Son Haberler
27.05.2012 Pazar 22:43
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

CHP'li vekiller 2010 KPSS'nin peşini bırakmıyor
2010 KPSS'de kopya çekildiği iddiaları bir kez daha Meclis gündemine taşındı. CHP Eskişehir Milletvekili Murat Sönmez, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a "2010 KPSS'de kopya çekildiği iddialarına ilişkin bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz" diye sordu. 19.08.2010 10:31

 ANKARA (ANKA) - 2010 KPSS'de kopya çekildiği iddiaları bir kez daha Meclis gündemine taşındı. CHP Eskişehir Milletvekili Murat Sönmez, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde, 2010 KPSS sonuçlarının açıklanması sonrasında sınavda kopya çekildiğine ilişkin iddialarının gündemde olduğunu belirterek, bunun yanı sıra 2009 tarihli Polis Akademisi Polis Meslek Yüksekokulları Öğrenci Adaylığı Sınavı sorularının da çalındığını hatırlattı. Binlerce gencin yaşamını ve geleceğini etkileyen sınavların güvenirliğine dair kuşkuların kamuoyunda rahatsızlık yarattığını ifade eden Sönmez, Başbakan Erdoğan'a "2010 KPSS'de kopya çekildiği iddialarına ilişkin bir soruşturma açmayı düşünüyor musunuz" diye sordu. Sönmez sorularına şöyle devam etti:
"Geçtiğimiz yıl uygulanan aritmetik ortalama ve standart sapma ile bu yılki uygulama farklıdır. Sınavın geçerlilik süresinin 2 yıl olduğundan yola çıkarak, aritmetik ortalama ve standart sapmadaki farklılık geçen yıl ile bu yıl sınava giren adayları ne yönde etkileyecektir?
MEB 2010 Öğretmenlik Başvuru ve Atama Kılavuzu'na göre, Ağustos ayında alınacak 31 bin kadro için başvuruların ve öğretmen atamalarının gerçekleşeceği şu günlerde sınav sonuçlarının yeniden değerlendirilmesi söz konusu olacak mıdır? Atamalar yapıldıktan sonra sınavın iptal edilmesi durumunda, ataması yapılan öğretmenlere ilişkin ne tür bir uygulamanız söz konusu olacaktır?
KPSS Eğitim Bilimleri testinde bir karı-kocanın 120 sorunun tamamını doğru yanıtlaması ve son üç yıl boyunca KPSS'ye giren Eğitim Bilimlerindeki toplam yanlışı toplam doğrusundan daha fazla olduğu tespit edilen kimi adayların bu seneki sınavda Eğitim Bilimlerindeki net sayısının 120 oluşu, sınav sorularının önceden ele geçirilmiş olduğuna ilişkin kuşkuları destekler nitelikte örnekler değil midir?
ÖSYM tarafından yapılan sınavların güvenilirliğine ilişkin kamuoyunda oluşan kuşkuları gidermek üzere ne yapmayı planlamaktasınız?"

-EĞİTİM FAKÜLTELERİ YETERLİ Mİ?

Sönmez, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun yazılı yanıtlaması istemiyle TBMM Başkanlığı'na verdiği soru önergesinde ise eğitim fakültelerini gündeme getirdi. Sönmez Bakan Çubukçu'ya şu sorularını yöneltti:
"Hükümetiniz döneminde kaç eğitim fakültesi açılmıştır? Mevcut eğitim fakülteleri öğretmen ihtiyacını karşılamakta ne derece yeterlidir?
Hükümetiniz döneminde -içinde bulunduğumuz yılı da içine alacak biçimde- Eğitim Fakülteleri bünyesinden mezun öğretmen sayısı nedir? Kaçının ataması yapılmıştır? Kaçı kadrolu, kaçı sözleşmelidir? Atama bekleyen öğretmen sayısı nedir?
Bakanlığınızca yapılan öğretmen atamaları yeterli düzeyde midir? Öğretmenlerin iş güvenceli, kadrolu olarak istihdam edilmesi konusunda bir planlamanız var mı?
2009 ve 2010 yıllarında KPSS'ye müracaat eden öğretmen sayısı nedir?
Nitelikli bir eğitim-öğretim hizmetinin örgütlenebilmesi için MEB olarak, YÖK ve eğitim fakülteleriyle işbirliği içinde ne tür bir çalışma yapmayı planlamaktasınız? Halihazırdaki sözleşmeli/kadrolu çalışan öğretmelerimizin ve adayların sorunlarının çözümüne ilişkin olarak, sekiz yılık iktidarınız boyunca yaptığınız çalışmalar uluslararası standartlar göz önüne alındığında sizce yeterli midir?"(ANKA)
(GO/ÖMR)

YORUMLARINIZ
n.k. - 19.08.2010 11:20
bir de başka bir sorum var:neden bu kadar çok üniversite,eğitim fakültesi ve eğer buralardan mezun olanlar için gelecek vadetmiyorsa neden sayıları bu kadar arttı?
n.k. - 19.08.2010 11:18
yanıt bekleyen sorular..keşke tatmin edici cevaplar alabilsek:(okulların sitelerinde ''ücretli öğretmenlik için başvuru başladı'' yazısı içime dokunuyor.öğretmenliğin mutluluğunu,güzelliğini tattım belki bu uygulama sayesinde ama;okulda yapılan ayrımcılık(3 tür öğretmenden sözediyoruz:ücretli,sözleşmeli ve kadrolu),sskların ayda 3 gün çalışmış olarak gösterilmesi,ekomomik nedenler(verdiğim yol parası aldığım ücret kadardı)bunu sürdürmemi engelledi.hakeden insanlar dururken bu kötü uygulamaya ne yazık ki öğretmenlikten hiç nasibini almamamış kişiler de bu payeyi alıyor.görev yaptığım okulda,zihinsel engelli olduğu için çocuğu pasifize etmek amacıyla kapıyı tutturan,gürültü olmasın diye kitabını yarısı öğrencilerin elleri şişene kadar okuyup yazdıranlarla karşılaştım.soru önergesinin kapsamı genişletilebilir;ya da tamamen farklı bir soru olarak yeniden yazılabilir:eğitim sistemimiz için neler yapacağız,yetişen(yetişemeyen)bizim geleceğimizdir.hangi görüş ya inanıştan geliyor olursa olsun...
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1