Aşağıda yazdıklarımı Ocak ayı sonunda Ankara’da ziyaret edeceğim Danıştay Başkanı Mustafa BİRDEN ‘ e anlatacağım.
Sadece İstanbul’da gereksiz yere belde ve belediye yapılan onlarca mahalle ve yer var. Bu belediyeler bazı insanların adeta rant, siyasi seçim yatırımı, mekanı.
Kapatılan bu belediyeler sadece emlak, çöp, ruhsat vergileri toplarlar. Başkanlarının altında siyah plakalı makam arabaları! Özel şöförler hatta korumaları var!
Donanım ve bilgisiz, çevre ve görüntü kirliliği umrunda olmayan ve bilmeyen yüzlerce meclis üyesi..
Dün sadece vatandaş olan, metroya, otobüslere, minübüslere binen bu insanlar ertesi sabah başkan seçildiği için, lüks ve gösterişli bir hayat yaşıyorlar.
Milli ve dini özel günlerde vergilerimizle yaptırdıkları pankartları sağa sola asarak, kutlama ve seçim yatırımı yaparlardı!
Kandil, bayram kutlarlar. Seçmenin pis, çamurlu, çukurlu yolunu kaldırımlarını unuturlar!
Seçmen ve vergi verenler otobüs, minübüs beklerken duraklarda, toz, toprak yutarlar. Ama bu belde başkanları, ÖĞRETMENLER VE ANNELER GÜNÜ İÇİN PANKART ASARLAR!
Ama çevre kirliliğini, kaldırımların ve yolların kullanılmaz halde, çamur, çukur, asfaltsız olduğunu hiç görmezlerdi..
Siz görüp söylediğinizdede parasızlıktan, asfalt şantiyelerinin olmadığından, personel yokluğundan şikayet ederlerdi.
Bağlı oldukları Büyükşehir yada ilçe belediyelerinden, asfalt, araç gereç talep ederlerdi.
Adları başkan ve belediyeydi ama, hizmette başaramadılar, yoktular!
Yolda giderken, bir çukur, çöp yığını, yada kaldırımlara ve yollara park edip trafiği ve yaya güvenliğini tehlikeye düşüren bir durumu ihbar ettiniz!
Hemen bu belde başkanları ve şube müdürleri mazeret uydururlardı:
- Orası şu ilçeye, yada büyükşehire ait.. Onlara söyleyin. Bizim çekicimiz yok! Bizim asfalt şantiyemiz yok! Biz asfaltı il belediyesinden talep ediyoruz. Onlarda başka partiden olduğmuz için bizi oyalıyorlar!!!
- Siz stres olmuşsunuz, onlarca lira telefon parası vermişsiniz, vergilerinizin karşılığını alamamışsınız HİÇ ÖNEMLİ DEĞİL!
İşte hükümetin çıkardığı belediyeler kanıunu bunun için önemliydi. Küçük belediyeciklerin kapatılması iyi hizmetin gelmesi için şarttı.
Hizmet talebi duyunca kaçan belde başkanları, resmi makam arabalarıyla, bizim vergilerimizle bu arabalara doldurdukları benzinlerle, düğün, dernek, tebrik ziyaretleri yapıyorlar.
Danıştay’ın bu kararıyla bu başkanlardan yine kurtulamadık!
Bu belediyeciklerin başkanlarının bir ayağıda yine görev gerekçesiyle, hep yurt dışındaydı!
Milyarlara harcırah alırlar. 5 yıldızlı otellerde kalırlardı. Ama beldelerine getirdikleri ciddi bir yenilik ve proje yoktu.
Danıştay’da bu karara evet diyen üyeler, emekli olunca, yada Adli Tatilde belde ve ilçelerdeki yazlıklarına gidecekler.
Orada çevre, görüntü, trafik, yol meselesiyle karşılaştıklarında, bu problemlerin halli için belde ve ilçe belediyelerini aradıklarında, neden bu kanuna mualefet ettiklerine kızacaklar.
Çünkü hizmet alamayacaklar! Bol mazeret ve partizanlık edebiyatı duyacaklar!! Bolcada bu başkanlarda Saygılar lafı duyacaklar!!
PEKİ DANIŞTAY NE YAPTI?
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu, 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin 1 Mayıs 2008 tarihli genelgeyi, Giresun’un Bulancak ilçesi Kovanlık Belediye Başkanlığı yönünden iptal eden Danıştay 8. Daire kararının yürütmesinin durdurulması istemini reddetti.
Giresun Bulancak ilçesi Kovanlık Belediye Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı tarafından yayımlanan 5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’un uygulanmasına ilişkin 1 Mayıs 2008 tarih ve 2008/34 sayılı genelgenin iptali istemiyle Danıştay’da dava açmıştı.
Danıştay 8. Dairesi, Anayasa Mahkemesi’nin 5747 sayılı Kanun ile ilgili kararını hatırlatarak, kararda, genelgenin dayanağı 5747 sayılı yasanın geçici 1. maddenin (1) numaralı fıkrasının, Türkiye İstatistik Kurumu tarafından gerçekleştirilen adrese dayalı nüfus sayımı sonuçlarına yasal süresi içinde iptal davası açanlar yönünden iptaline karar verildiğinden, dava açan belediyelerin tüzel kişiliklerinin devam ettiğine hükmetmişti.
Daire, bu gerekçelerle, 5747 sayılı Kanunun uygulanmasına ilişkin 1 Mayıs 2008 gün ve 2008/34 sayılı genelgenin, davacı belediyeye hasren iptaline, oy birliği ile karar vermişti.
Davalı İçişleri Bakanlığı, Danıştay 8. Daire’nin kararını temyiz ederek bozulmasını ve öncelikle Daire kararının yürütmesinin durdurulmasını istedi.
Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu bugün toplanarak yürütmenin durdurulması talebini görüştü.
Kurul, İçişleri Bakanlığının, Danıştay 8. Daire kararının yürütmesinin durdurulması talebini oy çokluğuyla reddetti.
Kurul’un gerekçesinde, Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kanuna ilişkin kararının ardından bu belediyeler açısından yeni bir hukuki durumun ortaya çıktığı belirtilerek, Anayasa Mahkemesi kararının Resmi Gazete’de yayımından itibaren dava açan belediyelerin tüzel kişiliğinin devam edeceği kaydedildi.
Yüksek Seçim Kurulu, Danıştay 8. Dairesi ile Anayasa Mahkemesi’nin söz konusu kararlarını dikkate alarak, 5747 sayılı kanunun kısmi iptaline ilişkin Anayasa Mahkemesi’nin gerekçeli kararının Resmi Gazete’de yayımlandığı 6 Aralık 2008’den itibaren 60 gün içinde dava açan belde belediyelerinin (862) mahalli seçimlere katılabileceğine karar vermişti.
862 fazladan başkana maaş, makam arabası, koruma, cep telefonu, yurt dışı harcırahı, Ankara’da İçişleri Bakanlığı’nda SAYIN BAKANLAR VE SAYIN MÜSTEŞARLARLA görüşme masrafları demek bu!
En büyük teşkilat Devlet ama, en organize olamayan kurumda yine bizim devlet!
Vergi veren bizlere kalan ise SÜRÜNMEK! AB devletlerindeki modern, temiz, şehirlere, kaldırım ve otoyollara, özenmek..
www.dursunboran.com