Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 04:49
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

"DARBE"YE EN BÜYÜK DARBE
Türkiye, 1960'ta girdiği darbe döneminde yarım asrı geride bıraktı. Aynı Türkiye dün, darbe geleneğini sürdürenlerle en büyük hesaplaşmalarından birini yaşadı: Emekli generaller Çetin Doğan, Özden Örnek, İbrahim Fırtına, Ergin Saygun ile Albay Çiçek'le birlikte 102 kişiye 'kuvvetli suç unsuru' gerekçesiyle yakalama kararı çıktı. 24.07.2010 10:24

Balyoz Güvenlik Harekat Planı iddianamesini geçtiğimiz hafta kabul eden İstanbul 10. ağır Ceza Mahkemesi, süpriz bir karara imza attı. Mahkeme heyeti, 196 şüpheliden 102'si hakkında 'kuvvetli suç şüphesi' nedeniyle yakalama kararı çıkarttı. Emekli generaller Çetin Doğan, İbrahim Fırtına, Ergin Saygun, emekli amiral Özden Örnek ile Albay Dursun Çiçek'in de aralarında bulunduğu 102 sanığın kısa sürede teslim olmaları için davet çıkartıldı. Sanıklar kararın yüzlerine okunmasının ardından cezaevine gönderilecek. Balyoz Güvenlik Harekat Planı soruşturmasını yürüten dört savcı tarafından 60'ı general 196 asker hakkında hazırlanan 968 sayfalık iddianame, geçtiğimiz hafta İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti tarafından kabul edilmişti. 10. Ağır Ceza Mahkemesi Heyeti, dün akşam saatlerinde tensip tutanağı ile 102 şüpheli hakkında yakalama kararı çıkarttı.

'KUVVETLİ SUÇ ŞÜPHESİ'
Tutuklama gerekçesinde, dosyadaki delil durumu, sanıkların üzerine atılı suçun vasıf ve mahiyeti, kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren olguların bulunması, atılı suçun CMK'nın 100. maddesinde tanımlanan katalog suçlardan olduğu belirtilerek, bu nedenlerle adli kontrol hükümlerinin yetersiz kalacağı belirtildi. Haklarında yakalama kararı çıkarılan şüphelilerin, kendileri gelir ya da yakalanarak getirilirlerse, mesai saatleri içinde hemen mahkemede hazır edilmelerine karar verildi. Sanıkların yakalama kararına karşı 7 gün içinde, bir üst mahkeme olan İstanbul 11'inci Ağır Ceza Mahkemesi'ne itiraz haklarının bulunduğu bildirildi.Genelkurmay Başkanlığı ve Kara Kuvvetleri Komutanlığı'ndan da 5-7 Mart 2003 tarihlerinde İstanbul 1'inci Ordu Komutanlığı'nda yapılan Balyoz seminerine ait sonuç raporu istendi. Mahkeme, sanıkların kısa sürede mahkemeye gelerek teslim olmaları için davet çıkarttı. Tutanakta davete uymayanların zorla getirileceği belirtildi. Sanıklar, mahkemede karar yüzlerine okunduktan sonra cezaevine gönderilecek. Mahkeme heyeti, çok sayıda sanık olduğu için Balyoz davasının ilk duruşmasını, 16 Aralık günü saat 09.30'da Silivri Cezaevi Yerleşkesi'nde yapılmasına karar verdi.

İLK YORUMLAR
İddianamenin bir numaralı şüphelisi Çetin Doğan, "Bir kara lekedir. Hukuk cinayetidir. Bize bu lekeyi atanlar cezasını çekecektir'' dedi. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu da miting için gittiği Malatya'da karara ilişkin, "Görülen dava, siyasi davadır" yorumunu yaptı. 183 klasör eki bulunan 968 sayfalık iddianameye göre, 196 kişi arasında bir numaralı zanlı eski 1'inci Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan. 2. sırada eski Deniz Kuvvetleri Komutanı emekli Oramiral Özden Örnek, 3. sırada eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına ve 4. sırada Orgeneral Ergin Saygun bulunuyor. İrtica ile Mücadele Eylem Planı davasında tutuklu yargılanan Albay Dursun Çiçek de şüpheliler arasında. Sanıklar, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini ortadan kaldırmaya teşebbüs" ile suçlanıyor. Ancak eylemi gerçekleştiremedikleri için 15 yıldan 20 yıla kadar hapis cezası istemiyle yargılanacaklar.

BALYOZ NEDİR?
İddianamede,Balyoz yapılanmasınıa ilişkin şu ifadelere yer veriliyor: "Balyoz yapılanmasının askeri bir müdahale için öncelikle ülkeyi kaos ve kargaşa ortamına çekerek ortamı şekillendirmeyi planladığı, bu amaçla 'Oraj', 'Suga', 'Çarşaf' ve 'Sakal' eylem planlarını hazırladığı görülmektedir. Eldeki mevcut delillere göre, dönemin Genelkurmay Başkanı ve kuvvet komutanlarının dahil olmadıkları anlaşılmıştır. Şüpheliler ordu bünyesindeki askeri hiyerarşi dışında bu amaçla bir yapılanma oluşturmuşlardır. Kurulan bu suç örgütünün darbe yaparak hükümeti yıkmaya yönelik, öncelikle Balyoz Güvenlik Harekat Planı adı altında çok kapsamlı ve ayrıntılı bir plan hazırladığı, hükümet ile işbirliği içerisinde olduğu grupların da tek ferdi kalmayacak şekilde ortadan kaldırılmasının hedeflendiği görülmektedir. Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın, yapılanmanın lideri olduğu ve 'Balyoz Harekat Planı' isimli bir darbe planı hazırladığı kanaatine varılmıştır."

LİSTEDEKİ İSİMLER

19 EMEKLİ GENERAL VE AMİRAL
Eski 1. Ordu Komutanı emekli Orgeneral Çetin Doğan, Eski Deniz Kuvvetleri Kom. emekli Oramiral Özden Örnek, Eski Hava Kuvvetleri Komutanı emekli Orgeneral Halil İbrahim Fırtına, Eski 1. Ordu Komutanı ve Genelkurmay 2. Başkanı emekli Orgeneral Ergin Saygun, MGK'nun son asker kökenli genel sekreteri, emekli Orgeneral Şükrü Sarıışık, Emekli Korgeneral Engin Alan, Emekli Korgeneral Ayhan Taş, Emekli Korgeneral Mustafa Çalış, Emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, Emekli Koramiral Ahmet Feyyaz Öğütçü, Emekli Tümgeneral İzzet Ocak, Emekli Tümgeneral Nuri Ali Karababa, Emekli Tümgeneral Behzat Balta, Emekli Tümgeneral Tuncay Çakan Emekli Tümamiral Özer Karabulut, Emekli Tümamiral Ali Deniz Kutluk, Emekli Tuğgeneral Süha Tanyeri, Emekli Tuğgeneral Halil Kalkanlı, Emekli Tuğgeneral Mehmet Kaya Varol,

28 MUVAZZAF GENERAL VE AMİRAL
Adana 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek, Elazığ 8. Kolordu Kom. Korgeneral M. Korkut Özarslan, Harp Akademiler Kom. Yrd. Korgeneral Yurdaer Olcan, Kuzey Deniz Saha Kom. Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç, Hakkari 3. Taktik Piyade Tümen Kom. Tümg. Gürbüz Kaya, 2. Ordu Kurmay Başkanı ve Malatya Garnizon Komutanı Tümgeneral Hasan Fehmi Canan, Kara Harp Akademisi Kom.Tümgeneral Ahmet Yavuz,
Tümgeneral Halil Helvacıoğlu, Tümgeneral Abdullah Dalay, Tümgeneral Salim Erkal Bektaş, Tümgeneral İhsan Balabanlı, Tümgeneral Bekir Memiş, Tümamiral Ramazan Cem Gürdeniz, Tümamiral Ali Semih Çetin, Tuğgeneral Bulut Ömer Mirmiroğlu, Tuğgeneral Ali Aydın, Tuğgeneral Gökhan Gökay, Tuğgeneral Nurettin Işık, Tuğgeneral Hakan Akkoç, Tuğamiral Turgay Erdağ, Tümamiral Soner Polat, Tuğamiral Ahmet Türkmen, Tuğamiral Mehmet Fatih Ilgar, Tuğamiral Cem Aziz Çakmak, Tuğamiral Levent Görgeç, Tuğamiral Abdullah Gavremoğlu, Tuğamiral Levent Erkek.

6 EMEKLİ ALBAY
Emekli Albay Bülent Tuncay, Emekli Albay Mümtaz Can, Emekli Albay Ali İhsan Çuhadaroğlu, Emekli Albay Emin Küçükkılıç, Emekli Albay Yusuf Ziya Toker, Emekli Albay Suat Aytın.

DİĞER MUVAZZAF ASKERLER
Albay Hasan Basri Aslan, Albay Taylan Çakır, Albay Muharrem Nuri Alacalı, Albay Ali Türkşen, Albay Tayfun Duman, Albay İbrahim Koray Özyurt, Albay Dora Sungunay, Albay Yaşar Barbaros Büyüksağanak, Albay Hasan Gülkaya, Albay Faruk Doğan, Albay Mücahit Erakyol, Albay Cengiz Köylü, Albay Murat Özçelik, Albay Mustafa Önsel, Albay Hanifi Yıldırım, Albay Cemal Temizöz, Albay Hakan Sargın, Albay Hüseyin Özçoban, Albay Dursun Çiçek, Albay Ali Rıza Sözen, Albay İlkay Nerat, Albay Veli Murat Tulga, Albay Ahmet Küçükşahin, Albay Recai Elmaz, Albay Recep Yıldız, Albay Mehmet Yoleri, Albay İkrami Özturan, Albay Burhan Gökçe, Albay Nihat Özkan, Albay Hasan Nurgören, Albay Abdullah Zafer Arısoy, Albay Ercan İrençin, Albay Meftun Hıraca, Albay Fatih Altun, Albay Sırrı Yılmaz, Albay Ahmet Tuner, Albay Kıvanç Kırmacı, Albay Bora Serdar, Albay Hakan İsmail Çelikhan, Yarbay Nihat Altunbulak, Yarbay Ertuğrul Uçar, Yarbay Yusuf Kelleli, Yarbay Hüseyin Topuz, Yarbay Fatih Uluç Yeğin, Yarbay Doğan Fatih Küçük, Binbaşı Gökhan Çiloğlu, Yüzbaşı Levent Çehreli, Üstteğmen Ahmet Şentürk, Utku Arslan.

BÜTÜN PERSONEL GÖREVİ BAŞINDA

Genelkurmay Başkanlığı Balyoz Soruşturması kapsamında yargılanan personeline sahip çıktı. İstanbul 10. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 102 sanık hakkında yakalama emri çıkarmasından birkaç saat önce Genelkurmay Başkanlığı'ndan yapılan açıklamada, "Yargı sürecinde sanık bile olsalar TSK'nın bütün personeli görevinin başındadır" denildi. Genelkurmay'ın açıklamasında, Balyoz sanıklarının çoğunun terörle mücadelenin yoğun olduğu bölgelerde görev yaptığına da vurgu yapıldı. Açıklamada adı geçen Hakkâri Tümen Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya bunlardan biri. Elazığ'daki 8. Kolordu Komutanı Korgeneral Korkut Özarslan, Malatya'daki 2. Ordu Komutanlığı Kurmay Başkanı Tümgeneral Hasan Fehmi Canan ile Adana'daki 6. Kolordu Komutanı Korgeneral Nejat Bek de terörle mücadele eden birliklerden sorumlu ve hakkında yakalama kararı verilen generaller arasında yer alıyor.

TERFİ BEKLİYORLARDI
Balyoz soruşturması kapsamına haklarında yakalama emri çıkarılan muvazzaflar subaylardan 12 general bu yılki Yüksek Askeri Şura'da (YAŞ) terfi bekliyorlardı. Ancak, TSK Personel Kanunu'nun 65. maddesindeki "Tutuklu ya da tahliye edilmekle beraber kovuşturma veya duruşması devam eden veya hakkında verilen hüküm henüz kesinleşmemiş bulunanların terfileri ve kademe ilerlemeleri yapılmaz" hükmü gereğince bu generallerin terfileri görüşülmeyecek. Terfi bekleyen isimler arasında Korgeneral Nejat Bek, Koramiral Mehmet Otuzbiroğlu, Tümgeneraller Gürbüz Kaya, Ahmet Yavuz, Salim Erkal Bektaş, Abdullah Dalay, Halil Helvacıoğlu, Tuğgeneraller Kasım Erden, Hakan Akkoç, Ali Aydın, Tuğamiraller Mustafa Karasabun, Ahmet Türkmen ve Abdullah Gavremoğlu da yer alıyor.

İDDİANAMEDE KİM KİMDİR?

Balyoz Harekatı Eylem Planı'nı hazırladığı iddia edilen Emekli 1. Ordu Komutanı Orgeneral Çetin Doğan Balyoz'un 1 numaralı sanığı.
 Emekli Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Özden Örnek, görevdeyken tuttuğu Sarıkız, Ayışığı, Yakamoz ve Eldiven darbe günlükleriyle gündeme gelmişti.
 Darbeye zemin hazırlamakla suçlanan Emekli Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral İbrahim Fırtına hakkında Ayışığı planında geçen 22 Eylül 2003'teki toplantıda eski Genelkurmay başkanı Hilmi Özkök'e "Ya sen çekil ya da biz çekileceğiz" şeklinde not verildiği iddia edilmişti.
 Emekli Genelkurmay İkinci Başkanı ve 1. Ordu Komutanı Orgeneral Ergin Saygun, Başbakan Erdoğan'ın 5 Kasım 2007'de ABD Başkanı Bush ile Beyaz Saray'da yaptığı görüşmeye katılmıştı.
 Emekli Özel Kuvvetler Komutanı Korgeneral Engin Alan, Abdullah Öcalan'ın Kenya'dan getirildiği operasyonu yönetmişti. Alan'ın döneminde PKK'nın 2 numaralı ismi Şemdin Sakık da Kuzey Irak'tan "Yarasa Operasyonu" ile Türkiye'ye getirilmişti.
 Balyoz Darbe Palanı'nda koordinatörlük görevini üstlendiği anlaşılan dönemin 1'inci Ordu Komutanı Kurmay Albay Süha Tanyeri, Tuğgeneral olarak emekli oldu. Türkiye üzerine karanlık senaryoların konuşulduğu Hudson Enstitüsü'ndeki toplantıda ABD'li komutanlara "PKK'nın üst düzey yöneticilerini teslim ederseniz AK Parti'nin oyu artar" diyen kişi olarak gündeme gelmişti.
 Kolordu Komutanı Korgeneral M. Korkut Özarslan, Elazığ'daki depremden sonra afet bölgesini ziyaret eden Başbakan Tayyip Erdoğan'ın sarılarak teşekkür ettiği komutandı.
 Taktik Piyade Komutanı Tümgeneral Gürbüz Kaya hakkında ses kaydı ortaya çıkmıştı. Yine Kaya, 7 askerin şehit olması üzerine Şemdinli Tekeli Tabur Komutanlığı'na giden Erdoğan ve Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ'a PKK'lıları çoban sandıklarını söylemişti.
 Güney Deniz Saha Komutanı Koramiral Kadir Sağdıç, kendisine ait olduğu iddia edilen ses kaydında ordunun 20-25 yılda bir siyasete müdahale etmesi gerektiği görüşüyle gündeme gelmişti. -Harp Akademileri Komutan Yardımcısı Korgeneral Yurdaer Olcan, önceki gün Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ve Başbakan Tayyip Erdoğan'ın katıldığı Harp Akademileri mezuniyet töreninde ödül vermişti.

SABAH

YORUMLARINIZ
Orhan Erutku - 02.08.2010 16:15
Yüce millet nerede! aslında herkesin güç almağa çalıştığı millet, çok küçücük bir idealist azınlık hariç, pek o kadar da yüce değil. Alavere, dalavere, cehalet başkasının hakkına tecavüz, tehditle para koparmağa çalışma almış yürümüş. Araba kornalarının yarattğı gürültü kirliliği, heryerde, kavga gürültü, çoğu kez diz boyu rezalet. Daha bugün birine ikaz edeyim derken başım belaya girdi. Adam balgamı herkesin geçtiği kaldırıma yapıştırdı, elinde sigara yürüyüp gitti. Yüce bir milletin içinde bu kadar eşşek nasıl türeyebildi? Yüce millete, o kavramı sömürürcesine, siyasi referans olarak değinenlere soruyorum yüce millet nerede? Onlar bu eşşekleri ne kadar eğitici olabiliyorlar? Hangi prensiplere göre? Bu konuda da AB kriterleri mi bekliyorlar?
mehmet bey - 01.08.2010 14:01
Sayın İyimser,sen,ben ve diğer yorumcu arkadaşlarımız dilimizin döndüğü ve bildiğimiz kadariyle düşüncelerimizi kaleme döktük,ben şahsen her yorumcuya kendi adıma teşekkür ederim değerli katkıları için....bundan sonrasının takdir'i değerli ve yüce Milletime ait olacaktır.....
İyimser - 01.08.2010 09:46
mehmet bey - 31.07.2010 23:28

Biz sayın Başbakan’ın eş başkan sıfatıyla
hangi icraata imza attığını sorduk, siz
ABD’nin icraatını anlatıyorsunuz.İsterseniz
biz de birkaç nokta ilave edelim.ABD Irak’ta
yeniden bir devlet olmayı sağlayacak ne
kadar uzman, profesör vs. vasıflı insan
varsa hepsini katletmiştir.Müzelerini,
kütüphanelerini gasbetmiştir.Bağdat
gibi bir diyarı virane haline getirmiştir.
Camilerini yakıp, bombalamıştır. Irak’ı atlama taşı
olarak kullanıp İran’ı hedef almaktadır.
Müttefikleri Türkiye’nin destek vermemesi
sebebiyle bunu gerçekleştiremeyip, ertelediler.
Afganistan’da bizi savaşan güçlere dahil
etmek için çok çaba gösteriyorlar ama
bunu da gerçekleştiremediler.Türkiye
kardeşlerine sadece insani yardım olarak
ne yapabilirse onu yapmakta, kardeşleri
ile savaşma çelişkisine düşmemektedir.
Ha! Belki “neden onlarla işbirliği yapıyorlar?”
sorusunu sorarsanız; Nato’ ya girme kararı
onlara ait değildir.İktidar olduklarında
kendilerine teslim edilen bir yapıdır.
Onlar sadece bir müttefik olarak ülke
politikalarına uygun davranmaya çalışıyorlar.
Her şeyinizi hatta, savaşacağınız silahları bile
onlardan temin edecek kadar bağımlı hale
geldiyseniz ABD’nin fanatik düşmanı da
olsanız uyumlu davranmak zorundasınız.
Bilmediğiniz bir gerçek; yapılan çalışmalar
ve desteklemeler ile % 40 oranında kendi
silahımızı üretebilir hale geldik.Türkiye insansız
hava aracı üretebilen dünyanın 3. ülkesi.
İnsansız kara aracı da üretildi bu arada.
O kadar karamsar olmaya gerek yok.
Türkiye sancılarına rağmen değişim
ve gelişimine devam ediyor, edecek.
Hiç kimse engelleyemeyecek.

mehmet bey - 01.08.2010 00:22
Ülkeme hangi sıfatla olursa ister işçi olsun,ister memur olsun,ister amir olsun,ister iş insanı olsun,ister bürokrat olsun,ister asker olsun ve isterse siyasetçi olsun.....yukarıda saydıklarımdan herhangi birisi Ülkeme faydalı olmuş ise en derin saygılarımı sunarken,büyüklerimin ellerinden küçüklerin gözlerinden öperim......ve yine yukarıda saydıklarımdan herhangi birisi Ülkeme bir çeşit kötülük yapmış ise onuda Allaha havale ediyorum.......
Selim - 31.07.2010 23:49
Bu başbakan Türkiye’ye zarar veren bir başbakan olmaz. Onu sezdiği anda geri adım atmasını herkesten daha iyi bilir. Yurt dışında Türkiye’yi onun kadar rahat ve iyi temsil eden sempatik bir başbakan gelmemiştir. Antipatisi olanlar 99 olumlu niteliğinin yanında tek bir hatası olmuşsa fırsatı ganimet bilip davul zurna ile bir taraftan bunun tellallığını yaparken bir taraftan da ne kadar partiler üstü olduklarını göstermiş olurlar...
mehmet bey - 31.07.2010 23:28
Sayın İyimser,şunu untmayınız ki ABD ordusu Irak'ı yerle bir edip,tüm bakanlıkların talan edilmesine göz yummuş hatta ve hatta merkez bankası başta olmak üzere müzelerinin soyulmasına bile soyulmasına göz yummuştur.....kürtlerin kerkük nüfus dairesini,tapu ve kadastro dairesini talan ederek Türkmenlerin nüfus kayıtlarını ve tapu sicil kayıtlarınıda imha ederek Türkmen varlığınıda yerle bir edip bugün itibariyle marjinal azınlık olması temin edilmiştir.....ABD'nin dehşetengiz kırım politikasını gören başbakanımız TV'lere " ben olsam amerikalılarla birlikte ırak'a girerdim " diyebilmiştir......Efendi,efendi bu Millet kendisine enver paşa denen ve Ülkesinin felaketine yolaçan alman yanlısı zalim bir maceraperst komutanı görmüş,yaşamış ve dersini almıştır.....Milletimin başkalarının menfaati uğruna hiçbir ders'e ihtiyacı yoktur.....Mütefiklikten bahsediyorsunuz.....ne mütefikliği ???....hangi mütefiklik ???....hangi mütefiğimiz Ülkemin birliği,beraberliğini ve toprak bütünlüğümüzü savunuyor ???.....Kendi ayaklarımızın üzerinde dim dik durmak zorundayız ve bu uğurda gerekenler mutlaka yapılmalıdır.....Bana hangi devirde yaşıyorsun diye soru yöneltme.....BİZ HER DEVİRDE BÜYÜK OLDUK VE BÜYÜK OLMANIN ANLAMIDA BUDUR.....
İyimser - 31.07.2010 22:25
mehmet bey - 31.07.2010 21:17

BOP eş başkanlığı sıfatı ile hangi yaramazlığı
yapmış bana söyler misiniz?Irak’a asker gönderip
Müslüman kanı mı akıtmış?ABD askerinin
Türkiye üzerinden Irak’a girmesini mi sağlamış?
Bütün bunların cevabı hayır.Peki o zaman sadece
Ağızdan çıkan bir çift sözden ibaret sıfatı hangi
anlamlar yükleyerek dilinize pelesenk ediyorsunuz?
Partiler üstüyüm diyorsunuz ama bu bir matah
meziyet değil.Siyasilere olumsuz gözle bakan
darbeci asker zihniyeti olabilir ancak.Ak Partiye
oy vermiş olmamıza rağmen her zaman söylediğim
gibi oyumuz ipotek altında değildir.İşin başında
“eşbaşkan” sıfatından biz de rahatsız olmuştuk
gelebilecek başka yanlışları gözlemeye başlamıştık.
Bu yanlış ne olabilirdi?Mesela tezkereye evet deyip
Irak’a Türk askerinin girmesine sebep olsalardı
fahiş bir hata olurdu ve ikinci sefer iktidar olmaları
mümkün değildi.Bunu yapmadılar ve eş başkanlık
sıfatı da tezkere oylaması ile üzerine yapışmaktan
kurtuldu.Kurtuldu diyorum ama bizim gibi kin ve
nefret gözüyle bakmayanlar için.Kin ve nefret
gözü ile bakanlar ikide bir papağan gibi bu sıfatı
tekrar edip duruyorlar.Bizce içi boş bir sıfat.Bu
kadar üzerinde durmanın anlamı yok.Netice itibariyle
herkesi temsil eden bir Başbakan.Sırf bu sebeple
bu sıfatın ısrarla telaffuz edilmesini doğru bulmuyoruz.
ABD’nin kendi verdiği bu sıfat üzerinden yine
onu vurmaya çalışabileceği ihtimalini hiç düşündünüz mü?
ABD siyaseti iki yüzlü bir tarz uygular.Eğer
kendileri ile dost olmak kişiyi yıpratıyorsa bu yolu
kullanmaktan da çekinmezler.Yani bir deyişle sağ
gösterip sol vururlar.Ben biraz daha saygı diyorum.
Yoksa vatan aşkı ve sevdası havada kalır.Bir başbakanı
bile sevemeyen ülkesini nasıl sevsin...Hani partiler üstü
demiştiniz ya, Başbakan olunduğu zaman Ak Partinin
başbakanı olmuyor tüm ülkenin başbakanı oluyorsunuz.
Dolayısıyla ona yapılan hakaret ülkeye yapılmış demektir.
Vatan sevdasıyla hemhal olan biri bu hatayı yapmamalı.

mehmet bey - 31.07.2010 21:17
İş yargıya intikal ettiğinde ; ne alaka efendim ben BM'nin medeniyetler projesinin eşbaşkanıyım demesi enteresandır....halbuki kendisinin TV'lere vermiş olduğu demeçlerle sabittirki kendisi BOP eşbaşkanıdır.....bu konuda kıvırtıp,inkar etmiş olması kendi adına yakışık almadı.....şayet ve şayet BOP eşbaşkanlığından istifa etmiş ise bunuda dünya aleme kendi ağzında duyurmalıdır ki.....zan altında kalıp ve şüpheye mahal bırakmamalıdır....böyle bir durumu kendisine bizmi hatırlatmak durumunda kalmalyız.....danışmanları ne güne duruyor....Ben hiçbir partinin üyesi ve partizan'ı değilim.....partiler üstüyüm ve tüm partilere eşit uzaklıktayım Ülkemin aleyhine yaramazlık yapmadıkları sürece hangisi olursa olsun.....sadece ve sadece vatanımın aşkıyla,sevdasıyla hemhal'ım ben kendimi böyle tanıyor ve böyle biliyorum.....hepsi bundan ibaret.....
İyimser - 31.07.2010 20:15
CHP+ORDU+YARGI+CUMHURBAŞKANLIĞI+YÖK=İKTİDAR

CHP+ORDU+YARGI+CUMHURBAŞKANLIĞI=İKTİDAR

CHP+ORDU+YARGI=İKTİDAR

CHP+ORDU=İKTİDAR

CHP=0 ; Olmuyor işte.Denklem bozuldu...

CHP’nin neden iktidar olamadığını anladınız mı?
Büyükanıt’a dava açmaları "Cumhurbaşkanlığı Kalesi"nin
elden çıkmasına engel olamadığı içindir.Yani denklemin
CHP aleyhine bozulmasına tahammülleri olmadığı için...
Bu CHP neden en kolay olan kendini vizyonunu ve misyonunu değiştirip “DevletPartisi”yerine “Milletin
Partisi” olmayıdenemez? Halbuki bu yol milleti
değiştirmekten daha kolay.Demokrasi dışı denklemlere de gerek kalmaz,hem.Kurumlar yerli yerince kendi görevlerini yapıp milletle karşı karşıya gelmezler.
Halka ve değerlerine saygılı olursun, yapıcı
muhalefet sergilersin milletin sempatisinin yanı sıra oy’ unu da alırsın.Böylelikle muhalefetsiz iktidarlara muhtaç olmayız.Adamlar kendi vekillerinin iradesine güvenemediği için Anayasa değişiklik paketinin oylandığı 40 civarında oylamaya katılmadı.Bu mu muhalefet anlayışı?Çıksın bakalım birkaç
kişi, evet oyu verecek; kıyamet mi kopar?Neden hazımsızlık yapıyorsunuz?Demokrasinin güzel tarafı da bu değil mi?
İşte “ölüm-kalım” meselesi haline getirilen bir referandum.Halbuki demokrasinin yerleşmesine katkı sağlayacak sıradan bir halk oylamasından ibaret.Öyle bir lanse ettiler ki sanırsınız işgal kuvvetlerine karşı direniş sergileyeceğiz.Siz; bu kadar gererseniz,elin oğlu da bunu fırsat bilip sizi, size kırdırır.Sonra da dönüp başkalarını suçlamanın alemi var mı?
Tam demokrasi gelecek ama, sancıları biraz ağır olacak.

İyimser - 31.07.2010 14:48
Ülkemizdeki etnisiteleri bölünmeye, parçalanmaya yol
açacak bir unsur olarak görmek acziyetin ikrarıdır.
Ülkemizde bırakın 36 yı, 72.5 etnisite olsa bile bu bizimiçin bir tehdit değil bir güzelliktir.
Bir bahçe düşünün; içinde tek bir cins ve tek renk çiçeğin olduğu.Bir başka bahçede de yüzlerce çeşit ve renkte çiçeklerin olduğu.Bir tercih yapmanız
gerekse tercihiniz kesinlikle ikinci bahçeden yanadır.Bu neden böyledir; çünkü çiçeklere karşı önyargımız yoktur.Onların hepsini ayrı birer güzellik olarak gördüğümüz için ne kadar çok çeşitli olursa o kadar da değerlidir, bizim için.Ya bir ülke
de sadece "tek bir ırk mı veya çeşitli ırklardan insanların bulunduğu bir toplum mu" dense?İşte bu noktada önyargılar ve ırkçı duygular ön plana çıkıp çok çeşitliliği bir tehdit olarak gördüklerindendir ki
azınlıkta olan grupların kimliğini kabullenmek yerine onları asimile ederek çeşitliliği asgari bir düzeyde tutmaya çalışırlar.Asimile etmek yerine yaratıcının yarattığı üzre kavimlerin birbiri ile konuşup kaynaşmasını sağlamak devletin görevi değil midir?
Elbette size düşman ve sizi bir kaşık suda boğmaya kalkışacak karanlık güçler de olacaktır.Devletin ve milletin görevi de topu taca atmadan top yekün ve kararlı bir şekilde mücadele etmektir.Sizi bölmeye yıkmaya çalışanlar tek bir ırka mensup olsanız da
sizi bölecek bir unsur bulabilirler ve sizi “vatanı için kahramanca savaşıp ölüyor” görüntüsü vererek savaştırırlar.Günümüzde “Türk ve Kürt”
unsurları kullananlar geçmişte “Sağcı-Solcu” “Ülkücü-Devrimci” “Laik-Antilaik” gibi unsurlarla bölüp savaştırmadılar mı?Aynı silah gündüz vatanı koruma adına sağcıları; akşam yine vatanı koruma
adına solcuları vurmadı mı?Biz ülkemizi iç savaşa sürüklemek isteyenlerin bu oyununu görebildik mi?Halbuki hepsinin tepesinde uzanmış ve bizi kontrol altında tutan “kuklacı”nın ipleri bulunuyordu.
Hiç kimse bu ipleri görebilecek bir seviyeye gelemedi, getirilmediler.
O zamanlar bile bu ülkeyi bölemedilerse hiçbir güç bizim birlikteliğimize, kardeşliğimize darbe vuramaz.Vurmaya çalışsa da başarılı olamaz.Yeter ki biz onların kuklası olmamayı başarıp kendi senaryolarımızla barış ve kardeşlik adına savaşmayı sürdürebilelim.
İyimser - 31.07.2010 13:53
"Mehmet bey" efendi, bana belli bir ideolojinin
odağı haline getirilmiş olup fanatik bir siyasi partinin
söylemlerinden daha ağır ifadelerle muhalefet yapan
yarıgıdan misal verme.Onların ne tür çifte standartlara
imza attığı sadece Türkiye’nin değil dünya alemin
malumu.Hangi kurum, malum ideolojinin elinden
kurtarılsa “Bir kaleyi daha kaybettik!” feryatları
ayyuka çıktı.Halbuki kurumlar herhangi bir ideolojinin
kalesi olamaz, olmamalı.İktidar düzenlemeler yaparken
hiçbir zaman kendi yandaşlarını yerleştirme niyeti
taşımadı.Buna samimiyetle inanıyoruz.Eğer onlarda
eskisi gibi bu seferde kendi yandaşlarının odağı haline
getirirlerse karşılarında bizi bulurlar.Biz kurumların
belli bir ideolojinin odağı haline gelip, devletin diğer
kurumları ile ideolojik çatışmaya girmesini istemiyoruz.
Bu odaklaşmanın sona ermesini arzuluyor tüm kurumların
asli görevlerine rücu etmelerini savunuyoruz.
ABD müttefikimiz; başbakanımız da bahsettiğiniz gibi
“eş başkan” ifadesini kullandı.Onlarla müttefik olmalarının
gereği olarak.Müttefiklerimizin o ülkelere demokrasi götürme
niyetiyle bu projeye bizi de ortak ettiler.Uygulamanın askeri
operasyonla olacağının fark edilmesi üzerine işin hiçte
iyi niyetli olmadığı anlaşılınca iktidar kurumlar arası istişare
ile bu dayanışmadan vazgeçip topraklarımızdan asker geçişini
TBMM onayına sunulup reddedilmesi sağlanarak bu
dayanışma sona erdirildi.Türkiye’nin bu tavrı Atatürk dönemi
Türkiye’sinin bağımsız politikasına benzer bir
tavırdı.İtiraf etmeliyiz ki onlarca yıldır göremediğimiz
bir tavırdı.ABD’nin daha sonra Irak’ta ki hüsranı bu tavra bağlayıp
Türkiye’yi suçladığı herkesin malumu.Şimdi artık onların da
kabullendiği farklı bir dış politika anlayışı hakim, ülkemizde.
Dolayısıyla dışardan ve içerden ürenlere rağmen kervan
yoluna devam edecektir.Türkiye azgın azınlığın tahakkümünde
onların dikte ettiği politikalarla değil kurumların istişaresi
sonucu oluşturulan bağımsız bir politika ile yola devam edecektir,
etmektedir.Siz görmek istemiyorsanız gözünüze sokacak
halimiz yok.Varın sizde bildiğiniz gibi düşünün, size engel olan yok.
Zaten bu farklı görüşler tam demokrasinin yerleşmekte
olduğunun bir işareti değil mi?Biz yıllardır farklı görüşlerin
ifade edilebileceği hür ortamların olması gerektiğini savunduk.
Şimdi sizi farklı düşüncenizden alıkoyacak halimiz yok.
Nasıl olsa zaman her şeyin ilacıdır.Zamanla düşündüklerinizin
bir evhamdan ibaret olduğunu sizde göreceksiniz.
Görmek istemesiniz de, istisnalar kaideyi bozmaz.
mehmet bey - 31.07.2010 05:49
14 Mayıs 2008
Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na
Ankara

Dosya No : 2008/1 (SP Kapatma)


Yukarıda esas numarası yazılı, AKP’nin temelli kapatılması istemli davada verilen Ön Savunmada; İddianamede yer alan, Recep Tayyip Erdoğan ve AKP’nin icraatlarını, “BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ (BOP) EŞBAŞKANI” sıfatıyla sürdürdükleri iddiasına1 karşı çıkılmakta, “BM bünyesindeki Medeniyetler İttifakı” ile “ABD’nin Büyük Ortadoğu Projesi” (ya da “Genişletilmiş Ortadoğu ve Kuzey Afrika Projesi”)’nin karıştırıldığı ileri sürülmektedir2. Tayyip Erdoğan’ın yaptığı açıklamalarda “BOP EŞBAŞKANI” değil, “BM bünyesindeki Medeniyetler Projesi Eşbaşkanı” olduğunu belirttiği iddia edilmektedir.


NOT : Madem BOP eşbaşkanlığını sıkıştığında kıvırtıp rededecektin,hayır ne alaka ben Birleşmiş Milletler Medeniyetler projesi eşbaşkanıyım demek zorunda kaldın.....niye en baştan kabul ettin bu görevi ( ama o zaman henüz iktidara gelmemişti !!! ).....şimdi yakıştımı kasımpaşalılığa.....
mehmet bey - 30.07.2010 17:43
İyimser bey ; Yazmış olduğum fiiller benim şahsıma ait olan fiiller değildir…..kaynakçasıda benim değildir….Ülke yönetiminde bulunanların faaliyetlerini merakla izleyen ve kendisini Ülkemizin birliğine,bütünlüğüne ve kardeşliğine adamış birçok insanımız bulunuyormuş demek ki ve bu izlenimlerini internet denen proaktif medyada toplumun bilgilerine arz ediyorlar ve bizlerde bu değerli bilgilerden istifade etmiş oluyoruz…..ama siz değerli bir şahsiyet olarak derseniz ki ….yahu Mehmet bey,ayıp ediyorsunuz artık ve lütfen hükümetimizin sadece ve sadece ekonomide göstermiş olduğu başarıyı da görmezden gelmeyin vs,vs……Başımıza bir başbakan geldi “ bu olaylar üç beş çapulcunun işi “ diyerek konuyu bilerek ve isteyerek savsakladı…..diğeri ise bilerek ve isteyerek yıllar boyu yan gelip yattı….Ülkem cehenneme dönmüşken her Allahın günü Ülkemin orasında,burasında çeşitli provokatif olaylar cereyan ederken pkk askerlerimizi kuş gibi avlarken,pkk önderliğinde çeşitli il ve ilçelerde isyan provaları yapılırken ve başbakanımız hala ve hala otuz altı etnisiteden bahsederken……ve bugüne geldiğimizde bizi yönetenler acaba nerede yanlış yaptı’nın muhasebesini yapmayalım mı ???.....bu olup bitenler karşısında her demokratik Ülkede olduğu gibi sizin kendi başınızı kuma sokma hakkınız vardır ve olmalıdır…..Biz bu Ülkenin vatandaşları olarak,asli görevimiz ; İktidarın yapmış olduğu tüm icraatları yansız ve tarafsız objektif bir gözle değerlendirip,Ülkesine olan sorumluluğunu bilen bir vatandaş çerçevesi dahilinde Toplumumuzu doğru yönde bilinçlendirmektir…..HİÇBİR BAŞARI,ÜLKE VATANDAŞLARININ CAN GÜVENLİĞİNDEN,ÜLKE BİRLİK BERABERLİĞİNİN VE TOPRAK BÜTÜNLÜĞÜNÜN ÖNÜNDE OLAMAZ……AYRICA,SİZİN O NEO CON’LARIN SANAL PROJESİ IRAK BATAKLIĞINDA KAYBOLUP GİTTİ DİYE HAFİFE ALDIĞINIZ SANAL PROJE,TÜRKİYEMİZDE İŞBİRLİKÇİLER SAYESİNDE HAYAT BULDU……ben sizin yerinizde olsam,sade vatandaşa sitem edeceğinize,kim olursa olsun,Ülkeme kötülük yapanları Topluma bir bir teşhir ederdim ki…… bir sonrasında,aynı hatalı icraatları tekrarlamasınlar diye…..
İyimser - 30.07.2010 11:03
Mehmet Bey; bir süre bu bölümü açmamıştım.
Açıca gördüm ki berrak ve pırıl, pırıl olan suyu
bulandırıp azgın sel dalgası haline getirmişsiniz.
Buna rağmen balık avlama şansınızın olduğunu
düşünmüyoruz.Hala, dilinize pelesenk olmuş
bir BOP var..ABD bile bunun bir ütopya olduğunu
anladığı için dillendirmez oldu siz, siyasi
argüman olarak kullanmaya devam ediyorsunuz.
Bu bayat isnadı artık unutmanızı tavsiye ederim.
Zira BOP; Irak bataklığına dalıp, kaybolup gitti.
ABD’nin akıl ve mantık yoksunu ve siyonist ve
neo-con’ların sanal bir projesiydi, bitti.Hüsrana
uğradı...Siz hala bu saplantınız ile gündemde
tutmaya çalışıyorsunuz.BOP’un artık Büyük bir
bataklık olduğu gerçeğini görün.Siz; kin ve
nefretinizle ne kadar gayret sarf etseniz de bu iktidarın
başarılarını gölgeleyemeyeceksiniz.Her alanda
Cumhuriyet tarihi boyunca elde edilen başarıların
8 yıl gibi kısa bir sürede ikiye üçe katlandığı
gerçeğini görmezden mi geleceksiniz.
Biz önümüzdeki gerçekliğe bakarız.Siz sanalla
uğraşmaya devam ettiğiniz sürece bu gerçekleri de
göremezsiniz.Cumhuriyet tarihi boyunca en
bağımsız ve şahsiyetli dış politika anlayışı ortaya
konulmuş ve dünyada şaşkınlık ve gıpta nazarları
ile bakılırken siz hala başınızı kuma sokup gerçekleri
görmezden gelmeyi tercih ediyorsunuz.Elbette saygıyla
karşılıyoruz ama lütfen gölge etmeyin!Bırakın ülkemiz
layık olduğu yere gelsin.İngiltere bile bu gelişmeler
ışığında 2025 yılına kadar Türkiye’nin İtalya, İspanya
ve Kanada’yı geçen bir performansa ulaşacağını söylüyor.
Bunu onların söylemesine gerek yok.Zaten bu bir gerçek
Milli gelirin 240 milyar dolardan 780 milyar dolara çıkışı;
gelişimin hızlı bir ivme ile devam etmesi 2025 den de
önce bu hedefe varılacağını gösteriyor.Türkiye Suriye Ürdün
ve Lübnan ile kurulan serbest Pazar 103 milyon bir nüfusa
hitap eden ticaret hacminin 100-150 milyar dolar olarak
hesap edildiği bir serbest Pazar.Türkiye’nin 136 milyar dolarlık
ihracatı olduğu göz önüne alınırsa bu rakamın sadece bu
serbest bölgenin faal olmasıyla elde edileceği kehanet olmaz.
En önemli katkısı da bu pazarın barışa yapacağı katkı.
Görmek istemeyene lafımız yok.Anlayana sivrisinek saz,
anlamayana davul zurna az.

mehmet bey - 30.07.2010 07:16
1. KANAL D / TEKE TEK
(16 Şubat 2004)
“Şu anda Amerika’nın da ‘BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’ var ya
‘GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU’, yani bu proje içerisinde Diyarbakır
bir yıldız olabilir. Bunu başarmamız lazım”.

2. ÇIRAĞAN SARAYI / ABD-TESEV-ALMAN
MARSHALL FONU TOPLANTISI
(25 Haziran 2004)
“Üstlendiğimiz misyon gereği Ortadoğu ve Avrasya ülkelerine
yöneleceği…EŞBAŞKANI OLDUĞUMUZ GENİŞLETİLMİŞ
ORTADOĞU PROJESİ için…”

3. YENİ ŞAFAK / İSTANBUL NATO ZİRVESİ ÖNCESİ
(25 Haziran 2004)
“GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA ülkelerinin buraya
katılması…EŞBAŞKANLAR OLARAK Türkiye, İtalya, Yemen
ÜZERİMİZE DÜŞEN GÖREVLERİ YERİNE GETİRMEYE
ÇALIŞACAĞIZ”.

4. İRAN / BASINA
(28 Temmuz 2004)
“Demokratik ortak olarak GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
PROJESİ içinde, bu projenin EŞBAŞKANLARI ARASINDAYIM”.

5. DAVOS / KLAUS SCHWAB’LA SÖYLEŞİ
(28 Ocak 2005)
“Türkiye işlevini BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ içinde, bu bölgede
etkin bir şekilde yerine getirecektir. Her görüşmede, attığımız her
adımda bunun UYGULAMASINI YAPIYORUZ”.

6. ZAMAN / ABD YOLCULUĞUNDA RÖPORTAJ
(7 Haziran 2005)
“Biliyorsunuz GOP, bir alt biriminin EŞBAŞKANLIĞINI
ÜSTLENDİĞİMİZ bu proje. Olay sadece Ortadoğu’yu
kapsamıyor…Bu konuda yapacağımız çalışmalara komşu ülkelerden
başladık. Suriye, Lübnan, Fas, Tunus gibi ülkelere geziler
düzenliyoruz. Yakında Cezayir’e gideceğiz, Ürdün’e gideceğiz”.

7. ABD / WILLARD OTEL, BASIN TOPLANTISI
(8 Haziran 2005)
“’Sea Island’ sürecinde Türkiye, İtalya ve Yemen GENİŞ BÜYÜK
ORTADOĞU PROJESİ’NDE BİR GÖREV ÜSTLENDİK ve
EŞBAŞKANLIK bu üç ülkeye VERİLDİ”.

8. ABD / AMERİKAN DIŞ POLİTİKA DERNEĞİ (FPA) TOPLANTISI
(10 Haziran 2005)
“Biz Türkiye olarak, bildiğiniz gibi, GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY
AFRİKA İNİSİYATİFİ ÇALIŞMALARINDA ROL ALDIK.
EŞBAŞKAN OLARAK BU SÜRECİ İŞLETMEYE DEVAM
EDİYORUZ”.

9. ESENBOĞA HAVALİMANI / ABD DÖNÜŞÜ
(12 Haziran 2005)
“Biz BÜYÜK ODTADOĞU PROJESİ’ne bu seyahatte başlamadık.
Biliyorsunuz adı değişti, GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
İNİSİYATİFİ olarak belirlendi. Bunun içerisinde Türkiye, İtalya ve
Yemen, EŞBAŞKAN OLARAK ÇALIŞMAYA BAŞLADIK”.

10. ESENBOĞA HAVALİMANI / LÜBNAN’A
HAREKETİNDEN ÖNCE
(15 Haziran 2005)
“GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA İNİSİYATİFİ çerçevesi
İçerisinde Türkiye EŞBAŞKANLIK olarak paylaştığı bir GÖREVİ
YÜRÜTECEK”.

11. ABD / DÜNYA İŞ KONSEYİ
(WORLD AFFAIRS COUNCIL) TOPLANTISI
(7 Temmuz 2005)
“TÜRKİYE’NİN AMERİKA BİRLEŞİK DEVLETLERİ’YLE
YAPABİLECEĞİ ÇOK ŞEY VAR. Türkiye’nin Sea Island
Süreci’nde, GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
İNİSİYATİFİ’NDE EŞBAŞKAN OLARAK YER ALMIŞ
OLMASI BUNDAN KAYNAKLANMAKTADIR”.

12. ABD / DIŞ İLİŞKİLER KONSEYİ (CFR) TOPLANTISI
(13 Eylül 2005)
“GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA GİRİŞİMİ İÇİNDE
ÖNEMLİ BİR ROL OYNUYORUZ. Amerika’nın Ortadoğu’da
oynayacağı önemli bir rol var. ONUN BİR PARÇASIYIZ ve ŞU
ANDA ONUN DAHİLİNDE ÇALIŞIYORUZ”.

13. ANKARA / AKP MYK TOPLANTISINDAN SONRA BASINA
(16 Kasım 2005)
“Dışişleri Bakanı Gül, Bahreyn’de ABD Dışişleri Bakanı Condellize
Rice ile GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKE PROJESİ ile ilgili
görüşecek. Söz konusu projede EŞBAŞKANLIK GÖREVİ
YAPIYORUZ ve YAPMAYA DEVAM EDECEĞİZ”.

14. DENİZLİ POLİSEVİ / İŞADAMLARIYLA TOPLANTI
(19 Kasım 2005)
“Eğer bugün GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
PROJESİ’NDE TÜRKİYE EŞBAŞKAN OLARAK GÖREV
YAPIYORSA…ŞU ANDA BU GÖREVİ YAPMAYA
ÇALIŞIYORUZ”.

15. TBMM / AKP GRUBU
(29 Kasım 2005)
“…Onun için BİZ ŞU ANDA GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY
AFRİKA PRJESİ İÇERİSİNDE EŞBAŞKANLIK GÖREVİNİ
ÜSTLENMİŞİZ”.

16. ATV / SİYASET MEYDANI
(28 Aralık 2005)
“Biliyorsunuz, GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA PROJESİ
İÇİNDE EŞBAŞKANIZ, bunun gereği olarak da inisiyatif alma
gayreti içindeyiz”.

17. TBMM / AKP GRUBU
(21 Şubat 2006)
“…GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
İNİSİYATİFİ’NDEKİ rolümüz, EŞBAŞKANLIK GÖREVİMİZ bize
özellikle Ortadoğu’da önemli görevler yüklemektedir. Bugüne kadar
başlattığımız bütün dış politika hamleleri, bu parametre üzerine
kurulmuştur. Az önce bir kaçını hatırlattığım bu girişimler, aynı dış
politikanın, aynı vizyonun tutarlı ve tamamlayıcı parçalarıdır”.

18. İSTANBUL ÜSKÜDAR / AKP İLÇE KONGRESİ
(26 Şubat 2006)
“Biz Ortadoğu’da GODKA denilen GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY
AFRİKA PROJESİ’NİN İÇİNDE EŞBAŞKANIZ. BİZ ORADA
GÖREV İFA EDİYORUZ. BÖYLE BİR GÖREV TÜRKİYE’YE
SEÇİLEREK VERİLMİŞTİR”.

19. İSTANBUL TUZLA / AKP İLÇE KONGRSİ
(4 Mart 2006)
“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NİN EŞBAŞKANLARINDAN
BİRİYİZ”.

20. İSTANBUL BAYRAMPAŞA / AKP İLÇE KONGRESİ
(4 Mart 2006)
“BOP’UN EŞBAŞKANLARINDAN BİRİYİZ. BU GÖREVİ
YAPIYORUZ”.

21. SAİT HALİM PAŞA YALISI / UBS BANK’IN YEMEĞİ
(28 Nisan 2006)
“GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA PROJESİ’NE bundan
dolayı GİRDİK”.

22. AVUSTURYA
(11 Mayıs 2006)
“BÜYÜK ORTADOĞU PROJESİ’NE, GENİŞLETİLMİŞ
ORTADOĞU PROJESİ’NE niye katıldınız, niye bunların içinde yer
aldınız diye eleştiriler geliyor. BİZ DE ‘OLACAĞIZ’ DİYORUZ”.

23. ZAMAN / G¬-8 ZİRVESİ’NE GİDERKEN RÖPORTAJ
(13 Mayıs 2006)
“GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA PROJESİ
EŞBAŞKANI OLARAK TÜRKİYE’YE BÜYÜK GÖREV
DÜŞÜYOR”.

24. YENİ ŞAFAK / G¬-8 ZİRVESİ’NE GİDERKEN RÖPORTAJ
(13 Mayıs 2006)
“Bölgemizdeki gelişmeler karşısında Türkiye olarak üzerimize büyük
Görev düşüyor. Bunun için de ABD’ye bir ziyaret
planlıyorum…TÜRKİYE, GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU ve
KUZEY AFRİKA PROJESİ EŞBAŞKANI
OLDUĞU İÇİN BUNU ABD’YLE KONUŞMAMIZ GEREKİYOR”.

25. ESENBOĞA HAVALİMANI / MISIR’A GİDERKEN
(20 Mayıs 2006)
“Ziyaretim sırasında GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
PROJESİ ÇERÇEVESİNDE YAPMAYI PLANLADIKLARIMIZI
DA ANLATMA FIRSATINI BULACAĞIZ”.

26. TBMM / AKP GRUBU
(30 Mayıs 2006)
“TÜRKİYE, GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA PROJESİ
İÇERİSİNDE ORTAK ÜYELİĞE KABUL EDİLMİŞTİR. Bizler
bunun için burada bir ortak üyeliği ve ardından da EŞBAŞKANLIK
GÖREVİNİ İtalya ve Yemen ile birlikte KABUL ETTİK”.

27. ARTVİN
(15 Temmuz 2006)
“Biz Türkiye olarak GOKAP içerisinde yer aldıysak, bunun için
bizlere davet yapıldı, bunlar olacak diye BİZ EŞBAŞKAN OLARAK
KABUL ETTİK”.

28. CNN / LARRY KING SHOW
(27 Temmuz 2006)
“Daha önce GENİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA GİRİŞİMİ
İÇERİSİNDE ZATEN YER ALMIŞTIK. BURADA EŞBAŞKANLIK
GÖREVİ ÜSTLENMİŞTİK”.

29. CNN TÜRK / “EDİTÖR” PROGRAMI
(6 Kasım 2006)
“BOP İÇERİSİNDE davet edilen ülkeler kimlerdir? TÜRKİYE VAR,
Yemen vardı, ÜÇ TANE EŞBAŞKAN VAR”.

30. BEYRUT DÖNÜŞÜ
(4 Ocak 2007)
“BİZ GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA
PROJESİ’Nİ BUNUN İÇİN KABUL ETTİK…Türkiye, İtalya ve
Yemen’le EŞBAŞKANLIK GÖREVİ ÜSTLENDİK”.

31. ALMAN “SÜDDEUTSCHE ZEITUNG” GAZETESİ / MAKALESİ
(7 Şubat 2008)
“Bu sebeple TÜRKİYE, G-8 ülkelerinin de desteklediği
GENİŞLETİLMİŞ ORTADOĞU ve KUZEY AFRİKA PROJESİ
İÇİNDE İNİSİYATİF ALMAKTADIR
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.
1 2 3 4