HÜLYA OKUR- HABERX
"3,5 MİLYON SEÇMEN CHP İÇİN KAZANÇ DEĞİLDİR"
Siz 2007 seçim sonrası seçmen sayısının artışındaki muğlak duruma dikkat çekmiştiniz. Bugün seçim sonrası Kemal Kılıçdaroğlu’nun “yeni oydaş kazandık” açıklamalarına göre CHP’deki kazanç, tam bir kazanç mıdır?
Ben yeni kazanılmış 3,5 milyon seçmenin kazanç hanesine geçen bir puan olarak sayılmasını zoraki bir fayda veya başarı olarak görmekteyim. 2007-2011 arasındaki kayıtlara göre yurtiçi ve yurtdışı seçmen sayısındaki 10 milyon artışın 3,5 milyonunu almış olmak, bir başarı olarak nitelendirilemez diye tanımlıyorum.
"CHP, %26 YI VE AKP'NİN ALDIĞI %50'Yİ İYİ OKUMALI"
Peki bu meclis aritmetiğinde CHP’ye seçmen sandıkta nasıl bir mesaj verdi? Ve bu tablo sizce yeni Anayasa için elverişli bir tablo mu?
Yeni anayasa için elverişli tablo olup olmadığı, meclis içindeki aritmetiğe, anayasanın yapım tarzına ve şekline ve yapılacak olan değişikliklere göre değerlendirmek lazım. Meclis içindeki kompozisyonun daha değişik olma ihtimalini yüksek görüyorum. Milletvekili sayısına göre meclis içindeki kompozisyonda değişiklikler olabilir ve bir sivil anayasa, eğer ki katılımcı bir biçimde, geniş çevreleri de tatmin eder bir biçimde, dün akşam Sayın Başbakan’ın konuştuğu şekilde yapılacak olursa, parlamento içinde milletvekili sayısı farklı biçimde oluşabilir. Bu nedenle CHP veya bir başka parlamenter olarak bu konuyu değerlendirmemek lazım. Ama şunu ifade edeyim ki, seçim sonuçları Tayyip Erdoğan’a, yeni ve sivil bir Anayasa yapmak için çok ciddi oranda millet yetki verdi ve bunu kendisinden beklediğini ifade etti. Tabi kamuoyunun beklentisinin dışında maddeler olmaması kaydıyla. Aldığı oy ve parlamenter sayısı açısından ben CHP’ni tekrardan milletin hizmet siyasetine yönelik bir biçimde değerlendirilmesini ve AKP'nin aldığı %50 civarındaki oyu ve % 26 civarında aldığı oyu da niye yükseltemediğini iyi okuması gerektiğini salık veririm. Yoksa bugüne kadar baktığı şekilde veya baktığı faktörler açısından değerlendirilmesinin eksik olduğu kanaatindeyim.
"3.DÖNEM İKTİDAR PARTİLERİ DAİMA YIPRANAN PARTİLERDİR"
Peki Başbakan’ın oy oranını arttırmasıyla birlikte milletvekilini düşürmesi karşısında uzlaşmacı bir tutum izleyeceğine inanıyor musunuz? Yani ezici bir çoğunluğunun olmaması onu kapsayıcı politikalar üretmeye sürükler mi belki de tavizler vermeye zorlar mı sizce?
3. dönem iktidar partileri, daima iktidarda yıpranan partiler olarak bilinmektedir. Bu Türkiye’de de, dünyada da böyledir. 3 dönem iktidara gelip, oylarını arttıran tek örnek, Türkiye’de ve hatta demokratik ülkeler arasında, Sayın Tayyip Erdoğan’ın başkanlığındaki AK Parti olarak tarihe, siyasi literatüre geçtiği kanaatindeyim. Oylarını arttırması ve tekrar iktidarda kalması konusunu çok önemsiyorum. Tabi buna bağlı olarak sertleşecek mi, taviz verecek mi sorusuna bu çerçevede cevap vermek gerekir. Gerçekten bu kadar sağduyulu ve güven içinde oy veren millete karşı da mutlaka uzlaşmacı ve onların isteklerine göre davranmak gerekir.
"MHP'NİN TOPLUMA VERDİĞİ SİYASİ BİR MESAJ YOK"
MHP’nin baraj üstünde kalmasını, 2007 genel seçimlerine göre oy oranını düşürmesi neyin göstergesi? Bahçeli meclis dışı bırakma komplosunun tutmadığını söylüyor ama bu sonuçları nasıl anlamlandırmalı sizce?
MHP, bir siyasi mesaj olarak herhangi bir şey topluma vermiş değil. MHP’nin bu seçimde sade komplolar, kasetler ve Türkiye’de bir takım karşıtlıklar, sesinin yüksek çıkmasıyla algılanan bir parti olduğu kanaatindeyim. Bence MHP’nin kendi içine dönerekten ideolojik bir biçimde Türkiye’nin sorunlarına çözüm bulacak şekilde tekrardan yapılanması gerektiğini düşünüyorum.