Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 04:59
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DE STANDAARD: TÜRK İNŞAATÇILAR DÜNYAYI FETHEDİYOR
16.07.2010 14:00

BRÜKSEL, 15/07(BYE)--- Tirajı günde 76 bin olan De Standaard gazetesinin 15 Temmuz 2010 tarihli sayısında, ADG rumuzuyla ve yukarıdaki başlık altında yayımlanan AP, Reuters kaynaklı ve Ankara, Brüksel çıkışlı haberin çevirisi şöyledir:

--Afrika'da Asfalt ve İnşaat Yapanların Sadece Çinliler Olduğu Düşüncesinin Yakında Yeniden Gözden Geçirilmesi Gerekecek. Türkler De Bu Kıtayı Keşfetti ve Her Yerde İnşaatları Var--

Çinlilere rakip çıkıyor. Türk kepçeleri ve buldozerleri, Orta Doğu'nun, Orta Asya'nın ve hatta Afrika'nın büyük bir bölümünü tek bir hedefle ele geçirdiler: İnşa etmek ve yine inşa etmek. Türk inşaat sektöründe, son yıllarda bir patlama yaşandı ve Türk ekonomisinin gelişmesinde başlıca motor oldu.

Bu ayın başında Kazakistan'ın başkenti Astana'da Khan Shtyry'nin açılışı yapıldı. Camdan yapılmış bu dev çadır, Devlet Başkanı Nursultan Nazarbayev'in 70. yaş günü için özel olarak inşa edildi. Bu çılgın mimari yapıtı Türkler inşa etti. Türkiye Cumhurbaşkanı Abdullah Gül de kutlama törenlerinde davetliler arasındaydı.

Yepyeni bir üniversite, bir stad, bir kongre merkezi ve bir opera binası da Türk markası taşıyor. Yeni projeler beklemede. Bugün, Kazakistan inşaat sektörünün yüzde 60'ı Türklerin elinde bulunuyor. Türkmenistan'da ise bu oran yüzde 90'a tırmanıyor.

Cumhurbaşkanı Gül, işadamı ordusuyla dünya turu yapıyor. Türk diplomasisi ve güzel sözleşmeler birbirlerine yakışıyor. Sloganları ise hiçbir yerden korkmamak. Bu nedenle de Türk inşaatçıları, herkesin gitmeye cesaret edemediği yerlerde kendilerini gösteriyorlar. Örneğin Afganistan ve Irak'ta "Made in Turkey" bir kalite etiketi oluşturuyor.

Hafta başında bir otoyol ağı kurulması için Sırbistan'da bir anlaşma imzalandı. İnşaat sektöründeki bu patlama, böylece Türklerin dünyanın şu ya da bu köşesinde güçlerini ve etkilerini arttırıyor. Sovyetler Birliği'nin 1991 yılında dağılmasının hemen ardından Orta Asya ülkeleri ile ilişkiler canlandırıldı. Rusya ve Libya da önemli ortakları oldular. Ancak şimdi Ankara, Afrika'yı keşfetti. Ticaret Bakanı Zafer Çağlayan'a göre, Türkiye bu yıl Afrika kıtasındaki diplomatik misyonlarının sayısını 12'den 27'ye çıkarmayı planlıyor.

Geçen yıl Türk inşaat sektörünün faaliyetlerinin yüzde 35'i Afrika'da bulunuyordu. Angola'daki ilk projelere de bu yıl başlandı.

--Yolsuzluklar--

Uzmanlara göre, rüşvet ve karmaşık yerel yasalar karşısında Türklerin geniş görüşlü olmaları dünyanın birçok bölgesinde onlara avantaj sağlıyor. İlnur Çevik, Kuzey Irak Kürt bölgesindeki Süleymaniye'de havalimanını ve Üniversite yurtlarını inşa eden şirkette çalışıyordu. Çevik'e göre, Türk müteahhitlerinin yerel yetkililere rüşvet vermesi çok daha kolay, zira bunu muhasebelerinde göstermek zorunda değiller. Üstelik bu tür yöntemlere alışıklar.

Çevik, "Kazakistan ve Türkmenistan gibi ülkelerde rüşvet büyük sorun yaratıyor. Herkes payını almak istiyor. Aynı şey Arap dünyası için de geçerli. Türkler batılıların gidemediği yerlere gittiler zira yabancı şirketler her şeyi yasalara göre yapmak istiyorlar" diyor.

Çin ve ABD gibi uluslararası önemli oyuncuları yenemeseler de bundan böyle onları da hesaba katmak gerekecek. 2000 yılında Türklerin yurt dışındaki inşaat projelerinin değeri 600 milyon avrodan azdı. 2008 yılında bu rakam 18 milyar avroya çıktı.

Ankara da geçen yıl yaşanan krizden etkilendi ve bir düşüş yaşadı. Ancak Türk hükûmetinin planlarında bir değişiklik yok. 2015 yılı için geçen yılın rakamının iki katı olan 40 milyar avroluk anlaşma imzalamayı planlıyor.

Türkler bayraklarını sadece şantiyelerin üzerine dikmiyorlar. Birçok havayolu şirketi, ekonomik krizin bedelini ağır ödedi. Seyahat edenlerin sayısı azalmış ve borçlar tırmanmıştı. Ancak Türkiye'nin iftiharı Türk Hava Yolları için bu geçerli olmadı. THY inatla, uçtuğu nokta sayısını arttırıyor. Geçenlerde Bağdat ve Nairobi'ye de uçmaya başladı. Bu Ankara'nın diplomatik ve ekonomik stratejisinin bir parçasını oluşturuyor.

Türk banka sektörü ise, ABD ve Avrupa banka sektörüne nazaran krizden fazla zarar görmeden çıktı. Yılın ilk yarısı açısından ülkenin ekonomik büyümesi göz ardı edilemez. G-20 üyesi bu ülke, gelişmekte olan bir ülke mi yoksa güçlü bir ülke mi? Uzmanlar fikir birliğine varamıyorlar. Bu süre zarfında Türkler inşaatlarına devam ediyor.

YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.