Yargıçların yükünü çoğaltmak yerine ,yeni yasalarla onlara hukukun üstünlüğünün yaşatılması söz konusu. Dönem bu dönem.. Anayasa Mahkemesi daha önce kayıp ettiği itibarını yeni yasa ve yükselen sivil toplum değerleriyle taçlandırılmalıdır.
Cumhurbaşkanı bir ölçüde ketenpereye getirileceği sanıldı. Böyle bir durumun söz konusu olamayacağı ortadaydı. Ancak bir kısım medya ve TV lerde olabilirmiş gibi seslendirildi. Abdullah Gül bunu ne kendisi, ne dönemin Cumhurbaşkanı, ne içinde bulunduğumuz zamanın insanı ne de sade bir vatandaş olarak yapamazdı.. Yapmazdı,
Bu ciddi bir sivilleşme mücadelesidir. Bu mücadele AK Parti’nin sonraki kuşaklara bırakacağı en ciddi mücadeledir. Burada AB reformları itici güç olarak bulunuyorsa da, Türkiye artık darbelerden çektiği eziyetleri konuşmaya başladı. Darbe belgeselleri TV ekranlarında..
Bu noktadan sonra geri dönüş çok zor.
Toplum özgürlüklerin ayak sesini iyiden iyiye algıladı. İletişim toplumu bu algılamaların başını çekti.
Askerin arkasına saklanarak siyaset yapan sivillerin dönemi bitti gibi.
Siyasetçi, halk ,hatta askerler değişti.