu bakışlarla haberlerdeki acı tabloyu izlemekte olan eşimize haykıran bir sesle “bu iş bitmiş artık!” dedik.
İnsanlar 18 YTL için, kendilerini paralar duruma gelmişlerse, ülkede durum çok ciddi ve vahim demektir!
Büyük kentlerde kadını ve erkeğiyle her gün adım başı avuç açıp gelenden geçenden para isteyen genç insanların sayısı gün geçtikçe artmakta.
Ülkemizde yirmili yaşlar gençliği için toplum bilimciler (sosyologlar) diyor ki:
“Ne yazık ki bu kuşağın gençlerini yitirdik ve ziyan ettik. 20 – 30 yaş arasında ki genç kitlenin, yaşam koşusunda ev, araba alabilme, evlenme ve doğru dürüst bir iş bulabilme şansları yok denecek denli az! Belki şöyle ya da böyle bir iş bulabilirler ama ev ve araba alabilme durumları söz konusu değil.”
Tabi mutlu azınlığın çocukları hariç! Onlar isterlerse babalarının sayesinde genç yaşlarında fabrikatör de olabilirler, armatörde!
Neden peki gariban kitlenin çocuklarına yaşam hakkı yok?
Çünkü ülkeyi yönetenler, her şeyi mahvettiler de ondan.
Eğer bir ülkede, iktidara gelenler, gelişlerinde hiçbir şeyleri yokken, iktidar süreci içerisinde korkunç biçimde ve hızla zengileşiyorlarsa, bilin ki o ülke halkı, ayni ölçüde yoksulluğa ve tükenişe gidiyor demektir. Tıpkı bugün olduğu gibi!
Bu mu sizin refah ülkeniz Sayın Başbakan!
Her çıktığınız kürsüde, nasıl oluyor da kapkaranlık tabloları toz pembe göstermeye çalışıyorsunuz, şaşıyoruz!
“Millet bize yüzde 47 oy verdi”, iki de bir bunu söylüyor ve doğruluğu tartışılan bu durumun arkasına sığınıyor, gerçekleri görmemek içinden elinizden ne geliyorsa yapıyorsunuz!
Sayın Başbakan sizin fert başına milli gelir hesaplarınızla, halkın yüzde sekseninin, yani bizlerin hesabı hiç örtüşmüyor!
Sizin enflasyon rakamlarınızla bizlerin enflasyon rakamları arasında dağlar kadar fark var!
Bakın ülkemizin medarı iftiharı, on parmağında on marifet olan sinema sanatçımız Hülya Avşar hanımefendi bile size öğütler verme gereğini duymuş.
Ne diyor Hülya Hanım, sizinle ilgili olarak kardeşine ait internet sitesinde ki yazısında;
“Keşke özür dilese ve bir ilk olsa. Sarkozy gibi naturel olsa”
Sayın Başbakan!
Ülke ve halk yaşam mücadelesinde alarm vermeye başladı!
Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz ama gerçeği görmek ve dile getirmek hiç işinize gelmiyor. Türban konusunu da bu nedenle ortaya atıp yine oy hesabı peşinde koştunuz!
Türban artık varoşlarda ve kırsalda ki aç insanların karnını doyurmuyor. Türban sadece sizin iktidarınızda, kamuda yükselmek ve kamudan ihale almak isteyenlerin işine yarıyor.
Kimseye bu ülkede, neden evinde, yolda, caddede, tarlada başını örtüyorsun ya da niçin camilerde namaz kılıyorsun diyen yok.
Herkes özgürce, günlük yaşamında ibadetini huzur içersinde yapıyor ama artık şu gerçek ki; halkın yarısından fazlası aç, yoksul, perişan ve çaresiz!
Bu mu sizin refah ülkesi Sayın Başbakan!
BURHAN ÖZBEY