Son Haberler
28.05.2012 Pazartesi 05:04
USD 1,7570 EUR 2,3630 EUR/USD 1,3449 IMKB100   59737/%0,00
ISTANBUL Perşembe: 15°C/21°CCuma: 15°C/22°CCumartesi: 14°C/23°C

Havadurumu ayarlari

Lutfen havadurumunu goruntulemek istediginiz sehri listeden seciniz.

DELOİTTE: TÜRK FİNANS SEKTÖRÜ KÜRESEL MALİ KRİZE DİRENÇ GÖSTERDİ
08.07.2010 11:33
Deloitte'un hazırladığı "Türkiye Finans Sektörü Raporu- Küresel Kriz Yörüngesinden Çıkış" Raporu, Türkiye finans sektörünün küresel mali krize direnç gösterdiğini ortaya koydu. Rapora göre Türk bankacılık sektörü güçlü aktif kalitesi, sermaye yeterliliği, risk yönetimi ve iç kontrol sistemleri sayesinde bu dönemde, diğer sektörlere ve yurt dışı örneklerine oranla daha az etkilendi. ANKARA (ANKA) - Türkiye finans sektörü, küresel mali krize direnç gösterdiği. Deloitte tarafından hazırlanan "Türkiye Finans Sektörü Raporu- Küresel Kriz Yörüngesinden Çıkış" adlı Raporu, Türk bankacılık sektörünün güçlü aktif kalitesi, sermaye yeterliliği, risk yönetimi ve iç kontrol sistemleri sayesinde bu dönemde, diğer sektörlere ve yurt dışı örneklerine oranla daha az etkilendiğini ortaya koydu.
Deloitte Türkiye, tüm dünyada hareketli geçen bir dönemin ardından, Türk finans sektörünün bu dönemdeki performansını değerlendiren "Türkiye Finans Sektör Raporu- Küresel Kriz Yörüngesinden Çıkış" isimli çalışmasını yayınladı. Raporun ilk bölümünde, dünya ve Türkiye ekonomisi ile Türkiye finans sektöründe küresel krizin etkilerinin genel görünümüyle ilgili bilgilere yer verilirken, diğer bölümlerde ise yapısal ve finansal göstergeler, rasyolar, yurtdışıyla karşılaştırmalar, sektörel pazar payları ve şirket karlılıklarıyla ilgili bilgiler ışığında finans sektöründeki önemli gelişmeler mercek altına alındı. Özellikle 2006 yılından günümüze kadar olan veriler üzerinde durularak hazırlanan rapor, bu sayede krizin asıl etkilerini çarpıcı bir şekilde ortaya koydu. Raporunda Türk finans sektörünün toplam aktiflerinin yaklaşık yüzde 80'ini oluşturan bankacılık sektörünün yanı sıra, sektörün diğer önemli lokomotifleri olan sigortacılık, bireysel emeklilik, faktoring, tüketici finansmanı ve finansal kiralama sektörlerinin küresel krize nasıl yanıt verdiklerini yurtdışı ve yurtiçi sektör dinamikleri ışığında incelendi. Raporda, Türkiye finans sektörünün küresel mali krize direnç gösterdiğini ortaya koydu. Raporda, Türk bankacılık sektörünün güçlü aktif kalitesi, sermaye yeterliliği, risk yönetimi ve iç kontrol sistemleri sayesinde bu dönemden, diğer sektörlere ve yurt dışı örneklerine oranla daha az etkilendiğine değinildi.

-BÜYÜMENİN İVME KAZANACAĞI ÖNGÖRÜLDÜ-

Raporda küresel krizin özellikle 2009 yılı ilk çeyreğinde reel sektörü büyük ölçüde etkilediği ve bu olumsuz etkilerin yıl geneline yayıldığı, ancak küresel büyüme öngörüleri paralelinde Türkiye ekonomisi açısından da olumlu görüşlerin hakim olduğuna dikkat çekildi. Türkiye ekonomisinin, 2010 yılında yüzde 3.7 civarında büyüyeceği, 2011 yılından itibaren ise büyümenin ivme kazanacağı öngörüldü.

-KRİZE KARŞIN TÜRKİYE'NİN KREDİ NOTU YÜKSELDİ-

Raporda, Türkiye ekonomisindeki olumlu gelişmeler ve beklentiler sonucunda uluslararası kredi derecelendirme kuruluşları Moody's, Fitch ve Standard and Poor's'un Türkiye'nin uzun vadeli yabancı para cinsinden kredi notlarını yükseltmelerine de dikkat çekildi.

-BÜYÜME İSTİKRARINI KORUMAYA DEVAM ETTİ-

Rapora göre Türk finans sektörü, krize rağmen büyüme istikrarını korumaya devam etti. Türk finans sektörünün yüzde 79'unu bankalar, yüzde 3'ünü sigorta şirketleri, yüzde 1'ini bireysel emeklilik ve hayat şirketleri, yüzde 11'ini Türkiye Cumhuriyeti Merkez Bankası'nın varlıkları ve geri kalan yüzde 6'sını da finansal kiralama, faktoring, tüketici finansmanı, menkul kıymetler ve gayrimenkul yatırım ortaklıkları şirketlerinin oluşturdu. Finans sektörün toplam aktif büyüklüğü 2009 yılının üçüncü çeyreğinde ise 2008 yılı sonuna göre yüzde 7.6 artarak 1006,8 milyar TL'ye ulaştı.

-REKOR BÜYÜME-

Finans sektörünün 5'te 4'ünü oluşturan Türk bankacılık sistemi ise gelişmiş ülkelerdeki bir çok büyük bankanın milyarlarca dolar zararla kapattığı 2009 yılının ilk 3 çeyreğinde, karlılık performansında rekorlar kırdı. Bankacılık sektörünün toplam aktifleri, Aralık 2009 itibariyle 2008 yıl sonuna göre yüzde 14 artarak 834 milyar TL'ye yükseldi. Bankacılık sisteminin aktif büyüklüğünün yüzde 92.8'ini oluşturan mevduat bankaları, yılı yüksek karlılık oranları ile kapadılar. Bankaların artan karlılıklarında net faiz gelirlerindeki artışın etkisiyle yaşanan sıçrama etkili oldu. 2010 yılından itibaren ise, azalacak marjlar ile birlikte aktif karlılık rakamlarında düşüş yaşanması ve faiz dışı gelirler-faiz dışı giderler oranı diğer bankalara göre yüksek olan bankaların öne çıkması beklentisi dile getirildi.

-KREDİLERDE ARTIŞ HIZI YAVAŞLADI-

2009 yılında menkul değerler portföyündeki yüzde 35.5'lik artışa rağmen, toplam kredi artış, 2009'un üçüncü yarısında canlanma yaşanmış olmasına rağmen, yüzde 7 seviyesinde kaldı. Son iki dönemde faiz oranlarındaki azalmaya ve vergisel teşviklere bağlı olarak kredilerde yaşanan canlanma krizin dip noktasından çıkıldığına işaret ediyor. Ancak, yurtiçi ve yurtdışı piyasalardaki gelişmelere bağlı olarak 2009 yılının sektör açısından önceki yıllara göre daha yavaş bir organik büyümeyle sona ermesi beklentisi hakim.

-REEL SEKTÖRÜN PLASMANININDA 2001 KRİZİNE ORANLA BÜYÜK BİR ARTIŞ GÖZLENDİ-

Tasarrufların reel sektöre plasmanı konusunda ise, 2001 ekonomik krizi sonrası döneme oranla büyük bir artış gözlendi. O dönemde yüzde 30'lar seviyesinde olan kredi/mevduat oranı kademeli bir artış neticesinde 2008 yılında yüzde 89 seviyesine ulaştı. Küresel ekonomik krizin ilk dönemlerinde bankaların kredilendirmede daha muhafazakar bir yaklaşım sergilemeleri sonucunda bu oran Aralık 2009 itibariyle bu oran yüzde 81 olarak gerçekleşti. Kriz başlangıcında artan faiz marjlarının ve kriz sonrasında kademeli olarak azalan TCMB gecelik faiz oranı ve TL mevduat faiz oranlarının yurtiçi ve uluslararası konjonktüre bağlı olarak kredi faiz oranlarına yansımasının uzun sürmesi de sektör kredileri üzerindeki baskıyı artırıcı etki yaptı. Önümüzdeki dönemde ise, reel sektörde yaşanacak olumlu gelişmeler, IMF'nin 2010 için yüzde 3,7'lik GSYİH büyüme oranı tahmini ve kredilerde yaşanacak canlanmanın bankaların aracılık performansının 2010 yılından itibaren artış trendine devam edeceği sinyallerini verdi.

-SORUNLU KREDİLER-

Küresel krizin bankacılık sektörü üzerindeki etkilerinin görüldüğü bir nokta, artan sorunlu krediler oranı oldu. Bu oran, Aralık 2008'de yüzde 3.7 seviyesinde iken; Aralık 2009 itibariyle yüzde 5.3'e kadar yükseldi. Sektörde en yüksek kredi takip oranının yüzde 7.6 ile KOBİ kredilerde olması ve krizin etkilerinin hissedildiği Aralık 2008-2009 döneminde takip oranındaki en yüksek artışın bu gruba ait kredilerde yaşanması krizin reel sektör üzerindeki baskısının bir göstergesi oldu.

-İNTERNET BANKACILIĞI İKİYE KATLANDI-

2005 yılında 3.17 milyon kişi olan İnternet bankacılığı aktif kullanıcısı Eylül 2009 itibariyle 5.69 milyon kişiye yükseldi. Aktif kullanıcıların yüzde 90'ını aktif bireysel kullanıcılar oluşturdu. İnternet bankacılığı alanında, işlem adedi ile işlem hacmi de artış gösteriyor. 2006 yılında yaklaşık 550 milyon TL düzeyinde bulunan toplam işlem hacmi, Aralık 2009 itibarı ile 832 milyon 240 bin TL'ye ulaştı. İşlem hacminde İşlem hacminin en yüksek olduğu iki kategori para ise, transferleri ile yatırım işlemleri olarak ön plana çıktı.(ANKA)
(HGS/ÖMR)
YORUMLARINIZ
Henüz bir yorum yapılmamış.
Bu sayfaya yorum yazarak tarihe not düşün.