CHP kendini kandırmasın “İkinciye ödül yok”
Bir yerde okumuştuk ya da duymuştuk…
Konunun özeti şuydu:
“İkinciye ödül yok…”
Evet sevgili okurlar…
Her yarışta büyük ödülün tek sahibi birinci olandır…
İkinciye ve üçüncüye verilen ödüller, teselli içindir…
Referandum yapıldı.
Yarışta kim birinci geldi? “Evet” taraftarı AKP ve Tayip Erdoğan…
Referandum sonucunda ne uygulanacak?
Tamamıyla birinci gelenin istek ve hedefleri… Değil mi?
İkinci gelen “hayır” cephesinin oyu birinciden yani “evet” ten bir eksik bile olsa, sonuçta kıymeti harbiyesi var mı? Yok… Neden yok? Çünkü ikinci… Yani yitiren taraf…
Dünya Basketbol Şampiyonası’nda, birinci ABD olurken, ikinci Türkiye oldu… Turnuvanın amacı olan şampiyonluk ödülü kime verildi ABD’ye…
İlerde turnuvanın birincisi yani şampiyonu olarak kim bilinecek ve hatırlanacak?.. ABD. Şampiyonada ikinci olanın hangi devlet olduğu akıllara bile gelmeyecek…
CHP’NİN DURUMU:
Konumuza dönelim…
Ana muhalefet partisi CHP’nin öncülüğünü yaptığı “hayır” cephesi, referandum sonucunda ne oldu? Kaybetti…
İkinci oldu… Yüzde 42 oy aldı. Kazançlı çıktı diye yorum yapmanın alemi var mı? İkinci oldu da ne oldu? Değiştirilmesi istenen Anayasa maddelerinden birinin dahi değiştirebilmesini durdurabildi mi? Hayır,,,
O halde tekrarlayalım…
“İkinciye ödül yok…” Kimse havalara girmesin!..
***
Kılıçdaroğlu iyiydi ama CHP teşkilatı kötüydü…
Genel başkanlarının dahi seçim kütüğüne sahip çıkamadılar…
Dünya aleme rezil oldular!..
Bilinir ki, CHP her zaman “ben her şeyi en iyi bilirim”, “benden başka kimse baş olmasın”, “en iyi akıl bendedir” diye düşünen ve havaya girenlerin ve de sürekli bu havada olanların partisidir…
Her zaman elitlerin partisi olmuş ve halka sürekli tepeden bakanların yönetiminde yılları tüketmiştir… Ulu Önder Atatürk, böyle bir kitleye partisini ve ülkeyi teslim ettiğini bilseydi, kahrolurdu…
***
Referandumdan sonra neler oluyor biliyor musunuz?
Atatürk’e laf söylemediklerinden “Kemalizm öldü” diye nara atanların sayısı artmaya başladı. Arsızca çevrelerine, daha doğrusu Atatürkçülere, Cumhuriyete bağlı olanlara ve laik kesime saldırmaya başladılar…
Ne kadar yobaz, dini sömüren sahte dindar ve “cemaat çetesi” taraftarı varsa, azgınlıklarından, saldırmadıkları yer ve hakaret etmedikleri kimse kalmadı… Tam tanımıyla söyleyelim “azdılar!”
Başbakan Tayip Erdoğan’ın yarattığı “ayrışma”, ne yazık ki vatan sathında en acı biçimde kendini göstermeye başladı. Millet söylenildiği gibi “karpuz gibi ikiye bölündü” Bir tarafta “hayırcılar” öbür yanda “evetçiler...”
Birbirine düşman iki kutup yaratıldı… Biz akrabalıklar arasında, evet ve hayır için soğukluklar başlandığını somut olarak gözlemleyenlerdeniz…
***
Başbakan’ın, sağduyulu insanları hiçbir zaman tatmin etmediği, dostlar alışverişte görsün türü, referandum sonrası yaptığı konuşmada; önüne gelene teşekkür etmesi, herkese mavi boncuk dağıtıyor izlenimi vermesi, ülke meselelerine duyarlı kitleler nezdinde inandırıcı olmamıştır…
Başbakan o konuşmayı, 22 Temmuz 2007 seçimi sonrası balkonda yaptığı konuşma gibi, şekli olarak yapmıştır. İçi boştur ve kesinlikle inandırıcı değildir!... Erdoğan’ın kafasında ki plan ve uygulamalar, Batı’dan esen rüzgarlardan esinlenmektedir… Rüzgar nasıl eserse olan ve olacak olan odur…
Tayip Erdoğan’a göre, ülkede AKP’ye ve tabiî ki başta kendisine biat etmeyen kişi ve kurumlar, makbul değildir, tez elden dışlanmalı hatta pasifize edilmelidir… “Bi taraf olanlar bertaraf edilmelidir”
***
Bugün ülkede bir babayiğit çıkıp da; “ben/biz ülkenin bölüneceğine, Güneydoğu’da bir Kürt devletinin kurulacağına, buna bütün desteğin başta ABD olmak üzere Batı’nın tamamının destek verdiğine inanmıyorum” desin bakalım!
Batı Türkiye’ye girmeye (işgale) başlamıştır…
Önce Trabzon Sümela Manastırı, sonra Van Akdamar kilisesi ve bugün yarın da Ayasofya… Bu daha işin başlangıcı… Neden ülkede milliyetçi duygular ve odaklar köreltilmeğe çalışılıyor… MHP niçin hedefteki partidir… Neden AKP desteklenip güçlendiriliyor?...
Çünkü “Emperyalist Batı”nın istediği biçimde yönlendireceği parti AKP’dir de ondan… Referandumda AKP’nin su gibi harcadığı paraların kaynağı nedir?.. Nasıl oluyor da AKP her sıkıştığında dışardan görünmez ve bilinmez eller, ülkeye milyarları akıtıyor? Meçhul(!)
CHP’ye dönelim…
Ülke gittikçe bölünüp parçalanmaya daha çok yaklaşıyor… AB masalı ile milleti uyutmanın manası yok… Siz CHP’ler; hâlâ kurultaylar, iç çekişmeler, kendi içinizde hizipleşmelerle uğraşıyor ve her zaman ki gibi boşuna zaman tüketiyorsunuz…
Oysa ülke artık göz göre göre elden gidiyor…
Bu ajitasyon değil. Milyonlarca “Türk” insanın yüreğini burkan, acı gerçek!...
Hanefi Avcı’nın “Haliç’te Yaşayan Simonlar Dün Devlet Bugün Cemaat” kitabını okumadınız mı? Fethullah Gülen cemaatinin çeteleşmiş taraftarlarının; ülkenin bağrına ok gibi saplandığını, omurgasına yerleştiğini, var gücü ile haykırarak dünya aleme ilan ediyor Sayın Avcı!...
Ülkenin Başbakanı ve Eski CHP Genel Başkanı; ne hikmetse isim zikretmeden hâlâ “Okyanus ötesine(!)” ya da “Pensilvanya’ya(!)” teşekkür mesajları gönderip, yeşil ışık yakarak sempatilerini iletiyorlar…
Son söz:
Organize malum cemaat çeteleri; gerçek vatanseverleri, laik kesimi, Atatürkçü ve Cumhuriyet’e gönül vermişleri, sindirmek ve yıldırmak için her türlü rezilliğe başvuruyorlar. İnternet sitelerinde sözde gözdağı vermek için, köprü altı ağızlarıyla yorumlar yapıp, son derece basitleşiyorlar…
Sevgili halkım…
Bunlar tek merkezli malum odakların piyonları ve görevlileridir. Sakın ola bu terbiyesizlere değer ve önem vererek, sinmeyin ve kabuğunuza çekilmeyin!
Bu ülke hepimize kahraman Atatürk ve ecdadımızın mirasıdır. Ağzına Atatürk’ün adını anmaktan özenle kaçınan böyük böyük sözde önemli görünen zatların, yörüngesine kapılıp, boş esen rüzgarlarda savrulmayın!
Asil Türk milleti, hiçbir zaman vatanı içini canını vermekten kaçınmamıştır…
Gönlünüzü ferah tutarken, koşullar ne olursa olsun, uyanık, mücadeleci ve azimli olmaktan asla ödün vermeyin!
BURHAN ÖZBEY