Bunların tek amacı var: "Gücü sivillere bırakmamak"
AB’ye de karşılar, ABD’yi de kullanmak üzere varsayımlar içine girmişler.. Komik demek de içimden gelmiyor. Mücadele ettik ama, bu kadarını hayal bile edemezdik. Kaybolan yılları ,onlardan geri almak mümkün mü?
Taraf gazetesini elimden düşüremedim. Hangi paşanın dünyasını nasıl yakalayabilirim diye düşündüm. Bu davranışları nasıl geliştirdiler? AB kriterlerinden nasıl da korkuyorlar. Nasıl da toplumu her kademede bölmek istiyorlar..
Medya patronlarına figüran muamelesi bile yapmıyorlar. Onları korkutmayı epeydir başarmışlar.
İşin en komik yanı, 28 Şubat bin yıl sürecek manşetleri atan Ertuğrul Özkök’e onlar bile güvenmiyor. Adamı pek anlayamamışlar. Onu kimse anlayamadı. Bir tek Aydın Doğan anladı, ama uzun bir zaman sonra başına büyük işler geldi.
Zafer Mutlu disiplinleri de işin içine girince kendilerini güçlü gördüler.
Aydın Doğan şimdi yönetmenlerin dümen suyunda dolaşmanın acısını çekiyor. Keşke işlerine gerçek yayını yönetenleri koysaydı. Para konusunda da sınırları olsaydı.
Kamu vijdanı dönüp dolaşıp bir şekilde insanları yargılıyor. Buna medya sermayesi de dahil. Hatta daha çok dahil.
Paşalarla yola çıkınca, medya, mafya, içsavaş, toplumu bölme, korkutma, failimeçhul cinayetler herşey söz konusu oluyor.
Bütün bunlar Ergenekon’un başarılı olmasına bağlı. Hukuk hızla çalışmıyor. Bu öteden beri böyle. Hukuk Devleti olamamış bir toplumda hukuku aramak da zaman alıyor.