Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 04:50
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DAS PARLAMENT: KÜÇÜK ÇAPLI SINIR TRAFİĞİNE RAĞMEN ADA'DAKİ UÇURUMLAR DERİNLİĞİNİ KORUYOR
27.07.2010 19:00

BERLİN, 27/07(BYE)--- Tirajı haftada 10 bin 191 olan resmî-akademik Das Parlament gazetesinin, 26 Temmuz 2010 tarihli 30/31 No'lu sayısında, Christiane Schlötzer imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yorumun çevirisi şöyledir:

--Kıbrıs: Türkler, BM Referandumundan Bu Yana Politikalarından Dolayı

AB Tarafından Haksız Yere Cezalandırıldıkları Hissine Kapılıyor--

Türkiye'nin eski Hükûmet Başkanı Bülent Ecevit, "Kıbrıs sorunu, 1974'te çözüldü." derdi. 1974, Türk birliklerinin Akdeniz'deki Ada'yı işgal ettikleri yıldır. O dönemde Ecevit, Başbakandı. Halefi Recep Tayyip Erdoğan, Türklerin Kıbrıs politikasını 180 derece değiştirerek 30 yıl sonra Ada'daki Türklere BM referandumunda Ada'nın birleşmesinden yana oy kullanmaları çağrısında bulundu. Kıbrıslı Türkler de bu çağrıya büyük bir çoğunlukla uydular ancak Ada'daki Rumlar, 2004 yılında daha büyük bir çoğunlukla BM'in birleşme planını reddettiler. O dönemden beri Türkler, kendilerinin haksız yere cezalandırıldığını düşünüyor. Kıbrıslı Rumların yeniden birleşmeye sesli bir şekilde "hayır" demelerine rağmen, AB üyeliği avantajlarının tadını çıkarmaları ve Türkiye'nin AB ile katılım müzakerelerini sürekli olarak bloke etmeleri, Türkiye'yi özellikle kızdırıyor. Dönemin Genişlemeden Sorumlu Komiseri Günter Verheugen hayal kırıklığına uğrayan Kıbrıslı Türklere referandum sonrasında Brüksel'in en azından başka devletlerle doğrudan ticarete izin vereceğine dair söz vermişti. Bundan şimdiye dek bir sonuç çıkmadı, çünkü AB üyesi Kıbrıs buna sürekli olarak karşı çıktı. Lefkoşa'daki hükûmet ve AB, daha ziyade Türkiye'den tek taraflı olarak liman ve hava alanlarını Kıbrıs gemi ve uçaklarına açmasını talep ediyor. Ankara ise Ada'daki Türklere doğrudan ticaret izni verilmeden Rumlar lehine bir adım bile atmayı reddediyor. Karmaşık Kıbrıs anlaşmazlığı Türkiye'deki iç siyasi ilişkilerden dolayı daha da zorlaşıyor. Ada'da hâlâ 40 bin askerini konuşlandıran Türk ordusu, anlaşılan bu durumu kendi hükûmetini zor durumda bırakmak için bir koz olarak kullanıyor. Sonuçta Avrupalı politikacılar tarafından sürekli olarak birliklerin geri çekilmesi talebi dile getiriliyor. Ordu ise buna direnmek suretiyle hâlâ Kıbrıs sorununu çözmeyi arzu ettiğinin sinyalini veren Hükûmet Başkanı Erdoğan'ın işlev kabiliyetini sınırlandırıyor. Erdoğan, 27 Şubatta İstanbul'da Kıbrıs'ın Rum kesiminden gelen bir grup gazeteciyi kabul eden ilk Başbakan oldu. Bu buluşma, bir tabunun yıkılmasıydı. Muhabirler, bu buluşmadan dolayı Ada'daki milliyetçiler tarafından "hain" olarak suçlandı. Bu durum, yeniden birleşmenin psikolojik engellerinin de yüksek olduğunu gösteriyor. Eski İngiliz kolonisinin 1960 yılında bağımsızlaşmasından hemen sonra başlayan ihtilaf, genç neslin, birçok yerde alışagelinmiş olan etnik karışık komşularla tecrübe sahibi olmalarını engelledi. Okullarda verilen milliyetçi eğitim de eksikleri tamamladı. Böylece Ada'da pratikte seyahat özgürlüğü olsa da uçurumlar derinliğini koruyor. Türk tarafı Nisan 2003'te kitle protestolarının ardından beklenmedik bir şekilde dikenli telleri açmıştı. BM askerlerinin gözetimi altında olan sınırdan geçilebiliyor. Ancak, sınır trafiği siyasi bariyerleri bertaraf edemedi.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.