İSLAMABAD, 11/03(BYE)--- Tirajı günde 130 bin olan liberal eğilimli Dawn gazetesinin 4 Mart 2010 tarihli sayısında, Manzoor H. Kureshi imzasıyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan yazının çevirisi şöyledir:
Burhan Cavid, S.T. Hüseyin'e hitaben yazdığı cevap yazısında (23 Şubat) farklı bir tartışmayı başlattı. Cavid, "Kemal Atatürk'e ülkesinin kurtarıcısı demek uydurma bir şeydir ve iddiaya göre, Atatürk'ün ölmekte olan bir Müslüman imparatorluktan geriye kalanları yok etmek için Batılıların Doğu'nun içine konumlandırdıkları bir ajan olduğu teyit edilmiştir." diyor.
Atatürk'e yöneltilen suçlamaların gerçek değil, iddiadan ibaret olduğunu Burhan Cavid de kabul ediyor fakat eğer olgular tarihî kayıtlara dayandırılmazsa bu büyük millî kahramana büyük haksızlık yapılmış olacaktır.
Osmanlı İmparatorluğu'nun temelleri 13. Yüzyılın sonunda günümüz Türkiye'sinin bağrında atıldı ve en güçlü dönemine 17. Yüzyılda ulaştı. 16. Yüzyılın başına kadar İmparatorluk, sultanlar tarafından yönetildi. Sultan I. Selim (1512-1520) Mısır'ı fethettikten sonra İslam'ın Halifesi unvanını aldı ve Osmanlı İmparatorluğu da halifeliğe dönüştü.
İran'daki Safavileri ve alt kıtanın Müslüman krallarını bir kenara bırakırsak gücünün doruğundayken bütün Müslüman dünyası Osmanlı'nın hükmü altına girdi ve Batı'da da İmparatorluğun sınırı Viyana kapılarına kadar ulaştı.
İmparatorluğun düşüşü 19. Yüzyılın ortalarında başladı ve Osmanlı'nın güç ve toprak kayıplarıyla sonuçlandı.
Birinci Dünya Savaşı'nda uğranan bozgundan sonra Sevr Antlaşması'nın imzalanmasını takiben Avrupalı galip devletler İmparatorluk başkenti İstanbul'u işgal ettiklerinde İmparatorluk ciddi bir yara aldı.
İşgal iki aşamalıydı: 13 Kasım 1918'den 2 Mart 1920'ye kadar olan fiili işgal ve 2 Mart 1920'den itibaren hukuki işgal.
Kudretli bir subay olan Kemal Atatürk, Birinci Dünya Savaşı sırasında bozguna uğramayan tek Osmanlı kumandanıydı. Milletin karşılaştığı bu en ciddi krizde Atatürk, Türkiye'nin bağımsızlığı için Türk millî mücadelesine liderlik etti.
Ankara'da geçici bir hükûmet kurarak müttefiklerin kudretli ordularını bozguna uğrattı. Onun başarıyla yürüttüğü millî mücadele, ülkesinin bağımsızlığa kavuşmasıyla, 1923'te Lozan Antlaşması'nın imzalanmasıyla ve Türkiye Cumhuriyeti'nin modern, demokratik ve laik bir ulus-devlet olarak kurulmasıyla sonuçlandı.
Dolayısıyla Atatürk duruma el koyana kadar Osmanlı İmparatorluğu zaten dünya haritasında silinmişti ve müttefik güçler de ülkeyi işgal etmişlerdi. Atatürk Batı'nın birleşik güçlerine karşı savaştı ve vatanını kurtardı. Dünyanın en modern birkaç Müslüman devletinden birisi olan Türkiye, varlığını ve refahını Mustafa Kemal Atatürk'ün liderliğine borçludur.