Son Haberler
27.05.2012 Pazar 22:58
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

BURSA - ÇEVRECİ GENÇLERDEN ANLAMLI ÇALIŞMA
05.07.2010 11:55
BURSA (İHA) - Bursa'da gönüllü turizm elçiliği ve çevrecilik faaliyetlerinde bulunan En Külüp üyesi 40 liseli genç, Uludağ Milli Parkı'nda piknik ve kamp yapanları ziyaret ederek, çevreye hassasiyet gösterilmesi konusunda ikazlarda bulundu.
Rıza Pekdemir başkanlığında hafta sonunda Çobankaya'da çadır kurarak kamp yapan Anadolu Lisesi öğrencilerinden oluşan
grup, sabah saatlerinde piknik yapmaya gelenler ile bölgede çadır kuranlara 'Torununuzdan mektup var' diyerek çevre konusunda yapılması gerekenleri anlatan bir büroşürlerden dağıttı. Kirletilen çevreyi eski haline getirmek için devletin çok fazla emek ve para harcadığını belirten genç çevreciler, "Sağlıklı bir hayat ancak sağlıklı bir çevre ile mümkündür. Çevrenin korunması, geliştirilmesi hususunda gösterilen hassasiyet, alanacak basit tedbirlerle çevremizi koruyabilir, çocuklarımıza yaşanabilir bir dünya bırakıbiliriz. Ağaçları, toprağı, havamızı ve suyumuzu koruyalım. Evleri ısıtmak için doğalgaz kullanalım. Her yıl bacaları ve boruları temizletelim. Mümkün olduğunca toplu ulaşım vasıtalarını kullanalım. Kağıtlarımızı, defterimizi tasarruflu kullanalım, atık kağıtları çöpe değil geri dönüşüme atalım. Bir kere kullanacağımız poşetler yerine sürekli kullanabileceğimiz file ve bez torbaları tercih edelim. Cam ambalajlı yiyecekleri tercih edelim. Bir kerelik piller yerine şarz edilebilir olanları tercih edelim. İçme suları başta olmak üzere tabii kaynakları tasarruflu kullanalım. Fosfat içeren deterjanların içme suyuna karışmasını önleyelim. Doğal temizleyici köy sabunlarını tercih edelim" dedi.
Kampçı ve piknikçilere dağıtılan büroşürlerde, dünyada her 5 dakikada bir hayvan türünün yok olduğu, bir yılda 16 milyon hektar ormanın yok edildiği, el yıkarken ve diş fırçalarken 1.5 litre, duş yaparken 87 litre, tuvalet sifonu çekildiğinde 11 litre su tüketildiği hatırlatıldı. Büroşürlerde dünyayı bu hızla kirletmeye devam edersek bugün şişelerde suyu satın aldığımız gibi 20 yıl sonra havayı da satın almak durumunda kalacağımıza dikkat çekildi.
TORUNDAN SARSICI MEKTUP
Büroşurun arka kısmında yer alan 63 yıl sonra size torununuzdan mektup kısmında ise şu çarpıcı ibareler yer alıyor:
"2070 yılındayız. 50. yaşımı yeni kutladım, ama ben 85 yaşında birisi gibi görünüyorum. Yeterli su içemediğim için böbrek hastasıyım. Fazla vaktim kaldığını sonmayorum. 5 yaşında küçük bir çocuk olduğum günlerde, parklarda yüzlerce ağacın olduğu, evleri kocaman bahçelerin kuşattığı günlerdi o günler. Dilediğimizce duş yapabiliyorduk. Oysa bugün sadece derimizi özel yağlı havlularla silerek temizleniyoruz. Önceleri kadınlarımızın harika uzun saçları vardı. Oysa şimdi su kullanmadan temiz tutabilmek için kadını erkeği saçlarımızı kazıtıyoruz. Eskiden babam evimizin bahçesinde hortumla araba yıkardı. Şimdi çocuklarım suyun pervasızca kullanabileceğini kabul dahi edemiyor. Endüstri durma noktasında, işssizlik korkunç boyutlarda. Çalışanların maaşlarının bir kısmını içme suyu olarak alıyorlar. Bir kavanoz su için suç işleyenlerin sayısı her gün artıyor. Yiyeceklerin yüzde 80'i sentetik. Eskiden insanlara günde 8 bardak su içmeleri tavsiye edilirdi. Bugün ise yarım bardaktan fazla içme şansım yok. Tek kullanımlık giyeceklerimiz var. Bu da atık madde miktarını büyük ölçüde arttırıyor. Tuvalet için özel tanklar kullanıyoruz, çünkü su kaybından dolayı kanalizasyon sistemi çalıştırılmıyor. Derideki kuruluk sebebiyle 20 yaşında 40 yaşında gibi görünen insanlar var etrafta. Bebekler genellikle zeka gerilikleri, şekil bozuklukları ile beraber doğuyor. Yetişkin her insan günlük ihtiyacı olan 137 metreküp hava için para ödemek zorunda kalıyor. Bu parayı ödeyemeyenler güneş enerjisi ile çalışan mekanik ciğerlerde üretilen hava üflenen bölgelere alınmıyorlar. Hava kalitelisi iyi değil, ama en azından insanlar nefes alabiliyorlar. Ortalama ömür 35 yıl civarında. Bazı ülkelerde nehir kenarlarında yeşil alanlar halen mevcut. Bunlar ordu korumasında, su, altın ve gümüşten daha değerli bir servet oldu. Yaşadığım yerde hiç ağaç yok. Çünkü yağmur yağmıyor. Arasıra serpiştiren de sadece asit. Artık mevsimler de yok oldu. Çevreye sahip çıkmamız konusunda çok uyarıldık, ama hiçbirimiz aldırış etmedik. Yakın bir gelecekte geri dönülmez bir noktaya gelen bu çöküş dünyayı yaşınılmaz bir hale getirecek. Ah keşke elimde bir güç olsa ve geçmişe dönüş insanlara dünyayı kurtarmak için hala bir şansınız var diyebilsem".
(İRF-MŞ)
05.07.2010 11:51 TSİ
NNNN

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.