Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 04:16
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

CHP: 'Yaptığımız kürsüyü işgalden kurtarmaktır
CHP TBMM Grubu, Meclis Genel Kurulu'nda yaptıkları eylemin, ''kürsü işgali değil, İçtüzük darbesiyle gasp edilmek istenen kürsüyü, işgalden kurtarma eylemi'' olduğunu öne sürdü. 08.02.2012 22:26

     CHP TBMM Grubu, TBMM Genel Kurulunda, TBMM İçtüzük değişikliği teklifi görüşmeleri devam ederken yazılı açıklama yaptı.
     AK Parti'nin, muhalefetin sesini kısmak için, önce yeni medya düzenini oluşturduğu iddia edilen açıklamada, ''Bu yetmedi, Meclis TV yayınlarını kısıtladı, şimdi çok daha ileri giderek Meclis İçtüzüğü'nü değiştirmek istiyor. Kurtuluş Savaşı'nda bile müzakere yöntemini benimsemiş, müzakere ile savaş yönetmiş bu gazi Meclisi suskun meclis haline getirmeye çalışıyor'' denildi.
     Açıklamada, Meclis İçtüzüğü değişiklik teklifinin, iktidarının 10. yılında gündeme getirilmesinin tesadüf olmadığı, zamanlamanın çok ilginç olduğu belirtildi. Meclis İçtüzüğü değişikliğinin, ''post-modern diktatörlük heveslerinin bir sonucu'' olduğu ileri sürülen açıklamada, şu ifadelere yer verildi:
     ''CHP, bu heveslerin önündeki engeldir. AKP'nin bu totaliter, millet iradesine aykırı ve ifade özgürlüğünü engelleyen tutumuna izin vermeyecektir. Yapılmak istenen değişiklik sadece muhalefetin sesini kesmekten ibaret değildir, asıl yapılmak istenen işçinin, esnafın, köylünün, emeklinin kısacası milletimizin sesini kesmektir. CHP milletin sesi olmaya devam edecektir ve bunu seslendireceği Meclis kürsüsünün iktidar tarafından işgal edilmesini engelleyecektir.
     CHP'nin yaptığı eylem; kürsü işgali değil, İçtüzük darbesiyle gasp edilmek istenen kürsüyü işgalden kurtarma eylemidir. Kürsü milletin kürsüsüdür ve öyle kalacaktır. Amacımız, Türk milletinin bu yüce çatı altında söz söyleme, Türk milleti için yasa yapma, iktidarı denetleme görevimizi layıkıyla ve hakkıyla yapma özgürlüğümüzü korumak, millet iradesine ve demokrasiye sahip çıkmaktır. Bu bizim milletimize karşı kutsal ödevimizdir. Bizim özgürlüğümüz; Türk milletinin özgürlüğüdür.''

AA

YORUMLARINIZ
İyimser - 09.02.2012 12:49
CHP kendini "Antikor" olarak görmekten
vazgeçemeyecek.En iyisi onları psikolojik
tedaviye alıp; bir "Antikor" değil diğer
partiler gibi siyasi hayatta iktidar olma
mücadelesi veren bir parti olduklarına
onları ikna etmek.Eğer "Antikor" olma gibi
bir misyon varsa bu bütün partilerin
misyonu olmalıdır.Okullarda çocuklarımıza
her sabah topluca okutturulan and ve
Atatürk'ün gençliğe hitabesi kurtuluş savaşının
manifestosuymuş.Bakalım manifesto ne demek:
"Bir gemideki malları göstermek için kaptan tarafından boşaltma işlemlerinin yapılacağı gümrük idaresine verilen liste. 2. Bildiri. 3. Toplumsal bir hareketin siyasal inanç ve amaçlarının açık ifadesi."
Gümrük idaresine verilen listeyi geçelim 2. ve 3.anlamı:

"Öğrenci Andı" nı yazan ve 23 Nisan 1933′te Türk çocuklarına armağan eden de Dr. Reşit GALİP’tir.
Prof. Dr. Afet İNAN, “Atatürk Hakkında Hatıralar ve Belgeler” adlı eserinde (s. 213) Dr. Reşit GALİP ve “AND” hakkında şunları yazmıştır:

“1933 yılının 23 Nisan Çocuk Bayramı idi. O, heyecanla Çankaya Köşkü’ne geldiği vakit, Atatürk’ün yanında bana bir kâğıt uzattı ve şunları anlatmaya başladı. “Sabahleyin ilk bayramlaşmayı kızlarımla yaptım. Onlara bir şeyler söylemek istediğim vakit, bir and meydana çıktı. İşte Cumhuriyetimizin 23 Nisan çocuklarına armağanı” dedi:
"Türküm, doğruyum, çalışkanım. Yasam küçüklerimi korumak, büyüklerimi saymak, yurdumu, milletimi özümden çok sevmektir. Ülküm, yükselmek, ileri gitmektir. Varlığım Türk varlığına armağan olsun!"
Bu and kutuluş savaşının bildirgesi olabilir mi?
Adını birçoğumuzun ilk defa duyduğu Dr.Reşit GALİP'in
çocukları için o devrin otoriter rejimlerinden de etkilenerek yazmış olduğu yeminin ne gibi bir kudsiyeti var?Gençliğe hitabe ise 20 Ekim 1927'de
gençliğe yapılan bir konuşmadır.Yani "Kurtuluş Savaşi"
çoktan bitmiştir.Onu da o günün şartlarına göre anlayıp
tarihteki yerine koymak varken kutsalsallık atfederek
bir tartışma vesilesi kılmak Atatürk'ün son
arzusu muydu?
CHP kendini mahkum ettiği bu çerçeveden artık kurtulmalı, diğer siyasi partilerden bir farkının olmadığını idrak etmelidir.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1