CEMAATLEŞEREK TÜKENEN ÜLKE TÜRKİYE
Anayasanın değiştirilmez hükmünde ki
ilk üç maddesi değiştirilmeden önce
anlayana “köprüden önce son çıkış”
çağrısı yapalım…
Artık belli oluyor ki, son darbe olarak
maalesef “kötü kader” anayasa darbesi bizi bekliyor…
Hedefleri Atatürk’ silmek, laikliği kaldırmak…
İşi bitirmelerine de az kaldı….
Önce ibret öyküsünü okuyalım,
sonra diyeceğimiz diyelim
***
Çinliler bambu ağacını şöyle yetiştirir.
Önce ağacın tohumu ekilir, sulanır ve gübrelenir.
Birinci yıl tohumda değişiklik olmaz.
Tohum yeniden sulanıp gübrelenir..
Bambu ağacı ikinci yılında da, toprağın dışına filiz vermez.
Üçüncü ve dördüncü yıllarda her şey yapılan işlem
tekrar edilerek, bambunun tohumu sulanır ve gübrelenir..
Tohum bu yılda da dışarıya filiz vermez.
Çinliler sabırla, beşinci yılda da bambuya
su ve gübre vermeye devam ederler.
Sonunda beşinci yılın ikinci yarısından sonra
bambu yeşermeye başlar.
Altı hafta gibi kısa sürede de
yaklaşık 27 metre boyuna ulaşır.
Akla gelen önemli soru şudur:
Bambu ağacı 27 metrelik boyuna altı haftada mı,
yoksa beş yılda mı ulaşmıştır?
Sorunun yanıtı tabi ki beş yıldır.
Sabır ve ısrarla tohum beş yıl sürecince
sulanıp gübrelenmeseydi, ağacın büyümesinden
hatta var olmasından söz edebilir miydik?
Bir kararlılığın başarıya dönme koşulu
demek neymiş? Çalışmak sabırlı olmak,
inanmak ve kararlılıktan hiçbir zaman
dönüş yapmamak
TÜRKİYE NASIL
KUŞATILDI
Mülkiye, adliye, askeriye ve emniyet teşkilatının
kan damarlarının içerisine girip işgal edeceksiniz.
Hissedildiğinizde geri çekilip zıplayacaksınız.
Boşluk bulduğunuz, kuvvet dengesi
oluştuğu zaman yürüyeceksiniz.
Kuvvet dengesini kaybettiğiniz zaman
hissedilmeden geri çekileceksiniz.
(Fethullah Gülen)
“Fikirleri
vilayet imamları, şehir imamları,
bölge imamları, semt imamları taşır ve örgütü yönetir.
Geri dönüşü olmayan bir yeminle Kur’an üzerine ‘vallah billah’ kasemleri ile
Kur’an’a el basarak bu oluşum halktan saklanacak diye karar alındı”
(Fethullah Gülen Hareketi’nin
Perde Arkası Türkiye Nasıl Kuşatıldı -
Merdan Yanardağ)
***
Bambu ağacının büyümesiyle nasıl benzerlik taşıyor,
“çeteleşmiş cemaatin” (gizli) büyümesi değil mi?
Türkiye bambu ağacı büyümesine benzer
yeraltı planlarıyla kuşatıldı ve ele geçirildi…
Ordunun, yargının, üniversitelerin,
medyanın, sivil toplum kuruluşlarının durumuna bakın…
kroke olmuş boksörler gibiler…
İşsizler ordusu yığın yığın artarken,
millet aç ve sefil giderek tükenirken,
telefonlar dinleniyor…
Sabah alacasında polislerce evler basılıyor,
Gözaltılar ardı ardına geliyor…
Düşünenler, yazanlar, yazarlar susturuluyor…
Silivri cezaevi, gazetecilerden, yazarlardan geçilmiyor…
Savcıların, yargıçların aldıkları (gizli olması gereken) ifadeler
anında yandaş medyaya taşınıp
Online yayınlanıyor…
Dizi film gibi…. Ne acı…
***
İktidarca azdırılan, çeteleşmiş cemaatçiler,
etrafa kin ve nefret saçmayı sürdürüyorlar…
Çağdaş internet sitelerinde yorum adı altında
adeta kin kusarak,
Atatürkçüleri tehdit etmenin sarhoşluğunda,
giderek gemiyi azıya alıyorlar…
Ve…
Türkiye, Türk halkı son vuruş,
Anayasa darbesini uysal beklemenin
aymazlığı içerisinde, kötü talihinin kaderini sessizce yaşıyor…
Basra harap olduktan sonra,
uyanmanın, tabiî ki hiçbir yararı olmadığını,
o kötü gün gelince, ne yazık ki acı içerisinde anlayacaklar ama
iş işten geçmiş olacak…
BURHAN ÖZBEY