Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 03:35
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

CORRIERE DELLA SERA: OBAMA: TÜRKİYE, TAM ÜYE OLARAK AVRUPA'YA KATILMALIDIR
09.07.2010 14:00

ROMA, 08/07(BYE)--- Tirajı günde 676 bin olan Corriere della Sera gazetesinin 8 Temmuz 2010 tarihli sayısında, Paolo Valentino imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan Washington çıkışlı mülakatın Türkiye ile ilgili bölümünün çevirisi şöyledir:

ABD Başkanı Barack Obama, Corriere della Sera gazetesine verdiği özel mülakatta, Afganistan'daki savaş gibi önemli konuları ele aldı; İtalya'nın katkısını "olağanüstü" olarak nitelendirdi ve 2011 yazının hızlı bir geri çekilişin başlangıcı değil, "Afgan polis ve birliklerinin bizim yerimizi aldıklarını görmeye başlayacağımız" an olacağını belirtti. Ayrıca Obama, Türkiye'yi kaybetme riskinden bahsetti ve Avrupa'nın Ankara'yı tam üye olarak kurumlarına katmada gösterdiği isteksizliğin, Türk halkını nasıl "başka taraflara bakmaya" ittiğini hatırlattı. Berlusconi'yi ve Napolitano'yu övdü ve İtalya'yı "mükemmel bir başbakan ve mükemmel bir cumhurbaşkanına sahip olduğu için şanslı" bir ülke olarak tanımladı.

Konumuz Türkiye; dış politika alanında bu ülkede yaşanan son gelişmeler, örnek vermek gerekirse BM'de İran'a karşı yaptırımlara ret oyu ve İsrail ile ilişkilerdeki soğuma, ABD ve Avrupa'da endişe uyandırıyor. Kimileri "Türkiye'yi kaybetmek" tehlikesini gündeme getiriyor. Başkana, "Ankara'yı tam anlamıyla kurumlarına katmada AB'nin gösterdiği isteksizlik veya bunu reddetmesinin bunda bir rolü olduğunu düşünüyor musunuz? Ayrıca ABD ve Avrupa, Türkiye'yi daha Batı yanlısı bir yöne tekrar yerleştirmek için nasıl hareket edebilir?" diye soruyoruz.

Obama, konuyu geçmişten bu yana ele alarak Türkiye'yi, "Eskiden beri Doğu ile Batı arasında bir kavşak, son derece büyük stratejik öneme sahip bir ülke" olarak tanımlıyor ve şunları hatırlatıyor: "Bir NATO üyesi ve ekonomisi büyük gelişme içerisinde. Ayrıca bir demokrasi oluşu ve İslami çoğunluğa sahip bir ülke oluşu, bu ülkeyi bölgedeki diğer Müslüman ülkeler için büyük önem taşıyan bir model hâline sokuyor. Bu nedenlerle Ankara ile güçlü ilişkiler beslemenin önemli olduğu kanısındayız. Ve yine bu nedenledir ki AB üyesi olmadığımız hâlde, Türkiye'yi AB'ye kabul etmenin akıllıca olacağını her zaman ifade ettik. Bu konunun Avrupa'da güçlü hislere neden olduğunu anlıyorum ve yavaş ilerleyen ritmin veya Avrupa'nın gösterdiği isteksizliğin, Türkiye'nin tavrında son zamanlarda gözlenen bazı yön değişikliklerinin temelindeki tek ya da baskın unsur olduğunu düşünmüyorum. Bunun, ülkenin kendi içindeki demokratik söylemle ilgisi olduğu kanısındayım. Bu söylem, Türk halkının Avrupa'ya bakış tarzında bir rol oynamasında etkili olacaktır. Avrupa ailesinin parçası olmadıklarını hissettikleri takdirde, ittifak ve bağlantılar kurmak için başka yerlere bakmaları doğaldır. Nükleer konusunda İran ile ara buluculuk yapmak gibi gördüğümüz bazı şeylerin talihsiz de olsa Türkiye'nin İran'la uzun bir sınır bölgesi paylaşıyor olması ve o bölgede hiçbir ihtilaf istememesiyle bağlantılı olduğunu düşünüyorum. Kendisini yükselmekte olan bir güç olarak gören Brezilya ile birlikte, kendi gücünü gösterme isteğinin de belki etkisi olmuştur. Bizim Ankara'yla yapabileceğimiz, onu yükümlülük altına sokmaya, büyük İslami bir demokrasi olma spesifik özelliklerine dokunmadan, Batı ile entegrasyonlarının onlara getireceği avantajları açıklamaya devam etmek, bu nedenle korkuyla hareket etmemektir. Şayet onlar evrensel haklara ve devletin sekülerliğine riayet eden bir İslam tipine hayat verecek olursa bizim açımızdan potansiyel olarak oldukça olumlu olabilir ve Müslüman dünyası üzerinde pozitif bir etkiye sahip olabilir."

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.