Son Haberler
27.05.2012 Pazar 23:25
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

CHP GENÇLİK KOLLARI İL BAŞKANLARI TOPLANTISI
24.07.2010 15:35
ANKARA (İHA) - CHP Genel Sekreteri Önder Sav, 12 Eylül referandumunun bir hesaplaşma olarak getirilmesini gülünç bulduğunu belirterek, "12 Eylül'ün hangi koşullarda olduğunu, neler yaşandığını, hukukuyla veya hukuksuzluğuyla kimlerin mücadele ettiğini yakın tarih çok iyi biliyor. 12 Eylül veya benzeri darbelerden hiçbir zaman CHP yararlanmaya kalkmamıştır, CHP hep zarar görmüştür" dedi.
CHP Gençlik Kolları İl Başkanları Toplantısı, parti genel merkezinde gerçekleştirildi. Toplantıya CHP Genel Sekreteri Önder Sav ve Başkan Yardımcısı Umut Oran da katıldı. Önder Sav, bir basın mensubunun Şevket Kazan ile görüştüğü iddialarıyla ilgili sorusu üzerine Kazan'ın kabine arkadaşı olduğunu belirterek, "1974 Milliyetçi Selamet Partisi ve Cumhuriyet Halk Partisi koalisyon yaptığı zaman aynı kabinede görev yaptık. Zaman zaman haberleşiriz. Öyle bir anda ziyaret etmek istediğini söyledi" dedi.
Görüşme hakkında bilgi vermeyen Sav, görüşme detayının talep yapan tarafa sorulması gerektiğini söyledi.
Sav, toplantıda yaptığı konuşmada gençlik kollarının önemini vurgulayarak, "Cumhuriyet Halk Partisi Gençlik Kolları bir okuldur. Dürüstlük, doğrulardan sapmama, yalana başvurmama, kısa sürede köşe dönmeyi marifet saymama, sözleriyle eylem ve davranışlarının örtüşmesi öğretilir. Kendi çıkarı üstünde CHP çıkarını gözetmek, ben değil, biz değil, CHP çıkarını kollamak öğretilir. Okulda rüşvet, hırsızlık, yolsuzluk, düzenbazlık, iç ve dış mihraklardan icazet almak yoktur. Okulu bitirenler hem mesleki hem de
siyasi kariyerlerinde başarılı olurlar" dedi.
'Ey yükselen yeni nesil. Cumhuriyeti biz kurduk, onu kollayacak ve yüceltecek sizlersiniz' diyecek kadar Atatürk'ün gençlere güvendiğini belirten Sav, "Gençler sadece CHP'nin değil, Türkiye'nin geleceği ve umududur" ifadelerini kullandı. Sav, çok önemli günlerden geçtiğimizi belirterek, "Ülkemizin bir dar boğaza girdiğini söylemek için kahin olmaya gerek yok. Yaşadığımız ortam bize çok şeyi gösteriyor. Ekonomi dıştan güdümlü, dış politikamız Amerika Birleşik Devletleri endeksli, Doğu ve Güneydoğu
sorunlarımızı bizim dışımızdaki ülkelerin bilgi ve belgeleriyle yönlendirmeyle çalışan bir hükümet tarafından idare ediliyoruz. Avrupa Birliği sosyal, siyasi, eğitim ve hukuka dayalı pek çok konuda ensemizde boza pişirmeye çalışıyor. Böyle bir ortamdan Türkiye'nin kurtulması için çaba sarf ediyoruz" diye konuştu.
Bugün Lozan Anlaşması'nın 87. yıldönümü olduğunu söyleyen Sav, o döneme bakıldığında Türkiye Cumhuriyeti'nin henüz oluşmadığını, devletin şeklinin cumhuriyet olacağının karara bağlanmadığını söyledi. Önder Sav, pek eşine rastlanmayan şekilde uzun süren bir anlaşma çalışmasından sonra imzalanan Lozan Anlaşması'nın sıradan bir anlaşmadan çok Türkiye Cumhuriyeti'nin altyapısını oluşturan bir belge olduğunu belirtti. Lozan Anlaşması ile Türkiye'nin komşuları ile olan sorunlarının çözüldüğünü kaydeden Sav,
bugün mangalda kül bırakmamanın kolay olduğunu ancak Türkiye Cumhuriyeti'ni o günlerde sağlam temellere oturtmanın zor olduğunu dile getirdi.
Sav, halka Anayasa değişikliğinin dayatıldığını savunarak, "Sandıkta başka şeyler konuşulacak. 9 milyon emekli 600-720 lira civarında para ile nasıl geçineceğini düşünüyor. Her gün 2 bin 600 mal mülkü icra ile haczedilen kişinin icra memuru aklına gelecek. Her gün 300 civarında kapanan işyerinin sahibi referandum sandığına giderken kapanan kepengi aklına gelecek" dedi.
Açlık sınırının 850 TL olduğunu belirten Sav, asgari ücretin 600 lira, en düşük emekli aylığının ise 720 lira olduğunu kaydederek, bu insanların kendi gerçeklerini yaşayarak sandığa gideceklerini söyledi. Referandumun 12 Eylül hesaplaşması olarak getirilmesini gülünç bulduğunu ifade eden Sav, şunları söyledi:
"Bugün ülkeyi yönetenlere 84-86 yılları arasında mikrofon uzatıldığında 'idam kalkmasına karşıyız' demişlerdi. O gün idam cezasının kalkmasını istemeyenler, bugün yavrularımızın asılmasını gözyaşlarıyla toplumla paylaşıyorlar. 12 Eylül idamlarından medet uman siyaset adamlarını kınıyorum, ayıplıyorum. 12 Eylül Anayasa'sından bugün şikayetçi olan iktidardan çok daha fazla şikayetçiyiz. 12 Eylül darbesini bizler yerken, onlar seyirciydi. Bizim insanlarımız zindanlarda çürümeye terk edilirken, sıkı yönetim
mahkemelerinde hesap verirken, beylerin tuzu kuruydu. 12 Eylül'ün hangi koşullarda olduğunu, neler yaşandığını, hukukuyla veya hukuksuzluğuyla kimlerin mücadele ettiğini yakın tarih çok iyi biliyor. 12 Eylül veya benzeri darbelerden hiçbir zaman CHP yararlanmaya kalkmamıştır, CHP hep zarar görmüştür."
Ecevit'in "En kötü sivil idare, en iyi dikta rejiminden iyidir" sözünü hatırlatan Önder Sav, "CHP'ye bu sözlerle sataşmak kimseye hayır getirmeyecektir. Şöyle tarihin derinliklerine bir bakalım, cumhuriyet tarihinin en köklü partisi CHP ile uğraşan irili ufaklı hiçbir parti iflah olmamıştır. Bugün hepsi tarihin çöplüğündedir, bu siyasal iktidar da tarihin çöplüğüne gidecektir'' diye konuştu.
Sav, CHP'nin Atatürk'ün çizdiği yolda ilerleyen, çağdaşlığı hedefleyen bir parti olduğunu belirterek, ''Biz Kemalist bir parti olduğumuzu çekinmeden söyleriz. Atatürk rejimi koruma görevini Türk gençliğine verdi. Çünkü bir gün bu ergin insanların yozlaşacağını, nice mangalda kül bırakmayan devrimcilerin devrimcilikten sapıp sığlaşıp, sağlaşacağını biliyordu. Onun için dinamik bir güç olan, kalıplaşmayacak, dogmalara sapmayacak gençliğe bıraktı, en doğrusunu da yaptı" dedi.
(AUÖ-CC-Y)


24.07.2010 15:36:08 TSI
NNNN
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.