Son Haberler
27.05.2012 Pazar 23:41
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BURSA - BURSA ÇARŞILARINDA ZAMANA YOLCULUK
29.06.2010 14:23
BURSA (İHA) - Bursa Büyükşehir Belediyesi, Osmanlı’nın ilk çarşıyı kurmasından kentte çarşı kültürünün oluşmasına kadar geçen süreç, yangınlarda yaşanan acılar, yardımlaşma ve dayanışma örneklerinin bizzat o dönemin tanıklarının ağzından anlatıldığı yeni bir eseri daha Bursa’ya kazandırdı. ‘Çarşının Öyküsü’ adlı eser, Üniversite, belediye, esnaf ve sivil toplum örgütlerinin bir araya gelerek ortak çalışmayla hazırladığı ilk eser olması bakımından da büyük önem taşıyor.
'Çarşının öyküsü’ adlı eser, Fidan Han’da düzenlenen toplantıyla kamuoyuna katıldı. Büyükşehir Belediye Başkanı Recep Altepe, toplantının açılışında yaptığı konuşmada, Bursa’nın hafızasına önemli bir belge ve önemli bir eser daha kazandırmanın heyecanını yaşadıklarını söyledi. Medeniyetlerin beşiği olan ve Osmanlı’yı kuran kent Bursa’nın her köşesinin Osmanlı’nın ilk eserleriyle donatıldığını hatırlatan Başkan Altepe, çarşı kültürünün de burada oluştuğunu ve dünyaya Bursa’dan ihraç edildiğini kaydetti. Tarihi çarşı ve hanların misafirlerini binlerce yıllık birikimle ağırladığını hatırlatan Başkan Altepe, “Yüzlerce yıllık tarihi birikime sahip olan, Koza Han, Aynalı Çarşı, Emir Han, İpek Han, Pirinç Han, Kapalı Çarşı birbirleriyle iç içe geçmiş, günlük hayatın en yoğun yaşandığı alışveriş noktaları olan sahaflar, aktarlar, bakırcılar, kunduracılar, havlucular şehrin adeta gelenekten gelecek dokuyan tüm potansiyelini bağrında taşımaktadır” dedi.

KAYBOLAN MESLEKLER DE BELGELENDİ

Kültür ve tarihin iç içe olduğu çarşı ve hanlar bölgesinin Türkiye kadar Avrupa, Orta Doğu, Balkanlar ve Kafkaslara kadar uzanan geniş bir coğrafyada da yakından tanındığını dile getiren Başkan Altepe, “Bu kitap, çarşının tarihi ve esnaf profilinin yanında aynı zamanda kaybolan ve kaybolmaya yüz tutan tuzcu, şıracı, mıhçı, urbacı, çıkrıkçı gibi geleneksel zanaatları da en güzel şekliyle belgeleyerek gelecek kuşaklara taşıyor. Çarşı bölgesinin bütüncül bir bakış açısıyla ele alındığı bu eserin hazırlanmasında emeği geçen herkese teşekkür ediyorum” diye konuştu.

“SON DERECE ÖNEMLİ BİR ÇALIŞMA"

Kitabın hazırlanması noktasında yoğun emek harcayan editörler arasında yer alan Uludağ Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof.Dr. Necmi Gürsakal ise bu kitabın çok önemli bir çalışmanın ürünü olduğunu söyledi. Bugüne kadar gerek üniversitelerde gerekse belediyelerde çok sayıda eser hazırlandığını hatırlatan Gürsakal, “Ancak bu kez üniversite, belediye, esnaf, sivil toplum örgütü gibi toplumun tüm kesimleri bir araya gelerek bir çalışma yaptı. Bu güne kadar ekip çalışmasını pek beceremiyorduk. Ancak bu eser iyi bir ekip çalışmasının ürünü olması bakımından da büyük önem taşıyor” dedi.
Dr. Hasan Basri Öcalan da Bursa Araştırmaları Merkezi elemanlarıyla uyumlu bir çalışma sergileyerek önemli bir eser hazırladıklarını belirterek, bu eserin iltifat görmesi halinde daha nice eserlerin ortaya çıkabileceğine değindi. Prof.Dr. Yusuf Dr. Yusuf Oğuzoğlu ise, 170 yıl önceki dükkan sahiplerinin bile gerek fotoğraflar, gerekse belgeler ve anılarla bu kitapta yer almasının büyük önem taşıdığını vurguladı. Uzun Çarşı Derneği Başkanı İhsan Gür, her zaman çarşı ve çarşı esnafının yanında olan Başkan Altepe’ye teşekkür ederek, çiçek verdi. Başkan Altepe ve kitabın hazırlanmasında emeği geçen öğretim üyeleri daha sonra davetlilere dağıtılan kitapları imzaladı.

SENETSİZ PARA ALIŞVERİŞİ

Bursa çarşılarının hafızasını oluşturan bir eser niteliğindeki ‘Çarşının Öyküsü’ kitabının en önemli özelliklerinden biri de 167 esnafla yüz yüze görüşerek hazırlanan ‘sözlü tarih’ bölümüne geniş bir yer verilmesi. Çarşı tarihine bizzat esnafın anılarıyla ışık tutulurken, dedesinin yanında çırak olarak alem yapmaya başlayan Rıza Akbalış, esnaf arasında o dönem oluşan güven ortamını şu sözlerle aktarıyor: “Dedemin zamanında dayanışma, senetsiz para alışverişi, dürüstlük saygı varmış. Bir ustanın önünden geçilmezmiş. Usta baba gibiymiş. O dönemde bereket varmış, sıkıntı yokmuş. Ekonomik durum iyiymiş.”
Çarşı esnafından Saffet Şencan da, farklı dinlerde olsa bile esnaf arasındaki saygıyı şu sözlerle kitabın sayfalarına taşımış: “Fidan Han’ında göçmenler ve Yahudiler de vardı. Yahudilerden bir kaçı, eski alır satar, hurdacılık yapardı. Bizlere bir saygısızlıkları olmazdı. Aksine Ramazan ayında oruç tuttuğumuz zaman, bize saygı gösterir, sanki kendileri tutuyormuş gibi karşımızda bir şey yiyip içmezlerdi.”
(AHM-ZAF-İHS
29.06.2010 14:19 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.