Önce (fotoğraflı) haberi okuyalım;
Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı İbrahim Karaosmanoğlu, 4 yıl önce geçirdiği felç sonucu yürüyemez hale gelen Vedat Erim’i evinde ziyaret ederek, akülü araba hediye etti.
Kocaeli’nin Bahçecik Beldesi’nde oturan ve eşini kaybettikten sonra üzüntüden felç geçirip, yürüyemez hale gelen Vedat Erim, kendini eve mahkûm etti. Adeta kendi evinde mahkûm hayatı yaşayan Erim’in imdadına Büyükşehir Belediye Başkanı Karaosmanoğlu yetişti.
Karaosmanoğlu, beraberindeki Kuruçeşme Belediye Başkanı Ali Kahraman ve Bahçecik’ in eski Belediye Başkanı İbrahim Gencer ile felçli vatandaşı evinde ziyaret etti…
Karaosmanoğlu, ihtiyacı olan her vatandaşın yanında olmaya çalıştıklarını, çocuk, yaşlı ve hastalar için özel çalışmalar yaptıklarını anlattı… Karaosmanoğlu bugüne kadar bin 500 aileye bu hizmeti verdiklerini dile getirdi….” (Haber – Kocaeli basını – Haber262.com 21 Şubat 2008)
Yıllar önce, dindar görünen, sonradan bakan da olan eski milletvekillerinden birinin bu tür şovuna tanık olmuştuk.
Fakir bir ailenin evi “siyasi şov yeri” olarak seçilmişti.
Allah’tan korkan(!) Müslüman olarak her zaman partililerinin görebileceği mekânlarda, yani parti binalarında vakit namazlarını eda eden sayın bakan, hasta yatmakta olan yoksul bir kadının yatak odasını adeta stüdyoya çevirmişti.
Yoksul kadının çocuklarına birer ti-şort, kendisine de sıradan bir hırka vs yardımı yapılacaktı.
Milletvekili hasta kadının yatağının yanında yerini aldı, kameralar çalışmaya başladı.
Sayın milletvekili en hüzünlü tavrına büründü ve kadına “Allah rızası için (!)” kameraların önünde acıklı sözlerle getirdiği giysileri birer uzatarak vermeye başladı.
Tabi zavallı yoksul ve hasta kadının küçük iki kızı da utangaç bakışlarla bu acıklı tablonun içinde “rol mankeni” olarak yerlerini almışlardı.
Birinci çekim yapıldı olmadı.
Bir şeyler eksik bulundu.
Yeniden çekime geçildi.
Ayni sözler, “ayni hüzünlü çehrelerle” ve ayni sahnelerle tekrar söylendi, milletvekili ailenin yoksulluk durumundan ötürü ne kadar üzgün olduğunu söyledi ve “hayırseverlik(!)” görevi yerine getirildi.
Daha sonraları sayın milletvekili, bu hayırseverliklerinden kazandığı sevaplardan ötürü olacak(!), çocuklarıyla birlikte bir hayli zengin oldu. Tanık olduğumuz bu onur kırıcı, siyasi şov konusu “çirkin” olayı, belleğimizden bir türlü silip atamadık!
Buradan AKP’li Kocaeli Büyükşehir Belediye Başkanı Sayın Karaosmanoğlu’na soruyoruz:
Sayın Başkan! Müslümanlıkta yoksula, düşküne, çaresize, sakata vs. yapılan yardımlar acaba gizli mi yapılır, yoksa kameraların önünde mi olur bu tür hayırseverlik?
Bu satırların yazarı; sizin kadar dindar yani Müslümanlık dininin akidelerini yerine getirebilen biri değil. Fakat yüreğinde hak, hukuk, adalet ve dürüstlük duyguları; dindar geçinen pek çok Müslüman’dan çok daha fazla olan sıradan bir ülke vatandaşıdır!
Biz biliriz ki; dinimiz gereği, kime yapılırsa yapılsın her türlü yardım aleni yapılmaz!
“Siyasi şov” a dönüştürülmez!
Yardım yapılan insanların gururları ile oynanmaz!
Çaresiz insanlar, çoluk çocuklarıyla topluma teşhir edilmez!
Öbür yandan, yapılan bu yardımlar; acaba, sizin yani Sayın İbrahim Karaosmanoğlu’nun şahsi bütçesinden mi (cebinden mi) yapılıyor? Bu konuda herhangi bir bilgimiz yok!
Eğer Büyükşehir Belediye bütçesinden yapılan yardımlar ise; devletin parası, sizin şahsi siyasi şovunuzun malzemesi ve harcama kalemi yapılmaz!
Bunu bilmeniz gerekir!
Sizin gibi, eğer ayni ya da benzer uygulamaları yapan partinizde ki öbür siyasiler ve yöneticiler de varsa; onların da bunu bilmesi gerekir!
Bu tür yardımlar için resmileştirilmiş gerekli fonlar vardır.
Onlar da, şahısların, şu bu partinin siyasi şov malzemesi olsun diye kimsenin emrine sunulmuş değillerdir. Resmi görevlileri gerekeni, gereken şekilde, yani usulüne uygun şeklide yaparlar!
Sayın Karaosmanoğlu; kentinizde kimilerince “İyi insan” olduğunuz söylenir. Ancak, iyi insanlığın da gerektirdiği, burada sayamayacağımız kadar çok “faziletleri” var.
Örneğin: Sorumlu mevki ve makamlarda iseniz; devletin, halkın parasını yerinde harcamak, har vurup harman savurmamak, kişisel siyasi beklenti ve yatırımlar için kesinlikle harcamamak, yönetici iseniz, her koşulda insan onuruna saygılı olmak, güçsüz, çaresiz kalmış insanların gururunu düşünmek ve ona göre davranmak gibi…
Şunu da açık yüreklilikle söylemek isteriz ki;
Sayın Karaosmanoğlu; yaptığınız bu yardım şovundan ötürü, bu ülkenin ve kentin; hakka, hukuka saygılı bir bireyi olarak, hiç mi hiç mutluluk duymadık! Üstelik yardımı alan sakat vatandaşımız adına acı duyduk! Keşke yardım, siyasi şov konusu yapılmadan gizli saklı ve insan onuru incitilmeden yapılmış olsaydı!...
BURHAN ÖZBEY