Ak Parti’li Dışişleri Bakanı Abdullah Gül Cumhurbaşkanlığına aday olunca, birden 28 Şubat benzeri faaliyetler yapılmaya başlandı.
Cumhuriyetin birden Türbülansa girdiği hatırlandı!!
Eline bayrağı alan, bazı vilayetlerde ki Cumhuriyet Mitinglerine katıldı. Sloganlar atarak, sol mesajlar vererek Cumhuriyet müdafası yaptılar..
İşin özü, bizim fikirden olmayan Cumhurbaşkanı olursa, Türkiye geriye gider, her şey çok kötü olur!!!
Demokrasilerde halk oyuna ve tercihine tahammül etmek gerekir. Ama bazıları bu anlayışı kendi istediği gibi anlıyor..
Peki bu binlerce insan, sendikalar, barolar, Atatürkcü Düşünce Derneği Cumhuriyetin tehlikede olduğunu düşünüyor, görüyorda. şehirlerde can ve mal güvenliğinin senelerdir tehlikede olduğunu görmüyormu?
İstanbul’un merkezinde milletvekillerinin, gazete genel yayın müdürlerinin, iş adamlarının kapkaç edildiğini, arabalarının çalınıp gasp edildiğini görmiyorlar mı?
İstanbul, Ankara, İzmir de hergün bine yakın ev ve işyerinin soyulduğunu, 300 civarında arabanın bir gecede çalındığını, gündüz vakti kuyumcuların uzun namlulu silahlarla soyulduğunu, iş yeri sahiplerinin öldürüldüğünü görmüyorlar mı?
Cumhuriyet insanlarının can ve mal güvenliğinin tehlikede olduğunun farkında değiller mi?
Bu asayiş bozukluğu için İstanbul Valisi ve İstanbul Milletvekilleri ile bazı bakanların istifaya çağrılması için miting yapılması gerektiğini bilmiyorlar mı?
Bu asayiş tehlikesi için ne zaman yürüyeceksiniz?
Yoksa Cumhuriyet kadar, şehirler tehlikede değil mi?
Tehlikede olan sadece Köşk mü?