Beni tanıyanlar bilir, çok severim seyahat etmeyi. Ah bir de uçak yolculuğu olmasa.. Dünyanın en güvenilir ulaşım şekli olduğunu bildiğim halde günler öncesinden yüzüm asılır, bir sinir stres hali gelir..Genellikle de bu yolculuklar eşimin yol boyunca sıkmamdan dolayı morarmış kollarıyla sonlanır ve iner inmez dünyanın en mutlu insanı oluveririm. Yol kaç saat sürerse sürsün sabırlı eşim hep ‘Hadi ama korkacak birşey yok, bak ne kadar keyifli’ falan gibi sözlerle beni teskin etmeye çalışır. Sabırla elimi tutar, başka başka konulardan konuşmaya çalışır, dikkatimi dağıtır. Bu teskinler olmasa sanırım hiçbir kuvvet beni yolculuğa ikna edemez.
Hayatımız da böyle değil midir aslında, zor zamanlarımızda hep motive edilmek isteriz, birisi elimizi tutsun ‘hadi ama üzülme artık sıkma canını herşey gelip geçici’ desin isteriz. Kötü birşey bile yaşıyor olsak birisinin çıkıp bize umut verici birkaç cümle söylemesini bekleriz ve o cümlelerle döneriz tekrardan hayata..
İşte sanırım son günlerde toplumca böyle bir hal içindeyiz. Bir karmaşa, bir kaos halidir almış başını gidiyor. Televizyonu açmaya elim gitmiyor, gazete falan da okumak istemiyorum ne yalan söyleyim. Her saniye yeni bir mutsuzluk, her saniye enerjimi benden alıp götüren yeni bir senaryo. Yaşım ilerledikçe mi karamsarlığım artıyor, yoksa ülke gündemi yaşıma endeksli bir şekilde daha da sorunlu bir hal mi alıyor anlamadım doğrusu. Kiminle konuşsam aynı karamsarlık ve umutsuzluk içinde.. Kiminin ekonomik sıkıntıları almış başını gidiyor, kimi siyasette gelişen olaylardan rahatsız.. Gündemi bizimki kadar kalabalık, gündemi bizimki kadar karmaşık, siyasetçileri bizimki kadar hoşgörüden, saygıdan ve sevgiden uzak başka bir toplum var mı bilemiyorum.
Deneyimli bir kaptan pilota ihtiyacımız var sanırım. ‘Değerli yolcularımız, şu anda kaptan pilotunuz konuşuyor. Varacağımız yer için inişe geçmiş bulunuyoruz, herşey beklendiği gibi sorunsuz gidiyor, herşey yolunda. Hava şartlarından dolayı sallantı olacaktır, paniklemeyiniz, koltuklarınızı dik masalarınızı kapalı konuma getiriniz, kemerlerinizi takınız. İyi uçuşlar dilerim.’